28 Mayıs 2010 Cuma

SARAY KÖFTE BALIK - TRABZON

Trabzon'da Akçaabat köfte ve balık ikilisinin güzel örneklerinin sunulduğu yerlerin en yenilerinden bir tanesi Saray'dır. Sahil yolunda , denize karşı görkemli binasıyla karşınıza çıkar , gözden kaçırmak olası değil. Yaklaşık 1 yıldır hizmet veren Saray'da restoranın yanı sıra cafe , konferans salonu , çocuk oyun alanı , PS3 gibi hizmetler de mevcut.
Geleneksel olarak salata ile başlıyoruz. Salatayı karışık istediğimiz için piyazla birlikte geldi. Piyazı çok ilgi çekici bir tat olarak kabul etmesem de bu civarda piyazsız yemek yemediğimi farkettim. Ama itiraf etmem lazım ki lezzetli.
Kaygana , Karadeniz mutfağında önemli bir yere sahiptir ama bende öyle bir yeri yok. Yine de ikram kategorisinde geliyor , tadına bakılacak.
Acılı ezme buralarda sık sık karşımıza çıkmaya devam ediyor. Bundan şikayetçi değilim.
Balık çeşitleri içinde barbun çizgimi koruyorum :) Yine başarılı bir tava örneği , leziz bir barbun. Yolu bu tarafa düşenler , aman ha!! İhmal etmeyelim!!
Akçaabat köfte diğer tabağımız. Çok lezzetli. Yanında kızarmış Vakfıkebir ekmeği ile tipik Trabzon mutfağı işte. Balıkla birlikte uygun olur mu diye düşünmeyin , ikisinin de tadına bakın. Gerekirse yarım porsiyon da yapılabiliyor.
Tatlı ve çay ikramı ile yemeğimizi noktalıyoruz.
Bu bölgede oldukça fazla sayıda yer geziyorum ve şunu rahatlıkla söyleyebilirim ; Saray , balık ve köfte konusunda başarılı. Büyük mekanıyla gerektiğinde misafirleriniz ve kalabalık grupların da ağırlanabileceği bir yer. Fiyatlar bölge ortalamasında. 2 kişi 38 TL hesap ödedik.


Saray Köfte Balık
Darıca Belediyesi
Samsun Caddesi No:11
Akçaabat Trabzon
Telefon : 462 - 268 26 63

27 Mayıs 2010 Perşembe

BEY KONAĞI - TRABZON

Trabzon'da denize en yakın balık lokantalarından biridir Bey Konağı. Yakın derken aslında denize sıfır diye belirtmem lazım , o kadar yakın yani. Eğer Trabzon'da canınız deniz kıyısında rakı-balık yapmak isterse en iyi 2 alternatiften birisidir. Diğer alternatifi zaten daha önce yazmıştık , merak edenler bir zahmet eski sayılarımıza baksınlar :)


Sipariş aşamasında mezeler masanıza geliyor , aralarından beğendiğinizi seçiyorsunuz. Çeşit bol , kızartma ve zeytinyağlılar , turşu , peynir çeşitleri , dil , balık. Zor olan kısım karar vermesi. Az ve öz yemek amacındayız. Rakı içeceğimiz için adettendir önce beyaz peynir aldık ve memnun kaldık.
Soslu patlıcan kızartma nedendir bilmem bu civarda çok yapılır. Yiyince anlıyoruz ki güzel yapıyorlar , belki bu sebeple!
Bu tarafta yaygın bir meze daha , acılı ezme. Bence masadaki en güzel lezzet!
Salata görüntü ve lezzet olarak harika. Karışık salata söylediğimiz için , görünmese de , altında piyaz var.
Balık çeşitleri bol. Artık herkes biliyor sanırım , bu bölgede benim tercihim daima Karadeniz mezgiti ve barbun. Mezgit biraz küçük olduğundan tavsiye etmediler , biz de sadece barbun aldık. Mısır ununa bulanmış ve çok iyi kızartılmış , yanında yumurtalarıyla ziyafet.
Meyve ikramı ile gecenin sonuna geldik. Karpuza bayılırım ama bu vasat , malum karpuz seçmek maharet ister. Bir ustaya danışmak gerek , ki sizi aydınlatsın. Kavun müthiş ve bunu tahmin ettiğim için gecenin başında 1 tabak söylemiştim , rakıyla kavun birbirini sever!!
Hava , deniz , rakı , balık , herşey güzel. Tüm bunların üstüne sohbet en güzel ;)
2 kişi içki dahil 95 TL hesap ödedik. Böyle bir yemek için değer. Bey Konağı'nın en kötü yanı Bölge Trafiğin hemen yanında olması. Çıkışta alkol muayenesine girme ihtimaliniz yüksek. Ancak arzu edenlere şoför hizmetlerinin olduğunu da belirtelim...


Bey Konağı
Sahil Yolu Üzeri
Akyazı Beldesi Trabzon
Telefon : 362 - 273 25 14

HUZUR PİDE VE KEBAP - RİZE

Orta büyüklükte bir il olan Rize'ye yemek sektörü açısından bakıldığında bu büyüklüğünün çok daha ötesinde olduğu görülür. Şehir merkezinde yanyana bulunan 2 restoran Huzur ve Bekiroğlu (blog'da mevcut) inanılmaz kapasiteleri ve başdöndüren müşteri trafiği ile her ziyaretimde beni şaşırtmıştır. Çayeli'nden çıkıp tüm Türkiye'ye yayılan Hüsrev'den bahsetmeye gerek bile yok zaten.
Öğle yemeği için Huzur'dayız. Sıcak havaya rağmen bahçe serin ve ferah. Girişte geleneksel olarak sizi odun ateşinde döner karşılıyor.

Hemen yanında yer alan tezgahta yemekleri görebilirsiniz. Birkaç örnek vereyim diyeceğim ama çeşit o kadar çok ki , hangisini yazsam diğerlerine haksızlık olacak diyerek , menünün "sadece" yemekler kısmının fotoğrafını çektim. Bunlara ilave olarak pide ve ızgara çeşitlerinden de yiyebilirsiniz. Rize'ye kadar gelince buranın meşhur kurufasulyesinin tadına bakacaksınız , kural budur!! Hafif şekerli tadıyla sizi mutlu edecek bir lezzeti var. 2-3 çeşit denemek istediğim için hepsinden "az" miktarda istedim. Resimde gördüğünüz "az" kurufasulye. Tezgahta sizi karşılayanlar arasında güveç var. Bu görüntüye kayıtsız kalmam imkansız. Güveç te harika. Kuzu eti ve sebzeler , güvecin o hafif topraklı tadında nefis pişmiş. Bu da "az" güveç.

Girişte döner görüntüsü ve kokusu aklımızdan çıkmamış olsa gerek , "az" döner istedik. Etin lezzeti harika , odun ateşiyle birleşince sonuç harika olmuş. Gönül isterdi ki bunların üstüne fırın sütlaç yiyelim ama kapasitemizi doldurduk. Az az derken bayağı birşeyler oldu. Onu da gelecek sefere yemeyi ümit ediyoruz ve ikram edilen çay eşliğinde keyfimize bakıyoruz. Menüde gördüğünüz gibi fiyatlar hesaplı. 2 kişi 25 TL ödeyerek , Rize'den ve Huzur'dan huzur içinde ayrıldık.


Huzur Pide ve Kebap
Cumhuriyet Caddesi No:111
Rize
Telefon : 464 - 217 15 11

24 Mayıs 2010 Pazartesi

İKBAL - AFYON

Ankara ve İstanbul ahalisinin özellikle bayram tatillerine giderken ve dönerken mola yerleri Afyon İkbal tesisleridir. Hele hele uzun tatillerde bir çok arkadaşımla İkbal'de karşılaştığımı hatırlarım. Sabah erken saatte yola çıkılır , kahvaltı İkbal'de edilir , sucuklu yumurta yenir , sonra yola devam. Dönüşte ise öğle saatlerinde Antalya ve civarından hareket edilir , akşamüstü gibi İkbal'de yemek yenir ve dönüş. Genel eğilim budur.
Biz de 19 Mayıs bağlantılı minik tatilimiz için Antalya'ya doğru yola çıktık. Sabah 8 civarında İkbal'e ulaştık ve sucuklu yumurtamızı söyledik. Sucuk İkbal markalı , kendi üretimleri. Son derece lezzetli olduğunu söylememe gerek yok sanırım. İçinde 2 yumurtaya ilave olarak hatırı sayılır sucuk var!! Yanında 1 bardak çay ile işte size ziyafet...

Dönüşte ise gözünüz yemeklere takılmadan edemiyor. Camekanın arkasında birbirinden nefis görünen tencerelerde tandır , haşlama ve fırın çeşitleri mevcut.
Afyon'a gelmişken kaymaklı ekmek kadayıfı yemeden gitmek olmaz. Afyon'un kaymağı meşhur. Ekmek kadayıfı gibi bir tatlı üzerinde bile kaymağın o muhteşem tadını alabiliyorsunuz. Dilerseniz marketten bu kaymağı satın alabilirsiniz.
Tatlıda son nokta. Arzu ederseniz vişneli ekmek kadayıfı alabilirsiniz. Üstüne kaymak ilavesi şart tabi!!!
İkbal Türkiye'de en iyi yolüstü tesislerden, hatta belki en iyisi. Ancak bir noktayı belirtmem lazım ; 1 sucuklu yumurta fiyatı 12 TL. 1 kişi için fazlasıyla doyurucu kabul ama bu fiyat yüksek!! Bunun dışında çorbalar 5 TL , et yemekleri 15-20 TL. Yine de bu güzel yemekler ve bu inanılmaz kaymağın tadına bakmadan geçilmez.

İkbal Dinlenme Tesisleri
Tel: (272) 252 54 00

19 Mayıs 2010 Çarşamba

LEZİTA - ANKARA

Tunalı Hilmi Caddesi'nin ortasında yer alan Lezita genelde önünden sıkça geçtiğim , içeri fazla girmediğim bir yerdir. Ancak her ne zaman önünden geçsem kalabalık görüntüsü hem merak uyandırır hem de beni oradan uzaklaştırırdı. Gördüğüm kadarıyla tavuk ve et döner , kumpir ve sandviç çeşitleri ile Ankaralılar'ı memnun eden bir mekan.
Bugün kalabalık içine girmeyi göze almamıza sebep canımızın döner sandviç çekmesi. Ama , Lezita dahil , genelde yapılan içi soğan ve ot dolu dönerlerden değil. Bu biraz daha değişik ; ekmeği tost makinesinde ısıtılmış ve dışı çıtır olmuş , içinde az rus salatası , turşu ve ketçap. Eskiler bilir , Kızılay'da Piknik yapardı böylesini.
Girişte sizi kumpir ve sandviç malzemelerinin bulunduğu dolap karşılıyor. Çeşit çok , satış çok , malzemeler fazla beklemiyor yani , bu güzel!!

Kasadaki bayana durumu kısaca anlatıyoruz. Biz döner istiyoruz ama onların dönerinden değil , bizim dönerden. Bizi ilgiyle dinliyor ve hemen yapılması yönünde talimat veriyor. Bu döneri kendilerinin de denemeleri gerektiğini de belirterek bizi hafiften havaya sokuyor :) Ekmekler biraz büyük ama zararı yok , önce tost makinesinde tost kıvamına gelene kadar bekliyoruz , sonra tabanına hafif rus salatası yayılıyor. Ardından dönerin önündeyiz , döner , turşu ve ketçap sırayla konuyor.

Sonunda döner sandviçimize kavuşuyoruz. Ben tavuk dönerin önünde beklerken aldığım kokunun etkisiyle tavuk dönerde karar kılıyorum. İçinde domates , biber ve yoğun kekik kokusuyla çok cazip. Bu format kesinlikle daha yakışıyor!
Eşim baştan verdiği karardan şaşmıyor. Et dönerde ısrarcı. Et döner ortalamanın üzerinde ancak yine de tavukla yarışamaz. Ankara'da daha iyileri bulunuyor.
Siz de benim gibi yapın diyeceğim ama her seferinde beni sevgiyle hatırlarlar diye korkuyorum :) Yine de siz bilirsiniz! Lezita lezzetli...
Lezita
Tunalı Hilmi Caddesi No:86
Kavaklıdere Ankara
Telefon : 312 - 426 00 06

292 KÖFTE - ANKARA (KAPANDI)

292 Köfte kısa bir süre önce lokantalar dünyasının son trendine uygun olarak Bolu usulü et ve köfte konseptiyle Çayyolu Park Caddesi'nde Lagos'un olduğu binada açıldı. Bu binada önceden sadece Lagos bulunmakla birlikte şimdilerde yanına 1 köfteci ve 1 bar var.
Siparişimizi verdik. Madem burada sadece köfte ve et mevcut , köfte çeşitlerinden alalım dedik. 4 köfteden 3 tanesini , 200'er gram olarak söyledik.
İlk önce masaya jalapeño biberi ve acı biber sosu geldi , yanında mangalda ısıtılmış ekmek. Kendimi sıkı ve dayanıklı bir acısever olarak tanımlayan ben , küçük bir parça ekmeğe sürdüğüm az sosla birlikte pişman oldum. Bu sos acı!!! Dikkat!!! Jalapeño biberini de Bolu Dağı konseptiyle çok bağdaştıramadım ancak sevecek birileri çıkabilir belki diyerek geçiyorum.
Köftenin yanında usuldendir , piyaz yenir. Piyaz güzel , içeriği ve sosu başarılı.
İlk köftemiz 292 köfte. Mangalda pişmiş olmanın verdiği lezzet var ancak genel köfte lezzeti zayıf. Bir diğer nokta köftenin dokusu. Et , makinede iyice inceltilmiş ve o harçtan köfte yapılmış. Ben biraz daha taneli , kıymanın hissedildiği köfte seviyorum. Köfte hissini alamadım , daha çok bir et çeşidi gibi duruyor.
2. çeşit kaşarlı köfte. Aynı harcın içine kaşar peyniri ilavesi ile aynı boyda , aynı dokuda köfte. Kaşarın getirdiği ekstra bir lezzet yok.
Son köftemiz acılı. İlk tabaktaki acı sostan sonra bunun siparişini vermeyebilirdim ama merak işte. Bu köfte çok acılı değil. Yine aynı harç içine pul biber ilavesi , lezzette ilkinden öte bir şey yok.
Ankara'nın her tarafında , her köşebaşında açılan Bolu Dağı , kilo ile et , kilo ile köfte , Bolu usulü mangal vs. gibi çeşitli tabelaların önünden her gün geçmekteyiz. Daha önce gittiğim Mangalevi'nde gördüğüm kadarıyla bu lokantalarda yemek hem ucuz , (eğer lezzetli bir yer bulursanız) hem de çok leziz. Ancak 292 eğer bu şekilde devam edecekse bu köfteyi mutlaka ve mutlaka geliştirmesi gerekir. Zira rakibi olan Mangalevi bu konuda çok iyi. Fiyatlar uygun , köftelerin kilosu 29-32 TL arasında. 500 gram köfte ile 2 kişi rahat doyuyor. Tavuk , et , kaburga ve Adana da mevcut.
292 Köfte
Ahmet Taner Kışlalı Mahallesi
Park Caddesi No:32/3
Çayyolu Ankara
Telefon : 312 - 242 22 34-5

18 Mayıs 2010 Salı

BİZİM OLTU KEBAP - ANKARA

Eşsiz lezzetlerimizden Oltu (Cağ) kebabın Ankara temsilcilerinden birini daha ziyaret ettik. Ben ve güzel insan Güven. Zaman zaman kendisinden bahsetmişimdir. Eskiden aynı şirkette çalışırdık kendisiyle , derken yollarımız ayrıldı. Lakin mühim değil , çünkü gönüllerimiz bir. Blog'umuzun sıkı takipçisi , hatta bazen danışmanı ve yol göstericisidir. En son Mantıcı isimli efsaneyi Güven keşfetmiş ve bizlere armağan etmiştir(merak edenler eski cüzlerimize bakabilir :)
Bizim Oltu Kebap , Balgat'ın üst kısmında yer alır. Civarında özel şirket , bakanlık , parti merkezi vs. gibi insanların yoğun olduğu birimler olduğu için öğle saatlerinde gidilmesi çok tavsiye edilmez.
Söylemeye gerek olmasa da söyleyelim , adı üstünde , Oltu kebap. Başka bir şey yok yani. Sipariş alırken sadece ne içeceğiniz soruluyor. Hemen salatamız geldi. Salata güzel.
Bizim Oltu'ya gelmeyeli uzuuun zaman olmuştu. Bu arada ilk şiş masada. Ben biraz yağlı buldum. Bu kebabın yapımında en önemli aşama etin 1 gece öncesinden terbiye edilmesidir. Terbiyesi de biraz az geldi. Ama yine de lezzetli denebilir.

Oltu kebap yendiği zaman adettendir , tatlı olarak kadayıf dolma gelir. Kadayıf dolma gayet güzel , tadı yerinde.
Oltu kebap , yurdumuzun diğer yörelerinin kebaplarına(İskender,Adana) göre daha az yaygındır ve daha az bilinir. Ancak bence lezzet olarak onlardan eksiği yoktur. Bu yüzden herkese bu tarifsiz lezzeti denemesini öneririm. Ancak Ankara'da daha iyi örnekleri var , blog'da da mevcut. Fiyatlara gelince , 1 şiş 7,5 TL , doymak için en az 2 şiş yersiniz.Salata , ayran , tatlı derken kişi başı 25 TL'yi bulur. Afiyet olsun.
Bizim Oltu Kebap
Ehlibeyt Mahallesi
5. Cadde No:22/B
Balgat Ankara
Telefon : 312 - 472 98 37

15 Mayıs 2010 Cumartesi

MEZZALUNA - ANKARA

Yıllardır Ankara'da İtalyan yemeğinin ilk adresidir Mezzaluna. Kişisel düşüncem Mezzaluna'nın "sözde değil , özde İtalyan" olduğu şeklindeydi. Bu yazıyı yazmak için bilgisayar başına oturup biraz araştırma yapınca gerçekten "özde İtalyan" olduğunu gördüm. Her ne kadar Amerika'da kurulmuş olsa da , yemek kalitesinde sahiplerinin ve Türkiye şef kadrosunun İtalyan genlerini hissediyorsunuz.

Mezzaluna'da menü İtalyanca ve Türkçe. Başlangıçlar , salatalar , ana yemekler , risotto , pasta(makarna çeşitleri) , pizza , tatlı ve içecek olarak gruplandırılmış. Bu kadar seçenek arasında kararsız kalma şansınız yüksek , garsonunuzdan yardım almanız en iyisi. Zira garsonlar gayet bilgili , ilgili ve güleryüzlü. Menüde yanında * işaretlilere dikkat ediniz , domuz eti içeriyorlar.

Siparişin ardından masaya sızma zeytinyağı ve ekmek geliyor. Zeytinli ekmek favorim. Bildiğim ve gördüğüm kadarıyla Ankara'da en iyi Caesar salata Mezzaluna'dadır. Arzuya göre piliç veya bonfile ilaveli gelebilir. Tercihimiz etsiz olması. Bu salatanın en kritik yeri olan sosu yine gayet başarılı. Ancak sıkı bir Mezzaluna'cı olarak Bilkent şubesinin Caesar sosunun daha iyi olduğu söyleyebilirim. Salatanın üstündeki tıraşlanmış parmesan peyniri ise 1. kalite. Eşim karides , kalamar ve güneşte kurutulmuş domatesli ev yapımı linguine aldı. Yemek miktarı gayet bol . Deniz mahsulleri ve kurutulmuş domatesli sos kıvamlı ve deniz tadını verecek kadar lezzetli. Alerjik bir durumunuz yoksa mutlaka üstüne taze karabiber ilave ediniz. Mezzaluna'da değişmez pizzam Pizza Rossa'dır. Karamelize soğan , kuru domates , kapari ve siyah zeytin. Mezzaluna'ya özel formüllü incecik pizza hamuru üstünde karamelize soğanın hafif tatlımsı lezzeti , kuru domates ve keskin kapari ile hoş bir tezat oluşturuyor. Pizzaseverlere diğer tavsiye 4 peynirli pizza. Üstüne baharatlı zeytinyağı ilavesi lezzeti artırıyor.

Tatlı tercihimiz Tiramisu. Benim için iyi bir Tiramisu'nun olmazsa olmazı içindeki alkoldür. Hadi ülkemizde mascarpone peynirini bulmak zor , ki artık değil , yerine labne ve kaymak karışımı konarak idare ediliyor. Bu durum evde yaparken anlaşılabilir ancak brendi veya likör konmaması ona ruhunu kaybettirecektir. Yapmayın daha iyi , başka bir tatlı deneyin. İtalyan genlerinden bahsettim ya , işte burada anlıyorsunuz. Mezzaluna'da Tiramisu yiyiniz dostlar , olması gereken budur. Resimde gördüğünüz yarım porsiyondur. 2 kişi için 1 Tiramisu isteyince bölerek getirmeleri de hoş bir fikir. Nefis bir yemekti. Biz Ankara'lılar İtalyan restoranları açısından İstanbul'lular kadar şanslı değiliz , fazla seçeneğimiz yok. Ancak elimizde Mezzaluna var , olan şansımız bu. İran Caddesi şubesinin bahçesi tamamen dolu. Yan masalardan 2 tanesinde İtalyan gruplar olduğunu görmek buranın kalitesini göstermesi açısından da önemli diye düşünüyorum. Fakat yemeğin sonunda 2 noktadan bahsetmeden geçemeyeceğim. Yemek sonrası çay içmek istedik. Biliyorum , buraya kadar gelip , İtalyan mutfağına methiyeler düzüp , neden espresso içmedin diye soranlar olacaktır. Onu da benim Türk genlerime verin artık :) Yemek sonrası çay ; demleme çay olduğu söylendi , harika. Hesapta 1 bardak çay için 3,5 TL ücret. Tamam iyi bir İtalyan restoranındayız ancak eninde sonunda Türkiye'deyiz. Bugün köşe başındaki kebapçıya gitseniz 7 liraya kebap yedikten sonra 3 bardak çayı ikram ederler. Espresso ücretli olacak , doğaldır. Ama 1 bardak çaya 3,5 TL almak işletmecilik anlayışı açısından kabul edilemez. Veya demleme çay servisi olmasın , İtalyan restoranında demleme çay içilir mi diyelim , espresso içelim , kabul. Diğer nokta şu ; yemek sonrası kolonyalı mendil istediğimizde garsonumuz hafif çekinerek olmadığını söyledi. Günümüzde hayatın her anına girmiş , en temel hijyen malzemelerin başında gelen kolonyalı mendil Mezzaluna'da yok!! Aynı örnekten gidersek , bizim kebapçılarda isteyene avuç dolusu veriliyor. Yorumu size bırakıyorum. Yine de garsonumuzun yaklaşımı çok olumlu , bu minik krizi limoncello ikramı ile hafifletmeye çalışıyor , teşekkür ettik , yapacak bir şey yok. Umarım mesajımız yönetime ulaşır. Mezzaluna'da fiyatlar 13-35 TL arasında. Yemeğimiz için 95 TL ödüyoruz. Fiyatlar kaliteye göre makul.

Mezzaluna

İran Cad.

Turan Emeksiz Sok. No:1

GOP Ankara
Tel: 312 - 467 58 19


Ankuva Alışveriş Merkezi No:2

Bilkent Ankara
Tel: 312 - 266 13 59
Paket Servis : 312 - 266 11 62
www.mezzaluna.com.tr

WINE HOUSE - ANKARA

Wine House 20 yıla yakındır Ankara'nın keyifli mekanları arasındadır. Boğaz sokakta olan eski yerini hatırlayanlarınız olacaktır. Orası da ayrı güzeldi ancak Oran'da bu yeni binası şehrin köşesinde daha dingin , daha özel bir mekan sunuyor bizlere. Havaların ısınmasını fırsat bilerek arka taraftaki bahçede oturmaya karar veriyoruz. Zamanlamamız çok iyi , güneş batıyor.
Güneş batadursun , siparişimizi veriyoruz. Ardından masaya ilk tabak geliyor. Baharatlı zeytinyağı , kepekli ekmek ve şarap. Wine House'un yerli ağırlıklı şarap menüsünden özel testi şarabını deniyoruz ve memnun kalıyoruz. Ancak zeytin , özel ilgi ve sevgi alanıma girdiği için bahsetmeden geçemeyeceğim , bu zeytin çok iyi değil. Wine House'a daha iyisi yakışır.

Başlangıç olarak Raclette alıyoruz. Geleneksel bir İsviçre yemeğidir. Özel Raclette peyniri ızgarasında eritilir , arzuya göre ızgaranın alt tarafında et parçaları da pişirilir. Eriyen peynir , minik patateslerin üstüne sürülür ve afiyetle yenir. Beklentimiz ızgarasıyla birlikte masaya teşrif etmesiydi ancak erimiş halde tabakta geldi. O kadarı ancak anavatanında olur diyerek fazla takılmıyoruz. Ne de önemli olan o tadı alabilmek. Aldık mı? Evet oldukça aldık.
Benim tercihim Viyana usulü tavuk schnitzel. Görüntüsü harika , göz doyurucu. İyi de kızartılmış. Ancak tavuk tadı zayıf. Daha kaliteli bir tavuk daha iyi sonuç verecektir. Üstündeki baharatlı tereyağı yavaş yavaş eridikçe lezzeti artırıyor. Yanında gelen elma dilimli patates ve sebze sote gayet lezzetli.
Eşimin tercihi Bodrum Çökertme Kebabı. Kibrit patates üstünde naneli ve az sarımsaklı yoğurt ve bonfile et. Et lezzetli ve iyi pişmiş. Patates , yoğurt ve baharatlarla bizi memnun ediyor.
Gecenin sonuna ve en önemli anına geldik. Eskiler bilir , Wine House'da çikolatalı sufle yenir. Başka bir ifadeyle çikolatalı sufle Ankara'da Wine House'da yenir. Bu nedenle yemeğin başında sufle siparişimizi veriyoruz. Çünkü hazırlanması ve pişmesi için 30 dakikaya ihtiyaç var. Uzun zamandır Wine House'a gelmemiş olmamızdan dolayı sufleyi heyecanla bekliyoruz. Görünümü çok güzel. Tadı daha da güzel. Geçen yıllarla değişen bir şey olmamış , Wine House'un harika suflesi hala yerinde. Yanında çikolata sosu ve kremasıyla birlikte yemek sonrası bir tatlı nasıl olmalı dersi verircesine lezzetli. Buraya sadece kahve eşliğinde çikolatalı sufle yemeye bile gelinir. Fanatiklerine duyurulur.
Muhteşem tatlı sonrası çay ikramı ile birlikte batan güneşle serinleyen havanın etkisini azaltmaya ve içimizi ısıtmaya çalışıyoruz. Ama sufle tadı hala damaklarda ve bir süre unutulmayacak gibi. Bu sırada yan masaya gelen mermerde pişmiş bonfile hem görüntüsü hem de kokusuyla aklmıza düşüyor , bir sonraki sefer için not ediyoruz. Ana yemeklerde yine geleneksel İsviçre lezzeti olan Fondü'yü gözardı etmeyiniz lütfen. Fiyatlar kendi kategorisinde ortalamada. Başlangıçlar 10-15 TL , ana yemekler 20-30 TL. Şarapla birlikte bu yemeğe 100 TL ödüyoruz ve tekrar geleceğimizi belirterek ayrılıyoruz.
Wine House
Arif Nihat Asya Sokak No:37
Oran Ankara
Telefon : 312 - 490 8674

ShareThis

Related Posts with Thumbnails