14 Nisan 2010 Çarşamba

KİŞNİŞ - ANKARA

Uzun zamandır Kişniş'in önünden geçer dururum ve çıkan kalabalık grupları görürüm. Bunun üzerine bir arkadaşımdan övgü dolu sözler işitince gidip denemek şart oldu. Bugün kimim kimsem yok , yalnızım ve Kişniş'teyim. Kişniş kendisini Mardin mutfağında konumlandırmış. Ustalar Mardin'liymiş. Küçük ve tertemiz bir mekan. Girişteki selamlama ve ilgi içten olduğunu belli ediyor,çok hoş.
Siparişin ardından masaya 2 tabak geldi. İlki yoğurtlu ve kabaklı bir meze. Lezzeti çok kuvvetli değil ama hafif bir başlangıç diyelim.
Salata vasat.
Kişniş'e giriş olarak Kişniş tabağı istedim. Bu tabakta kuru patlıcan ve biber dolmaları ile kaynatılmış ve kızartılmış içli köfteler var. Dolmalar acı olmakla birlikte çok lezzetli. Rahatlıkla sadece dolmadan oluşan bir yemek yenebilir. İçli köftelerde ise tezat bir durum söz konusu ; kaynatılmış içli köfteyi sevmeyen ben , Kişniş'te daha çok sevdim , içi harika. Kızartmanın dış tabakası oldukça sertti ve iç malzemesi yeterli olmasına rağmen o kuvvetli tadı verememişti.
Ana yemek olarak bir sıkı bir güveçsever olarak Mardin güvecinde karar kıldım ve kararımın ne kadar isabetli olduğunu tabak masaya geldiği anda anladım. Domates , patlıcan, biber , sarımsak ve etle yapılan Mardin güveci enfes. Yine hafif acılı ama tüm lezzetler harika bir şekilde harmanlanmış.
Tatlı için kendimi zorlayarak yarım porsiyonluk boş yer buldum ve cevizli burma tatlısı aldım. Bu tatlı da başarılı.
Kişniş hakkında anlatılan tüm olumlu yorumlara katıldığımı söylemek isterim. Yemek seçeneklerine gelirsek Mardin mutfağı olmasının etkisiyle kebap ağırlıklı!!! Domatesli kebap , Ali Nazik , Veli Nazik , perdeli pilav(ki bunu mutlaka deneyeceğim) , tandır diğer seçenekler. Fiyatlar 10-15 TL arasında. Çalışanlar için en önemli nokta tüm ticket türevlerinin geçerli olması. Ayrıca Kişniş'te alkollü içecekler ve meze çeşitlerinin de mevcut olduğunun altını çizmek lazım.
Kişniş

Tunus Cad.Bestekar Sok.
No:74/1 Kavaklıdere Ankara
Telefon : 312 - 466 39 09

6 Nisan 2010 Salı

İSMAİL'İN YERİ - BOLU

İstanbul-Ankara arasında Bolu Dağı tüneli açılmadan seyahat etmiş olanlar İsmail'in Yeri'nin önünden mutlaka geçmiş ve durup bir şeyler yemiştir. Bolu Dağı'nın en esaslı zamanlarıydı onlar. Yol kenarında sıra sıra mangallar yanar , kenarda durup dağ havası almak isteyenler , temiz dağ havası yerine mangallardan yükselen dumanın ve cızırdayan etlerin kokusunu alırlardı. Sonra tünel açıldı , trafiğin büyük kısmı dağı görmeden , tünelden geçerek yola devam etti. Mola için ise otobanda Bolu civarında açılan tesislerde durmaya başladılar. Ama kimse Bolu Dağı'nın havasını bulamadı. Bu yolculukta zamanın bol olmasını da fırsat bilerek Abant çıkışından Bolu Dağı'na girdik ve İsmail'in Yeri'ne oturduk.
Buranın sevdiğim özelliği fazla çeşit olmaması nedeniyle kararsız kalma şansınızın az olması ve garsonların makine düzeni içinde , ezbere bir şekilde servis yapmalarıdır. Siparişin hemen arkasından masamız anında dolmuştu bile.
Önce bal ve tereyağı. Bal gerçekten nefis. Hafif acımsı bir tadı var. Benim bal konusundaki tercihim daima kestane balıdır fakat acı tadını ailede çoğu kimse beğenmez. Bu balı satış noktasında almak mümkün.
Kızarmış köy ekmeği de balla aynı anda geldi.
Salatada soğan oranı biraz fazla olsa da genel olarak lezzetli bir salataydı.
Yoğurt ise bu civarın yoğurdu ve harika.
Sucuk ızgara , mangal olayının vazgeçilmezidir. Ancak sucuk çabuk piştiğinden dolayı mangal için çok hassas bir malzemedir. Kararında pişirilmesi gerekir. Az pişerse içi çiğ kalır , çok pişerse kurur. Ve tüm bunlar saniyeler içinde olur. Mangalın başındakinin maharetine kalmış bir iştir. Bu sucuk İsmail'in Yeri markalı bir sucuk. Baharatı yeterli , tadı güzel. Eti biraz gevşek ancak sorun yok , afiyetle yeniyor. Satış noktasında satışı da yapılıyor. Kilosu 30 TL.
Et buranın en özel yiyeceğidir. Civardaki köylerde beslenen hayvanlar kullanılır ve yumuşacık bir et ve lezzeti gerçekten çok iyi.
İsmail'in Yeri'nde köfte de tavsiye ederim. Akçaabat benzeri bir köfte yapılır. Tam o lezzeti veremese de köfte olarak başarılı.
Tatlı olarak fırın sütlaç istedik. Güzel bir fırın sütlaç. Lezzeti tam karar , kıvamı da iyiydi.
Ekmek kadayıfının içinde kaymak var ancak lezzet olarak zayıf.
Çay ikramı ve yemeğin sonu. Hem güzel bir yemek hem de eski anıları yadetmek için bir fırsat oldu. Fiyatlara gelince ; etin kilosu 40 TL , köftenin porsiyonu 9 TL , sucuğun porsiyonu 8 TL , tatlı , yoğurt ve salata 3'er TL.
İsmail'in Yeri
Darı Yeri Bakacak Köyü Mevkii
D-100 Karayolu Üzeri
Kaynaşlı Düzce Türkiye
Telefon : 380 - 546 64 81
380 - 546 60 07
Karaçam Köyü
Geyve Sakarya
Telefon : 264 - 527 00 27
www.ismailinyeri.com.tr

2 Nisan 2010 Cuma

ADANA SOFRASI - ANKARA

Ankara'da iyi kebap yerken rakı içmek isteyenler , hatta haftasonları maç seyretmekte isterlerse , gidecekleri ilk adres kuşkusuz Adana Sofrası'dır. Yıldız'da Turan Güneş Bulvarı'nın başında , sağdaki ilk sokakta kendi binasında hizmet vermektedir. Alt katta masalar ve ocakbaşı , üst katta ise maç günleri tıklım tıklım dolan salon bulunmaktadır. Üst katın yerleşimi o kadar iyi yapılmıştır ki , salonun neresinde oturursanız oturun , mutlaka bir televizyonu yakından görebilirsiniz. Ayrıca tam ortada projeksiyondan seyretme imkanı da bulunur.
Bu akşam Beşiktaş Ankara'da ancak son anda gitmekten vazgeçtim. Onun yerine Adana Sofrası'ndan destek olacağım. Olası bir kötü skorda kendimi teselli etme imkanım olacak!!
Masalar beyaz örtülerle kaplı , temiz ve çok rahat. Yeterli büyüklükteki bir televizyon az ötemde ve tam karşıdan görüyorum. Siparişimizi veriyoruz , meze tepsisi geldi , seçimlerimizi yaptık. Hemen masaya yeşillikler geldi. Maydanoz , tere ve taze nane. Maydanoz ve taze nane lezzetli olduğu kadar yeme sonrası nahoş kokuları maskelemek için de birebir. Fakat özellikle vurgulamak istediğim tere olacak. Çok taze , ama gerçekten çok taze...


Gavurdağı salata istedik. Gayet başarılı. Domatesi , cevizi ve nar ekşisi , hepsi tam karar.
İçli köfte ve Ezine peyniri sırada. İçli köfte , sevmediğim çeşit olan , haşlama. Lakin lezzeti , çoğu kızartma içli köftenin üstünde. İçi enfes. Ezine peyniri gayet kaliteli. Rakı onsuz , o rakısız düşünülemez.
Acılı domates ezme , renginden de anlaşılacağı gibi harika. Bu kadar lezzetli domatesi her zaman bulmak sorun olabilir mi acaba?
Meze tepsisinde gelen patlıcan salatası ve kızartmasını pek gözümüz tutmadığı için patlıcan söğürme istedik. Gecenin yıldızı diyebilirim. Domates , kırmızı ve yeşil biber destekli köz patlıcan hafif sirke ve sarımsak katkısıyla ancak bu kadar harika olabilir. Porsiyon olarak oldukça fazla olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Ama bu tabak her masada biter!!
Fındık lahmacun'un hamuru incecik ve çıtır çıtır. İçi de gayet lezzetli. İsteyene normal boy lahmacun da var ancak bu kadar çeşit arasında tadımlık olarak iyi bir alternatif.
Bir süre sonra çiğ köfteler masalarda dolaşmaya başladı. Çok severim. Son yıllarda her caddede 2-3 tane açılan çiğ köftecilere bir türlü alışamadım , sevemedim. O işletmeler yapısı gereği orijinal tarifin dışına çıkmak zorundalar. Bu ise lezzetten uzaklaşmalarına neden oluyor. Ama bu gerçek çiğ köfte. Bunu mutlaka deneyin.
Ana yemek olarak 1 porsiyon Adana kebap ve yarım porsiyon çöp şiş istedik. Her ikisi de muhteşem. Eski yazılarımı hatırlayanlar yağla pek aramın olmadığını bilirler. Hatta bu konuda pek çok eleştiri mail'i de almıştım. Ama bu Adana kebap ideal yağ oranında diyebilirim. Adana'da pek çok defa kebap yeme fırsatına sahip olmuş biri olarak söylüyorum ki Ankara halkı o kadar yağlı kebap yiyemez. Bu gerçeği bilen ustalar burada yağ oranını biraz düşük tutmuşlar ve bana göre ideal lezzete ulaşmışlar. Çöp şiş ise yumuşacık ve mangalda piştiğini tadıyla belli ediyor.
Yemeğin sonunda tatlı olarak Antakya künefesi istedik. Benim tahminim gecenin en başarılı tabağı olacağı yönündeydi ancak künefe en zayıf halka çıktı. Peyniri az ve tadı belli belirsiz. Tereyağını da beğenmedim. Hayatımda yediğim en iyi künefeyi Mersin'de yediğimi de bu vesile ile belirtmem lazım. Hatta bu künefelerden bir tanesini blog'da yazdım. Çok ama çok iyi bir künefe nasıl olur diye merak edenler bakabilirler.
Çay ikramı ve maç bitti. Sonuç 0-0 ve yine hüsran. Zaten kendimi bildim bileli Ankara'da Beşiktaş maçlarına giderim. Daha staddan gönül rahatlığıyla çıktığımız bir maç hatırlamam. Neyse ki skoru kafaya takmayacak kadar keyifliyim. Hesaba gelince ; tüm bu yenenler , 2 duble ve 1 tek rakı eşliğinde 96 TL. 2 kişi , bu ortam ve lezzet için makul bir ücret. Mezeler 5-6 TL , Adana kebap 11 TL , duble rakı 8,5 TL.
Maç , kebap , rakı....Adana Sofrası
Adana Sofrası
91. Sokak No:6
Yıldız Ankara
Telefon : 312 - 442 29 00
Necatibey Caddesi No:28
Sıhhiye Ankara
Telefon : 312 - 230 02 72

29 Mart 2010 Pazartesi

MEŞHUR KAYSERİ TEPSİ MANTICISI - ANKARA

Bir mantı düşünün , Ankara'da yapılsın ve mantının anavatanı olan Kayseri'de yapılanlardan daha güzel olsun. Bir dolma düşünün , Ankara'da yapılsın ve en nadide dolmaların sarıldığı Kayseri'de yapılanlardan daha leziz olsun. Tüm bunların kaynağı Birlik mahallesindeki Mantıcı.
Menü klasik Kayseri yemeklerinden oluşuyor ; mantı , yağlama , etli yaprak dolma , sucuk içi , erişte , su böreği , nevzine ve baklava. Bir de tepsi mantısı var ki yapımı gerçekten emek istiyor. Kayseri'de bile az bulunan bir mantı çeşidi. Genelde yemek tarifi sitelerinde izine rastlanıyor. Ama burada kendisi şahsen mevcut!!
Etli yaprak dolma ile başladık. Tek kelime ile enfes!!!! Yaprağı ince ve lezzetli. İç malzemesi bol. Etin tadını alabiliyorsunuz. Üstündeki yoğurdu ve domates sosu harika. Bu kadar lezzetli domates sosu nasıl oluyor anlamadım.

Sucuk içi de harika. Baharatı bol. Tek sorun yanında çok ekmek yenmesi ama inanın buna değer.
Gelelim tepsi mantısına. Yapımı çok zaman alan bir yemek. Hamura önce şekil veriliyor ve altına tereyağı sürülmüş tepsiye itinayla diziliyor ve fırınlanıyor. Aşağıda ilk halini görüyorsunuz.
Daha sonra üstüne sinirleri ve yağları ayıklanmış kuzu eti , satır kıyması halinde pişmiş olarak konur ve domates sos eklenir.Son aşamada ise üstüne yoğurt , baharat ve saf tereyağı dökülür ve yemeğe hazır hale gelir. Lezzeti için şunu söyleyebilirim ; şimdiye kadar yediğimiz mantı denen şeyin çok çok üstünde. Bu başka bir boyutta. Bunu yedikten sonra diğerleri yavan gelecek , bu kadar net söylüyorum!!!
Gördüğünüz tepsi yaklaşık 30 cm çapında ve normal bir yemekte 2 kişi için yeterli. Ama bu mantı söz konusu olunca 1 kişi rahat doyar diyebilirim.
Lezzet uçmuş gitmiş , keyif tavana vurmuş. Bu noktaya gelmişken tatlı ile son noktayı koyalım dedik. Yine bir Kayseri lezzeti olan Nevzine istedik. Bu da çok başarılı bir tatlı. Ve böylece bu fantastik yemeğimizi noktaladık.
Diğer mantı çeşitleri ; "etli içli mantı" bildiğimiz klasik mantı ve "pirohu mantısı" peynirli tepsi mantısı.
Mantıcı'da tüm yemekler %100 saf tereyağı ile yapılıyor. Bundan kasıt tereyağının kaynatılarak içerdiği zararlı maddelerden ayrılması ve daha saflaştırılması (ghee yağı olarak bilinir). Bu konuda daha detaylı bilgi için ;
Fiyatlar şöyle ; tepsi mantısı 17 TL , etli mantı 13 TL , yağlama ve sucuk içi 15 TL. Mantıcı 'yı mutlaka ziyaret edin. Bugüne kadar bildiğinizi sandığınız birçok lezzetin yepyeni çeşitlerini keşfedeksiniz.
Meşhur Kayseri Tepsi Mantıcısı
Birlik Mahallesi
435. Cadde
(Eski 5. Cadde) No:42/D
Çankaya Ankara
Telefon : 312 - 496 38 38
312 - 495 66 77

27 Mart 2010 Cumartesi

MINNA'S BISTRO

Minna's Bistro Ankara'nın klasikleri arasına girmeye aday yerlerden biridir. GOP Attar sokakta yer alan bu küçük mekan aynı zamanda Cuma ve Cumartesi geceleri Kareoke'siyle ünlüdür. Aynı zamanda bir kareoke virtüözü olan Oburcan bu nedenle bir Cuma akşamı ayrıca gelecektir :)
Güzel bir Mart ayı Cumartesi öğle sonrasında Minna's bahçesinde yerimiz aldık.
Siparişimiz verdik , zeytinyağı ve ekmek geldi. Zeytinyağına balsamik sirke ve az baharat karıştırılmış. Kaliteli bir zeytinyağı , miktarı tam karar.
Başlangıç olarak ana yemekler bölümünde yer alan kombo Lübnan tabağı aldık. Tabakta tabule , kıbbe , falafel ve humus var. Tabule , hafif bulgur destekli yeşil salata. Gayet güzel , yeşilliği de taze. Kıbbe(veya kibbe) Lübnan usulü içli köfte. Haşlama olmasına rağmen çok lezzetli. İçinin eti ve baharatı zengin. Daha önceki yazılardan hatırlayanlar olacaktır , içli köftenin haşlama olanını pek sevmem ama bu harika. Falafel'de az bulunan ve zor lezzetlerden biri. Bu falafel çok iyi olmamış. Tabağın genel başarı ortalamasının altında. Humus'u da tahin içeriği nedeniyle bitiremedim ancak iyi bir humustu. Bu kadar çeşit , hem de bu miktarda olunca ister istemez ana yemek kategorisine girmiş ancak 2-3 kişi için çok güzel bir başlangıç olabilir.
Eşimin tercihi bonfileli salata oldu. Salata malzemeleri yine başarılı. Hepsi taze. Üstündeki peynir ve et miktarı da gayet doyurucu. Ancak etin lezzetini beğenmedim. Biraz da sertti. Dikkat!!
Benim tercihim hardal soslu tavuk oldu. Sebzeler çok iyi sotelenmiş. Ne çok pişmiş , ne çiğ kalmış ancak diri. Pilav güzel. Fakat bizim tavuk hardal denizinde boğulmuş gibi. Hardal zaten çok güçlü bir lezzet. Onu herhangi bir yemekte bu miktarda kullanmak olmamış. Tavuk lezzetini alamadım. Miktarı da fazla değildi zaten.
Çay ikramı ile yemeğimizi bitirdik. 2 kadeh şarap eşliğinde yenen bu yemeğe 72 TL ödedik. Şarapların kadehi 12 TL. Tamam ülkemizde alkollü içki fiyatları yüksek ama bu resmen fahiş fiyat , bu kadar da değil yani. Başlangıçlar 6-17 TL , ana yemekler 13-24 TL , pizzalar 15-20 TL , salatalar 12-20 TL , tatlılar 10 TL. Keyifli bir yemek oldu ancak keyfi bizden kaynaklanıyordu , yemeğin fazla katkısı olmadı. Üstüne gelen hesap ise bu yemeğin karşılığı değildi. Yine de bu kadar yıllık emeğin hatırına bir defa daha gelip başka lezzetler denemek istiyorum , yanında su içerek tabi!!!
Minna's Hot Spot Bistro
Arjantin Caddesi
Attar Sokak No:11/2
GOP Ankara
Telefon : 312 - 468 88 14

26 Mart 2010 Cuma

ESNAF LOKANTASI - ANKARA

Bir öğle vakti yine Kentpark'tayız. Bir süredir arkadaşlarımdan duymakta olduğum Esnaf Lokantası'nda yemek yiyeceğiz. Girişin alt katında yer alıyor. Market , manav ve 4 lokanta yan yana dizilmiş ve bence Kentpark'ın en güzel bölgesi olmuş. Esnaf Lokantası'nın doluluğundan belli bir memnuniyet seviyesini geçtiğini anlıyoruz. Lokanta'nın iç kısmında hafif yemek kokusu hissettiğimiz için dışarıda oturmayı tercih ettik. Dışarısı dediğimiz açık hava değil tabi , AVM caddesinin kenarı ama sokak havasında.

Önce en dipte yer alan tezgahtan yemeklere bakıyoruz. Saat 13:30 ve ilginçtir bazı yemekler bitmiş!! Bugün işler çok iyi gitmiş belli ki. Gün ortasında yemek kalmaması ender rastlanan bir durum. Zeytinyağlıları gördük , tavuk ve et yemekleri , kurufasulye ve tatlılar gayet hoş görünüyor.

Adettendir diyerek çorba ile başlıyoruz. Daha doğrusu "az mercimek çorba" istiyoruz. Çorbanın kıvamı ve tadı güzel. İyi bir başlangıç oldu. Üstünde tavuk destekli iç pilav porsiyon olarak biraz zayıf ve iç pilavın lezzeti tatmin edici seviyede değil. Baharatının biraz daha kendisini göstermesi lazım.
Kuzu incik benim tercihim. Suyu güzel ama etinin lezzeti az. Benim incikten beklentim çok daha yüksek. Bu değil yani. Özbek pilavı ise nefis. İçindeki et miktarı oldukça fazla ama burada beni rahatsız eden şeyi anladım. Etin tadını sevmedim. İncikte de , bu pilavda da et yemeğin tadını bozuyor. Ama pilav kısmı şahane. Bu işletme için kararsız kalmam sebebiyle aklımda yokken tatlı yemeye karar verdim. Kabak tatlısını üstünde kaymak ilavesi ile istemiştim , kaymaksız geldi , çok önemli değil , yoğunluktan dolayı olabilir. Tatlı bildiğimiz kabak tatlısı , çok iyi veya kötü diyemeyeceğim. Sınıfı geçer ama takdirname almaz , teşekkürde kalır.
Sonuçta Esnaf Lokantası hakkında çok net bir görüş oluşturamadım ve buraya tekrar gelmeye , başka yemekler denemeye karar verdim. Fiyatlar oldukça uygun. Et yemekleri 10 TL , yukarıdaki yemeklere 1 şişe su ilavesi ile 25 TL gibi makul bir rakam ödedik.

Esnaf Lokantası

Kentpark AVM

1. Bodrum No:1B/27İ

Eskişehir Yolu 7.km No:164

Ankara

Telefon : 312 - 444 74 77

25 Mart 2010 Perşembe

PASTIRMACI FİKRET - KAYSERİ

Kayseri denince akla ilk gelen ürünler pastırma , sucuk ve mantıdır. Gidenlere sipariş verilir , sonra da "pastırma Kayseri'den geldi , gerçekten bambaşkaymış" tarzı konuşmalar yapılır. Kayseri'nin en ünlü pastırmacısı ise Fikret'tir. Kendi üretimi olan ürünler ve ünlü markaları satar. Şehirde faaliyet gösteren tüm pastırma ve sucukçular gibi vakumlu paketler içinde Türkiye'nin her yerine kargo ile göndermektedir. Sattığı ürünler pastırma , sucuk , mantı ve baharattır. Ben dün sipariş üzerine pastırma aldım , kilosu 45-60 TL arasında. Size tavsiyem sırt veya kuşgömü almanız.

Eğer satın almak çok hoşunuza gitmiyor ve "keşke evde kendi pastırmamı yapsam" diye düşünüyorsanız o da mümkün. Bir arkadaşımız evinde yaptı ve tarifini yayınladı , bence bloglar vadisinde son zamanların en orijinal yazısıdır.

http://maksatmuhabbetolsun.blogspot.com/2010/01/uygur-pastrma.html

Pastırmacı Fikret
Havuzlu Han 1/E
3. Noter Karşisi
Kayseri
Telefon : 352 - 222 30 72

www.pastirmacifikret.com

24 Mart 2010 Çarşamba

AĞAÇALTI DÜRÜM - KAYSERİ

Sanayi bölgelerinde hep ilginç mekanlar olur ve buralar meraklıları için vazgeçilmez yerlerdir. Küçük ve salaş ortamlarda başka yerlerde bulamayacağınız tatlar keşfedersiniz. Vurgulamak için tekrar söylüyorum , meraklısına tabi.
Kayseri'nin Yeni Sanayi sitesinde de böyle mekanlardan biri mevcut. O bölgeye yakın yerlerde çalışanların çok iyi bildiği ve ilgi gösterdiği Ağaçaltı Kavurma olarak bilinen yer.
Çeşit yok , yani tek çeşit , ekmek arası et kavurma. Pişirme işlemi büyükçe bir sacın üstünde yapılıyor. Etler ince tabakalar halinde kesiliyor ve az yağla birlikte pişiyor. Gelen garson sipariş için tek soru sordu : acılı mı acısız mı? Kısa ve net ; tabi ki acılı. Abartmıyorum ağzımdan acılı lafının çıkışından 30 saniye sonra kağıt içinde (tabak kullanılmıyor :) ekmek arası kavurmamız gelmişti. Ben hiçbir yerde böylesine bir hız görmedim!! Çok aç olanlar için ideal mekan!! Acılıdan kasıt üstüne pul biber gezdirilmesi imiş. Ekmekten başlamak şart , ilginç bir dokusu var , klasik ekmek değil , gobitin ekmek halinde açılmış ve pişirilmiş hali diyebilirim ama çok taze ve lezzetli. Ekmeğin içi kavurmanın suyuna hafif batırılmış , et suyuyla ıslanmış ve tatlanmış , belli. İç malzemesi et , domates , biber , soğan ve maydanozdan oluşuyor. Eti az ama burası sanayi bölgesi , bu durum fiyata yansıyacaktır elbette. Tüm bu malzemeler bir araya gelince doğal olarak çok güzel bir lezzet çıkmış. Etin tadı nefis. Diğer malzemelerle birlikte çok uyumlu.
Üstüne tek çeşit tatlı var , kadayıf ama onda da opsiyon var , tahinli veya sade. Tahinli denince içim cız etti. Dostlar maalesef ki benim dünyada tek bir alerjim vardır , o da tahin alerjisi :( Ama sınırımı bilirim , az miktar dokunmaz , umarım. Tahinli olsun dedikten yaklaşık 15 saniye sonra tatlı masadaydı , bu bir rekor!! Dualar eşliğinde kadayıfın yarıya yakınını yedim. Pek bir lezzet kattığını söyleyemem. Kadayıf güzel ancak tahinli olmamış , sade tercih sebebi.
Dürüm , kadayıf ve ayran 8,5 TL. Size demiştim , burası sanayi , burada fiyatlar başka bir dünyadan. Gelecek sefere tatlı almadan 2 porsiyon yemeye şimdiden karar verdim ve çıktım. Sınırımı bildiğim anlaşıldı , alerjiden yana sorun yok , şimdi yol zamanı , hedef Ankara.
Ağaçaltı Dürüm Salonu
Yeni Sanayi
Gazali Caddesi No:50
Kayseri
Telefon : 352 - 331 29 93

23 Mart 2010 Salı

KAYSERİ SOFRASI - KAYSERİ

Yıllar önce bir öğle vakti yemek yediğim ve unutamadığım Kayseri Sofrası'na doğru giderken içim kıpır kıpır!! Gideceğim yer Kayseri'nin meşhur Kazancılar Çarşısı içinde küçük bir esnaf lokantası. İçeride 3 masa var , bilemedin 4 , gayet samimi bir ortam yani :) Öğle vakti yer bulmak imkansız. Civar esnaf , şirket çalışanları , bankacılar vs. hiç boş bırakmıyorlar. Zamanınız varsa 1'den sonra gidin diyeceğim ama o zaman da yemeklerin bitme riski var , karar sizin.
Kayseri Sofrası çok çeşitli yemeklerin bulunduğu yerlerden değil , kuru fasulye , pilav , dana rosto , patlıcan kebabı ve döner , bilene yeter!!
Benim tercihim kurupilav kısaltmasıyla sipariş verilen kurufasulye ve pilav. Yemeğin üstündeki pulbiber ve karabiber benim eserim. Tabak masaya konduğu anda kokunun verdiği motivasyonla :) hızla boca ettim , siz sevgili Oburcan'lara olan sorumluluğumu bir an için unutmuşum. Hatırladığım anda ise durdum ve bu anı ölümsüzleştirdim. Kurufasulyenin lezzeti anlatılacak gibi değil. Etli bir yemek olmamasına rağmen bu tat nasıl oluyor inanılmaz. Fasulyeler çok lezzetli , suyu nefis. Tek sorun var , ekmek banma hissine engel olamıyorsunuz ve yanında bol ekmek yeniyor.
Kurufasulyenin can dostu pilav. Pilavın üstünde de karabiberi görüyorsunuz , yine benim yüksek motivasyonumun eseri!! Kusura bakmayın. Pilav da gayet leziz. Kurufasulyenin suyundan hafif hafif karıştırarak turuncu harca bu tabakta da ulaşıyoruz. Zevk dorukta...
Arkadaşım Volkancan'ın tercihi döner. Son 1 haftadır yeterince döner yediğim için , döner komasına girecek kadar!! , bu tabaktan uzak duruyorum ama tadına bakmadan olmaz. Bu döner de kuru fasulye kadar lezzetli. Israr üzerine 1 porsiyon kaymaklı ekmek kadayıfı söylüyoruz ve paylaşıyoruz. Tadı tam karar. Üstündeki kaymak ise muhteşem.
Esnaf lokantalarında bu lezzetin kaynağını her zaman merak etmişimdir. Kayseri Sofrası'da bu merakımın artmasına neden oluyor. Fiyatlar ortalama seviyede , döner ve sulu yemekler 8 TL , pilav ve tatlı 4 TL. 2 kişi 24 TL ödüyoruz.
Tekrar etmeden geçemeyeceğim ; gastronomi dünyasının en güzide düetlerinden birini yapan kurufasulye ve pilav , Kayseri'de bu küçük esnaf lokantasında bambaşka güzellikte bir resital sunuyor bizlere. Yolu düşenler kaçırmasın.
Kayseri Sofrası
Kazancılar Caddesi
Uğur İşhanı No:50/5
Kayseri
Telefon : 352 - 231 78 19
Görmeden Dönmeyin
- Erciyes Dağı ve Kayak Merkezi
- Kayseri Kalesi ve Surları
- Şehrin her yerine dağılmış medrese ve külliyeler
Yemeden Dönmeyin
- Mantı
- Yağlama
- Su böreği
- Tandır böreği
- İçli köfte
- Katmer
- Pastırma ve sucuk

20 Mart 2010 Cumartesi

OBURCAN SOFRASI

Hamsili pilav gecesi son zamanların en kayda değer gecesiydi. Biz de buna cevap vermek için başka bir yemek planladık. Samsun'dan çıkarken sabah mahsulü balıklardan 3 kilo kadar Karadeniz mezgitini buz içinde , köpüklere sarılmış şekilde itinayla eve getirdim. İşin en zor kısmı yolculuktu , o yol bitmedi inanın. Akşam için ufak tefek alışveriş yapıldı. Bunun çok rafine bir yemek olmasını istiyorum , balık , salata ve şarap. Fazlasına gerek yok. Gecemizin konuğu üstad Semracan ve saygıdeğer eşi. Balıkları hazırladık , neden mısır ununa bulamadınız da beyaz un kullandınız şeklinde soranlar olabilir , cevap vereyim ; az yağlı olsun istediğimiz için , malum mısır unu biraz daha yağ çeker. Normalde balıklar tavaya kuyruklar tam merkezde buluşacak şekilde çiçek şeklinde dizilir ancak balıklarımız biraz iri olduğu için klasik şekli oluşturamadık , lütfen kusurumuza bakmayın. Tavamızın da Karadeniz'den sadece balık kızartmak için alındığını belirtmem lazım. Balık tavası olarak geçiyor , oldukça geniş ve kenarları daha eğimli. Özel kapağı sayesinde bu tür kızartmalar kolayca alt üst yapılabiliyor. Balığın piştiği yağ miktarı da önemlidir , her ne kadar pişirme şekli kızartma olsa da balık az yağda kızaracak , bu şart!!!
Salata da çok karışık değil , alt tarafı roka ağırlıklı. Rokanın baharatlı tadını seviyorum. Küçük kırmızılar yaban mersini. Tavsiye ederim , hem değişik bir lezzet katıyor , hem de çok sağlıklı.
Ve beklenen an geldi , balıklar masada. Taze balık gerçekten bambaşka. Öncelikle bu balıklar çok iyi taşınmış !!!! Yani ben :) Güzel de pişmiş. Fedakar çalışmalarından dolayı sevgili eşime ve üstad Semracan'a sevgiler sunarım. Balıkların yanında balık yumurtalarını da görüyorsunuz. Onların tadı bambaşka.
Balıkların yanında hafif soğutulmuş kırmızı şarabımızı yudumluyoruz. Burada bana "beyaz et , beyaz şarap , kırmızı et , kırmızı şarap" geyiği yapmayın , kalbinizi kırarım !!! Yok öyle birşey.
Lezzeti tarif etmeye kelimeler kifayetsiz kalır dostlar. Sizler için tek dileğim benzerlerini yaşamanız olabilir. Güzelliklerle dolu bu gecenin tek kötü yanı , geleneksel olarak , Beşiktaş'tan geldi. Berabere kalarak keyfimize kıymık batırdı ama fazla acıtmadı. Aslında gecenin sonunda dostlarımızın getirdiği harika bir profitrol yendi ama ben maça daldığım için fotoğraflayamadan yeme aşamasına gelmiştik. Ancak yeri gelmişken Çayyolu civarı için bir adres vermek istiyorum. Çayyolu'nda bulunan Uludağ lokantasının çaprazında Makromarket'in girişinde 2-3 ay önce açılan Zahire pastanesi olağanüstü lezzetleriyle günden güne artan talep görmeye başladı. Bu harika tatlara ekonomik fiyatları da eklenince daha da çekici oluyor. Tatlıseverlere şiddetle tavsiye ediyorum.
Bir balık gecesinin daha sonuna geldik. Bundan sonraki gece hakkında henüz bir fikir oluşturamadım ama merak etmeyin , sizi tüm gelişmelerden haberdar edeceğim.

ShareThis

Related Posts with Thumbnails