Bu akşam Beşiktaş Ankara'da ancak son anda gitmekten vazgeçtim. Onun yerine Adana Sofrası'ndan destek olacağım. Olası bir kötü skorda kendimi teselli etme imkanım olacak!!
Masalar beyaz örtülerle kaplı , temiz ve çok rahat. Yeterli büyüklükteki bir televizyon az ötemde ve tam karşıdan görüyorum. Siparişimizi veriyoruz , meze tepsisi geldi , seçimlerimizi yaptık. Hemen masaya yeşillikler geldi. Maydanoz , tere ve taze nane. Maydanoz ve taze nane lezzetli olduğu kadar yeme sonrası nahoş kokuları maskelemek için de birebir. Fakat özellikle vurgulamak istediğim tere olacak. Çok taze , ama gerçekten çok taze...


Gavurdağı salata istedik. Gayet başarılı. Domatesi , cevizi ve nar ekşisi , hepsi tam karar.
İçli köfte ve Ezine peyniri sırada. İçli köfte , sevmediğim çeşit olan , haşlama. Lakin lezzeti , çoğu kızartma içli köftenin üstünde. İçi enfes. Ezine peyniri gayet kaliteli. Rakı onsuz , o rakısız düşünülemez.
Acılı domates ezme , renginden de anlaşılacağı gibi harika. Bu kadar lezzetli domatesi her zaman bulmak sorun olabilir mi acaba?
Meze tepsisinde gelen patlıcan salatası ve kızartmasını pek gözümüz tutmadığı için patlıcan söğürme istedik. Gecenin yıldızı diyebilirim. Domates , kırmızı ve yeşil biber destekli köz patlıcan hafif sirke ve sarımsak katkısıyla ancak bu kadar harika olabilir. Porsiyon olarak oldukça fazla olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Ama bu tabak her masada biter!!
Fındık lahmacun'un hamuru incecik ve çıtır çıtır. İçi de gayet lezzetli. İsteyene normal boy lahmacun da var ancak bu kadar çeşit arasında tadımlık olarak iyi bir alternatif.
Bir süre sonra çiğ köfteler masalarda dolaşmaya başladı. Çok severim. Son yıllarda her caddede 2-3 tane açılan çiğ köftecilere bir türlü alışamadım , sevemedim. O işletmeler yapısı gereği orijinal tarifin dışına çıkmak zorundalar. Bu ise lezzetten uzaklaşmalarına neden oluyor. Ama bu gerçek çiğ köfte. Bunu mutlaka deneyin.
Ana yemek olarak 1 porsiyon Adana kebap ve yarım porsiyon çöp şiş istedik. Her ikisi de muhteşem. Eski yazılarımı hatırlayanlar yağla pek aramın olmadığını bilirler. Hatta bu konuda pek çok eleştiri mail'i de almıştım. Ama bu Adana kebap ideal yağ oranında diyebilirim. Adana'da pek çok defa kebap yeme fırsatına sahip olmuş biri olarak söylüyorum ki Ankara halkı o kadar yağlı kebap yiyemez. Bu gerçeği bilen ustalar burada yağ oranını biraz düşük tutmuşlar ve bana göre ideal lezzete ulaşmışlar. Çöp şiş ise yumuşacık ve mangalda piştiğini tadıyla belli ediyor.
Yemeğin sonunda tatlı olarak Antakya künefesi istedik. Benim tahminim gecenin en başarılı tabağı olacağı yönündeydi ancak künefe en zayıf halka çıktı. Peyniri az ve tadı belli belirsiz. Tereyağını da beğenmedim. Hayatımda yediğim en iyi künefeyi Mersin'de yediğimi de bu vesile ile belirtmem lazım. Hatta bu künefelerden bir tanesini blog'da yazdım. Çok ama çok iyi bir künefe nasıl olur diye merak edenler bakabilirler.
Çay ikramı ve maç bitti. Sonuç 0-0 ve yine hüsran. Zaten kendimi bildim bileli Ankara'da Beşiktaş maçlarına giderim. Daha staddan gönül rahatlığıyla çıktığımız bir maç hatırlamam. Neyse ki skoru kafaya takmayacak kadar keyifliyim. Hesaba gelince ; tüm bu yenenler , 2 duble ve 1 tek rakı eşliğinde 96 TL. 2 kişi , bu ortam ve lezzet için makul bir ücret. Mezeler 5-6 TL , Adana kebap 11 TL , duble rakı 8,5 TL. 

Daha sonra üstüne sinirleri ve yağları ayıklanmış kuzu eti , satır kıyması halinde pişmiş olarak konur ve domates sos eklenir.
Son aşamada ise üstüne yoğurt , baharat ve saf tereyağı dökülür ve yemeğe hazır hale gelir. Lezzeti için şunu söyleyebilirim ; şimdiye kadar yediğimiz mantı denen şeyin çok çok üstünde. Bu başka bir boyutta. Bunu yedikten sonra diğerleri yavan gelecek , bu kadar net söylüyorum!!!
Diğer mantı çeşitleri ; "etli içli mantı" bildiğimiz klasik mantı ve "pirohu mantısı" peynirli tepsi mantısı. 


Çay ikramı ile yemeğimizi bitirdik. 2 kadeh şarap eşliğinde yenen bu yemeğe 72 TL ödedik. Şarapların kadehi 12 TL. Tamam ülkemizde alkollü içki fiyatları yüksek ama bu resmen fahiş fiyat , bu kadar da değil yani. Başlangıçlar 6-17 TL , ana yemekler 13-24 TL , pizzalar 15-20 TL , salatalar 12-20 TL , tatlılar 10 TL. Keyifli bir yemek oldu ancak keyfi bizden kaynaklanıyordu , yemeğin fazla katkısı olmadı. Üstüne gelen hesap ise bu yemeğin karşılığı değildi. Yine de bu kadar yıllık emeğin hatırına bir defa daha gelip başka lezzetler denemek istiyorum , yanında su içerek tabi!!!
Kuzu incik benim tercihim. Suyu güzel ama etinin lezzeti az. Benim incikten beklentim çok daha yüksek. Bu değil yani.

Sonuçta Esnaf Lokantası hakkında çok net bir görüş oluşturamadım ve buraya tekrar gelmeye , başka yemekler denemeye karar verdim. Fiyatlar oldukça uygun. Et yemekleri 10 TL , yukarıdaki yemeklere 1 şişe su ilavesi ile 25 TL gibi makul bir rakam ödedik.



Israr üzerine 1 porsiyon kaymaklı ekmek kadayıfı söylüyoruz ve paylaşıyoruz. Tadı tam karar. Üstündeki kaymak ise muhteşem.
Esnaf lokantalarında bu lezzetin kaynağını her zaman merak etmişimdir. Kayseri Sofrası'da bu merakımın artmasına neden oluyor. Fiyatlar ortalama seviyede , döner ve sulu yemekler 8 TL , pilav ve tatlı 4 TL. 2 kişi 24 TL ödüyoruz. 














Saat 12'ye doğru başlayan servis resimde gördüğünüz dönerin bitmesiyle son bulur. Dönerin devamı yoktur , kaçıranları ertesi gün bekleriz. Böyle prensipleri olan işletmelere bayılıyorum. Hergün sınırlı sayıda ve sınırlı saatte hizmet veriyor. Genelde saat 3 gibi döner bitiyor , dükkan temizleniyor ve ertesi güne hazırlanıyor. O saatten sonra bu kadar döner daha satamaz mı? Bence 2 katını da satar. Ama o dönerde belki de bu lezzeti tutturamaz , bu bir risktir. Eminim etrafınızda bunun örneği olan yerler vardır. Neyse , siparişimizi görüntünün ve kokunun etkisiyle 1,5 porsiyon olarak verdik. İnce pideler üzerinde gelen döner bu. Dumanı üzerinde. Allah'ım bu nasıl bir döner? Olağanüstü bir lezzet. Etin terbiye edildiği belli. Hafif bir kekik tadı var. Sonradan öğreniyoruz ki etler 1 gün terbiye edildikten sonra pişiriliyor. Lezzet'in sırrının da bu terbiyede gizli olduğu anlaşılıyor.







