23 Aralık 2010 Perşembe

MARMARİS BALIKÇISI - ANKARA

Marmaris Balıkçısı için bir özür borçluyum. İlk defa bir yazı bu kadar bekledi. Aslında İspanya seyahati öncesinde gitmiştim. Aceleye getirmemek için İspanya sonrasına bıraktım. Dönüşte yazılar , seyahatler derken hep araya birşeyler girdi.
Burası ilk defa Semih'le ( http://www.loplopculer.com/ ) Cafe Lins'e giderken dikkatimi çekmişti. Bestekar sokakta güzel dekorasyonu ve kalabalığı sayesinde içeri girip ne oluyor burada diye bakmadan edememiştik. 
Semih'in bir sonraki Ankara seyahatinde soluğu Marmaris Balıkçısı'nda aldık. 
Beyaz duvarları ve aydınlık ortamıyla iç mekanı çok ferah. Önünde bahçesi de mevcut. Dekorasyonda deniz fenerleri , balıklar ve deniz ürünleri kullanılmış. Ben çok beğendim. 


Girişte solda balık ve mezeler yer alıyor. Meze çeşitleri çok. Mevsimine göre Ege otları da bulunuyor. Deniz mahsullü mezeleri de azımsanmayacak kadar fazla.
Bu gece amacımız belli. Balıksız , mümkün olduğu kadar meze denemek. Yanında illa ki rakı!! Masaya önce ekmek geldi. 3 çeşit ekmek olması güzel tabi.
Zeytinyağı ve yeşil zeytin ekmekle birlikte güzel başlangıç. İlk hızımızı kesmek lazım. Zeytinyağı kaliteli. Aklıma yine İspanya ve tapas geldi. Şimdi İspanya'da olsaydık bu tabağa 5 € vermiştik!!! Canım ülkemde ikram.
Acılı Girit Ezmesi Ege mutfağının olmazsa olmazı. Bunun için çok kaliteli , yağlı beyaz peynir şart. Bu ezme de gayet lezzetli.
Patlıcan salata da çok başarılı ancak içinde soğan olmasa daha iyi olacaktı. Yine de lezzeti üzmüyor.
Pesto soslu ahtapot çok değişik bir lezzet olmuş. Pesto sosu ahtapot ile birlikte kullanmak yaratıcı bir fikir ve sonuç çok başarılı.
Karışık deniz ürünleri salatasında karides , kalamar ve ahtapot var. Bunu da beğendik.
Körili deniz ürünleri de bir başka yaratıcı meze olmuş. Köri sosu başarılı , deniz ürünleri ile uyumlu.
Somon dolma oldukça iri. 1 tanesi bile paylaşılabilir.
İç malzemesi de zengin. İçinde kurutulmuş domates ve ceviz var. Üstündeki dereotu aksesuar gibi görünse de lezzetine büyük katkı yapmış.
Salatanın malzemesi çeşitli , bol ve taze. Üstüne biraz zeytinyağı gezdirin , harika.
Ve işte benim tabağım.
Ve son tabağımız soyalı ahtapot ızgara. Bunun en iyi örneklerini Semih'in Yunanistan gezisi yazılarında ( http://www.loplopculer.com/search/label/Yunanistan ) bulabilirsiniz. Tüm yazıları okuyunuz. Marmaris Balıkçısı'nın ahtapot ızgarasını da beğendik. Üstünde kekik ve zeytinyağı ile çok lezzetliydi. Benzerini yani kalamar dolma versiyonunu yazın Alaçatı'da Maria'nın Bahçesi'nde yemiştim (http://www.oburcan.com/2010/07/marianin-bahcesi-alacati-izmir.html ) .
Kabak tatlısı işletmenin ikramı. Teşekkür ederek çay eşliğinde yiyoruz ancak tatlı daha bitmedi.
Alaçatı yazılarımda bazılarını bıktıran destansı sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi  tatlı lor üstünde karadut reçeliydi. Semih sağolsun üşenmemiş , Tire'den Karadutçu Ziya'dan karadut reçeli getirmiş. Ben daha önceden tatlı lor almıştım ancak beğenmediğim için bu akşam getirmedim. Onun yerine süzme yoğurt istedik ve yoğurt üstü karadut reçeli ile gecemizi noktaladık. Karadutçu Ziya'nın reçeli diğerlerinden çok farklı , hem daha kıvamlı , hem de tatlı. Teşekkürler Semih.
Meze çeşitleri bu kadar zengin olan yerlerde illa ki balık yiyeceğim diye zorlamak yerine mezelerden 1-2 çeşit fazla alarak , mideyi de fazla üzmeden yemeği tamamlamayı tercih ediyorum. Gerçi yemek sonrası 2 çeşit tatlı planımızı bozmuş olsa da böylesi her zaman olmaz.
Sonuç olarak Marmaris Balıkçısı bol çeşitli ve lezzetli mezeleri , güzel ortamı ile beğenimizi kazandı. Fiyat konusunu çok iyi hatırlayamamakla birlikte , bu yemek için 20 cl rakı dahil 80 TL ödemiş olduğumuzu hatırlıyorum. Yanlışım varsa düzeltirsen sevinirim Semih. İstanbulluların sevmediği bir laf vardır: balığın iyisi Ankara'da yenir deriz biz :) Gelecek sefer balığı deneyerek bu sözün haklılığını kanıtlamayı düşünüyorum. Mezeleri ise hiç konuşmuyorum , zaten öyle :)

Marmaris Balıkçısı
Bestekar Sokak No:88/A
Kavaklıdere  Ankara
Telefon : 312 - 427 22 12

26 yorum:

lifegoeson dedi ki...

oburcan gerçekten çok iştah açıcı en kısa zamanda deneyemeye gidesim geldi :)

kepslok dedi ki...

Bundan sonraki balık durağın Cunda balık olsun bence bi o kaldı :)

todor dedi ki...

sonunda geldi marmaris balıkçısı.
ben gittiğimde balık pastırması, lakerda, levrek marine, girit ezmesi, kalamar,deniz börülcesi ve adını şimdi hatırlayamadığım yeşillikten yapılan salatalardan yemiştim, üstüne tekir kızartma söylemiştik. mezeler güzeldi, bir tek deniz börülcesinin çok kılçıklı olduğunu hatırlıyorum. tekiri de çok güzel kızartmışlardı sanırım sadece una bulayıp yağa atmaktan fazlasını yapıyorlar çünkü balığın üstünde bir kaplama vardı, kafası, kılçığı ayırt etmeden götürmüştüm. geçtiğimiz 9 günlük meşhur tatilin son pazar günü gitmiştik, haklı olarak çok fazla balık ve meze çeşidi yoktu ama yine de fena değildi. sanki hesap konusunda fazla gelmişti diye aklımda kalmış ama daha sonra giden bir arkadaşımın (muhtemelen buraya yorum yazar) ödediği hesabı duyunca bizim ki bayağı makulmüş.
güzel ve gidilesi bir yer.

N.G dedi ki...

Geç kalmış bir yazı oldu bu ama layığıyla yazmışsın:-) Bir de balık ye bakalım orda sonra ne düşünüceksin.Ahtapot ızgara harika görünüyor,mezeler zaten benim bildiğim mezeler, itiraf edeyim benim aklım birtek reçelde kaldı şu anda:-)))

Oburcan dedi ki...

@ lifegoeson
dene derim,kesinlikle hakediyor.

@ kepslok
Cunda balık listeye girdi,en kısa zamanda gidilecek :) teşekkürler

@ todor
yazdıklarına katılıyorum.Hesap olarak bana makul geldi.Gelecek sefer balık yiyeceğim,bakalım o nasıl? iyi olacağını düşünüyorum.

@ N.G.
ahtapot ızgaranın sadece görüntüsü bile yetiyor değil mi?
Reçel harikaydı ama maalesef..Ankara'da bulma şansı yok!!Ben de kalanın hepsini yedim :)

tipsy :) dedi ki...

simdi bu marmaris balikcisini gorunce, bisiler solemeden duramicam sanirim...
once sunu belirtmek istiyorum, ben marmaris asigi biriyim, yani tum kucuklugum orda gecmistir faşan, o nedenle uzun zamandir bende bu bestekar sokaktaki, hem sals, hem şık bu restauranta gitmek istiyordum bi balik kekyfi yapmak icin...
ama kafeluka dan sonra, marmaris balikcisi beni cok buyuk hayal kırıklıgına ugrattı, herseyden once, mezeler, yani o kalamarın hali neydi ole, atmislar yagin icine, batirmislar biseyede , artik galeta unu mu ne bilmiyorum, hayatimda ilk kez ayıdldıgım bayıldıgım kalamarı yiyemedim, bir tek ahtapot hosuma gitti, o da kotunun iyisiydi...
ardindan bi lagos yedik, cunku mecbur kaldık, baska balık yoktu :))
ya lagos mu yedik yoksa sulandırılmıs ama kızartılmıs, balıktan baska herseye benzer soguk ve sulu bir izgara yedik :(
bi yesil salata guzeldi, ya da bilmem o kadar actim ki ve getirdikleri hic biseyi begenmedim o nedenle salata cok gzuel geldi, ya da belki gercekten de guzeldi...
dekorasyona gelince, cok soluk be icersini, beni rahatsız eden bisiler vardı orda...
beni az cok bilirsin mr. oburcan, ole herseye kotu demem ama adına yakısmamıs marmarıs balıkcısına, o mezeler ya da balıklar ...
simdi bence siz, bu isin erbabi olarak bide kafelukayi deneyin, yine bestekar sokakta.
gerci ben daha once mangali da onermişstim, hala gitmediniz ama, bu kez kafelukaya gidin :)
sevgiler...

Oburcan dedi ki...

yapma Tipsy yaa,biraz ağır eleştirmişsin.Ben balık yemediğim için yorum yapamam ama mezeler güzeldi.
Kefaluka'nın önünden geçip duruyorum,onu da listeye aldım. Liste bugün patladı,hangisine,ne zaman,nasıl gideceğim,gidersem ne hale geleceğim bilmiyorum ama senin referansın önemli!!
Mangal'a gittim ama Bestekar Mangal'a değil,Balgat Mangal'a.Lütfen!!!
:)

todor dedi ki...

alalalaa çok ilginç,
tipsy bende de tam tersi, kafeluka da bir numara görmedim. cumartesi gecesiydi gittiğimde, meandros olmaya çalışmış ama olamamış bir mekan bence.
marmaris balıkçısına da deliler gibi hayran kaldığım söylenemez ama mezeleri ve tekir hiç te fena değildi. lakerdası, balık pastırması, levrek marinesi muhteşem değilse de ortalamanın üstündeydi. dediğim gibi deniz börülcesi çok kılçıklıydı.benim yediğim kalamar tam kıvamında pişmişti, ne cıvık ne de katır kutur, belli ki sıfır yapda yapılmış rengi de altın sarısıydı.
ama dedim ya ben 9günlük bayram tatil kuşağının son günü olan pazar günü gittim ve bizden başka 2 masa vardı. senin ve benim deneyimleri karşılaştırınca demek ki bir istikrarı yok müessesenin.

Oburcan dedi ki...

Zevke göre değişir tabi. Bir de şu var:işletmelerin performansları da günden güne değişkenlik gösterebiliyor. Mesela ben Çadır'a ilk gittiğimde servis harikaydı.Ama Todor'un tecrübesi tam tersiydi. Ayrıca Ramazan ayında mümkün mertebe dışarı çıkmamaya çalışıyorum.Çünkü lezzet değişiyor.

tipsy :) dedi ki...

ya ama bestekar mangalla balgat aydı diil ki :)))...
bu arada gercekten biraz agirmi olmus ne ...
napiim dogruya dogru :)

Oburcan dedi ki...

tamam Tipsy kızma, söz Bestekar Mangal'a gideceğim :)))

Adsız dedi ki...

5.fotoda kıl mı görüyorum??

Oburcan dedi ki...

alt ortadakini diyorsanız kumaşın ipliği o. bravo,keskin gözler!!

Alev dedi ki...

Yazı çıksın diyeceklerim var diyordum biraz geciktim. Kısmet bugüneymiş.
Marmaris balıkçısına güzel bir pazar günü öğleden sonra yakın ve yemeyi seven bir arkadaşımla elimizdeki "Gidilecek Balıkçılar" listesine istinaden gittim. Ortam Balıkçıköy'ün malum başarısından etkilenerek çok benzer şekilde dekore edilmiş gibi geldi bana. Mekan hoş ama yeni bir durum yok.
Şunu söyleyeyim oburcan senin aldığın mezelerden veya kalamar, ahtapot vs gibi hatırı sayılır mezeler almadık. Balıkçı sofrası misali, bir takım otlar, büyük bir salata ve bazı peynir, kavun, girit ezme vs mezelerden aldık. Önce balık yiyecektik vazgeçtik ortaya hamsi tava söyledik. İçecek olarak da bir büyük 50'lik, bir büyük tek, bir büyük duble içtik. Yiyeceklerin hepsi çok iyiydi. Gelen hesap ise 200TL idi. Bence burası gereksiz pahalı bir yer. Cüzdanına güvenen gitsin. Ya da bizim hesapta bir gariplik var. Bir de bu mekanın güzel tarafı hemen yanında Rumeli'ni olduğunu bilmek hatta bilmekten öte mütamadiyen görmek, o canım kelle paçayı hissetmek. Biliyorsun ki rakıdan sonra Rumeli balıkçı barınağına sığınabileceğim. Ortaya söğüş sebze, kelle paça, arkasından çızbız köfte, pilav üstü bamya, son perde irmik+çay. Anlayın ne durumdayım, ben gidiyorum. Alev.

Oburcan dedi ki...

Alev ,
bence bu tip yerlerde fiyatı arttıran esas unsur içki. 70'lik+tek+duble dediğin en az 100 TL olur. Heryerde içki fiyatlarına dikkat etmek lazım. Coğu restoranda 1 kolayı 4 liradan aşağı vermiyorlar!!
Rumeli ise başlıbaşına bir yazı konusu :)

Güçlü dedi ki...

Vallahi rakıya 70 lira civarında para vermiştik. Netice olarak Alev'in dediği gibi, neresinden bakarsanız bakın , o gün ödenen 200 lira çok yüksek bir hesaptı.
Yalnız garsonun bizden pek hazzetmediğini hatırlıyorum , bu işte onun parmağı olabilir :).

Yediklerimiz hakkındaki fikrime gelince, herşey vasatın üzerindeydi ama hamsi tavayı özellikle beğenmiştim.Bu sezon yediklerimin en iyisiydi.

Oburcan dedi ki...

Guclu ,
Garsonun size olan husumetini bilemem ama o kadar rakiya 70 tl az bile. Bu durumda yiyecek parasi da cok olmus tabi!

todor dedi ki...

güçlü sen araya kaynamışındır, alev e kıl olmuştur garson :)
ben olsam 300 alırdım alevden.
mesela alev bilir sakaryadaki rumelinin garsonu da bana kıldır elimde bira bardağıyla girdiğim için :))
hatta soldaki masada oturan iki lavuk vardı ben de onlara kıldım.
ben alevden önce pahalı diyordum, alevi duyunca biz geceyi bedavaya kapatmışız dedim.
3 kişi gittik
bir 70lik, üstüne bir 35lik rakı
börülce
salata
peynir
patlıcan salatası
kalamar
lakerda
balık pastırması
girit ezme
levrek marine
üç porsiyon tekir
bir de tam hatırlamıyorum yine yunan mezelerinden birşeyler daha vardı ufak tefek.
280 papel ödedik, tiple falan 300e geldi yani.
garson bize de kıl oldu, abi kapatacaz geç oldu falan dedi, olmaz bari kahve ikram et dedik
zorla kahve de içtik :)
güçlüyle senin hesabın yanında biz bedavaya çıkmışız :))
haaa dur dur ben ogün garsona demiştim, bizden sonra iki arkadaş gelecek, sen şimdi bizden az bir hesap al, adı alev olana ekle demiştim.
eklemiş demekki :)
güçlü de arada kaynamış artık :))

Oburcan dedi ki...

Gecenin o saatinde adam kapatacak, temizlik yapacak, eve gidecek falan. İcmeyin siz de kahvenizi kardesim :). Zaten o kahveden hayir gelmez, zehir olur, bogazina dizilir icerken :)

todor dedi ki...

alalala bu arada sayfanın görünümü mü değişti?
bir garip görüntüleniyor blog bende.

valla ayıp oldu adama, neyse alevle ödeşmişler :))

Löplöpcü dedi ki...

Obur kardeş, çok güzel bir yazı olmuş. Eline koluna sağlık.

Ben çok sık Ankaraya iş seyahatine geldiğim için ve deniz ürünlerini sevdiğim için sık sık Balıkçıköy ve Fevzi Hoca'ya ve bazen de Cunda Balıkçısına giderim. Artık yeni mekanım içki içilecekse Marmaris Balıkçısı.

Bir arkadaşın da dediği gibi dekorasyon Balıkçıköy'e ok benziyor. Baya bir etkilenmiş..

Ben mezeleri çok beğendim. Genç patron bizim elimizde fotoğraf makinasıyla tüm yemekleri çekerken görünce ister istemez baya ilgilendi. Bizde direk acılı girit ezmenin normalde acı olmaması gerektiğini acı kültürünün mardine, girit kültürünün egeya ait olduğunu kibarca söyledik. Bir sonraki gidişimde sırf test etmek için girit ezme aldım, adam gerçekten acı oranını bayaa düşürmüştü. Kendisine de sır bu yüzden ayrıca teşekkür ettim. Bizden başka 1-2 kişi daha acıyı yakıştırmamış.

Birde karışık deniz ürünleri salatasında baya bol malzeme varken, sadece 1 adet kerides vardı. Abi biz bunu nasıl paylaşacaz filan derken garson saolsun bir adet daha ekleme yaptı, bunuda sevmiştim.

En başarılı meze kesinlikle somon dolmaydı. İç malzemesi mükemmeldi.

Ahtapotun üzerinde mardin işi kırmızı pul biber koymamaları da güzeldi!

Obur hocam, pesto soslu olan sanrım sübyeydi, ahtapot değildi! Ama zaten üç aşşa beş yukarı amcasının oğlu sayılır. Fiyat konusunda haklısın, 80 TL ödemiştik. Ama burada en önemli unsur ikimizin toplamda 20'lik rakı içmemizdi. Bu tüp yerlerde içkiler gereksiz pahalı oluyor. Ve bu kadar güzel mezelerin olduğu yerde de abartılı içmenin alemi yok, 2-3 tek içsen yemeği götürsün yeter. Bu tip yerlere güzel yemek için gitmek lazım, kafayı çekmek için değil.

Oburcan dedi ki...

Semih çok doğru söyledin. Yemeğin tadını alabilmek için içkiyi belli bir yerde tutmak lazım diye düşünüyorum.

todor dedi ki...

alev nerede olm yorumun, telefonda esip gürledin marmarisi tekrar test edecem diye. eve geldim hani yok detay.
bekliyoruz.

Alev dedi ki...

Tartışmalar uzayınca kendim feda edip dün tekrar gittim Marmarmaris Balıkçısı'na. Yiyeceklere, lezzete diyecek yok. Yine taze, yine lezzetli ve daha da önemlisi istikrarlı aynı çizgiyi koruyorlar.
Gelelim yediklerimize. Girit ezme, köpeoğlu, cibes, peynir, tek kavun, duble salata, ahtapot ızgara, ortaya hamsi ızgara (ahçı mutfaktan gelerek tava yapamıyoruz, ızgara olsa olur mu dedi. Niyeyse ? İyi ki sucuklu yumurta istememişiz), 20'lik rakı, küçük beyaz şarap. 20'lik rakıya 27TL biçmişler. Şarap da aynı fiyat. Toplam hesap 130TL. Dikkatinizi çekerim burada balık yok, içki tüketimi az. Demek ki balık alsak, biraz da içsek, 200-250'lik olacağız. Bence gereksiz pahalı bir yer. Hem rakıyı hem de yemeği seviyorsak ne olacak ? Bunun makul ölçüde olması gerekir. İçkiden bindireyim başka yerden indireyim diye bir zihniyet mi var ?

Oburcan dedi ki...

Alev bu araştırma sana biraz pahalıya patlamış gibi görünüyor. Ben hamsi tava yapamama kısmına takıldım.Nedendir acaba?

todor dedi ki...

e yemişin ya balık, hamsi ızgara ne kuruyermiş mi? rakı-şarap ta var, daha ne :))
ama artık eminim herifler sana kıl.
ben de gidecem tekrr bakalım ne kadar hesap gelecek :))

ShareThis

Related Posts with Thumbnails