20 Mart 2010 Cumartesi

OBURCAN SOFRASI

Hamsili pilav gecesi son zamanların en kayda değer gecesiydi. Biz de buna cevap vermek için başka bir yemek planladık. Samsun'dan çıkarken sabah mahsulü balıklardan 3 kilo kadar Karadeniz mezgitini buz içinde , köpüklere sarılmış şekilde itinayla eve getirdim. İşin en zor kısmı yolculuktu , o yol bitmedi inanın. Akşam için ufak tefek alışveriş yapıldı. Bunun çok rafine bir yemek olmasını istiyorum , balık , salata ve şarap. Fazlasına gerek yok. Gecemizin konuğu üstad Semracan ve saygıdeğer eşi. Balıkları hazırladık , neden mısır ununa bulamadınız da beyaz un kullandınız şeklinde soranlar olabilir , cevap vereyim ; az yağlı olsun istediğimiz için , malum mısır unu biraz daha yağ çeker. Normalde balıklar tavaya kuyruklar tam merkezde buluşacak şekilde çiçek şeklinde dizilir ancak balıklarımız biraz iri olduğu için klasik şekli oluşturamadık , lütfen kusurumuza bakmayın. Tavamızın da Karadeniz'den sadece balık kızartmak için alındığını belirtmem lazım. Balık tavası olarak geçiyor , oldukça geniş ve kenarları daha eğimli. Özel kapağı sayesinde bu tür kızartmalar kolayca alt üst yapılabiliyor. Balığın piştiği yağ miktarı da önemlidir , her ne kadar pişirme şekli kızartma olsa da balık az yağda kızaracak , bu şart!!!
Salata da çok karışık değil , alt tarafı roka ağırlıklı. Rokanın baharatlı tadını seviyorum. Küçük kırmızılar yaban mersini. Tavsiye ederim , hem değişik bir lezzet katıyor , hem de çok sağlıklı.
Ve beklenen an geldi , balıklar masada. Taze balık gerçekten bambaşka. Öncelikle bu balıklar çok iyi taşınmış !!!! Yani ben :) Güzel de pişmiş. Fedakar çalışmalarından dolayı sevgili eşime ve üstad Semracan'a sevgiler sunarım. Balıkların yanında balık yumurtalarını da görüyorsunuz. Onların tadı bambaşka.
Balıkların yanında hafif soğutulmuş kırmızı şarabımızı yudumluyoruz. Burada bana "beyaz et , beyaz şarap , kırmızı et , kırmızı şarap" geyiği yapmayın , kalbinizi kırarım !!! Yok öyle birşey.
Lezzeti tarif etmeye kelimeler kifayetsiz kalır dostlar. Sizler için tek dileğim benzerlerini yaşamanız olabilir. Güzelliklerle dolu bu gecenin tek kötü yanı , geleneksel olarak , Beşiktaş'tan geldi. Berabere kalarak keyfimize kıymık batırdı ama fazla acıtmadı. Aslında gecenin sonunda dostlarımızın getirdiği harika bir profitrol yendi ama ben maça daldığım için fotoğraflayamadan yeme aşamasına gelmiştik. Ancak yeri gelmişken Çayyolu civarı için bir adres vermek istiyorum. Çayyolu'nda bulunan Uludağ lokantasının çaprazında Makromarket'in girişinde 2-3 ay önce açılan Zahire pastanesi olağanüstü lezzetleriyle günden güne artan talep görmeye başladı. Bu harika tatlara ekonomik fiyatları da eklenince daha da çekici oluyor. Tatlıseverlere şiddetle tavsiye ediyorum.
Bir balık gecesinin daha sonuna geldik. Bundan sonraki gece hakkında henüz bir fikir oluşturamadım ama merak etmeyin , sizi tüm gelişmelerden haberdar edeceğim.

5 yorum:

elif ada dedi ki...

Öyle güzel anlatmışsınız ki yemiş kadar olduk biz de. Afiyet, bal şeker olsun

Ayazma dedi ki...

Balıklar süper görünüyo, afiyet olsun diycem, olmuş zaten. :))
Roka salatasına balzamik sirke ve közlenmiş kırmızı biber de pek yaraşır, benden söylemesi. :)

Oburcan dedi ki...

Teşekkürler , evet afiyet oldu zaten :) Ama bazı arkadaşlardan beklentimiz sadece bize tarif vermesi değil , uygulaması ve yazmasıdır :)

halile dedi ki...

bence bol ve sıcak yağda soğuk balık ve un kurabiye gibi kızartır balığı hiç yağ çekmez hamsi hariç bütün balıklar böyle pişer derim

Oburcan dedi ki...

Bilgi için teşekkürler Halile!!

ShareThis

Related Posts with Thumbnails