Önce biraz tarihçe ; Rumca'da barbunya balığı anlamına gelen Tirilye'nin tarihi MÖ'ye kadar gider. Meraklıları için birkaç adres verelim :
http://www.sihirlitur.com/gezi/trilye/index.html
http://www.gezinotlari.net/yer.asp?id=39
http://www.geziyorumlari.com/index.php?option=com_content&task=view&id=448&Itemid=149
1923 yılında imzalanan Lozan antlaşması sonrası gerçekleşen mübadeleye kadar ağırlıklı olarak Rumlar'ın yaşadığı bir yer. Mübadele sonrasında göç eden Rumlar'ın yerlerine Girit'ten gelen Türk'ler yerleşmiş(benimkiler de dahil:)
Tirilye , Mudanya'nın 10 km. ötesinde olmasına rağmen yolu dar ve virajlı olması nedeniyle 20 dakika kadar sürüyor. Mudanya'nın çıkışında Yıldıztepe'de durun ve Gemlik Körfezi'ne şöyle bir bakın.


Tirilye'de hayat iskele civarında canlanıyor. Balık restoranları yan yana.
Biz önceden bildiğimiz Liman restorana oturuyoruz. Bahçe masaları tamamen dolu.
Balıklarımızı seçtik ve masamıza oturduk. Masaya gelen mezelerden seçtiklerimiz az sonra yavaş yavaş teşrif etmeye başladı. Önce zeytin. Zeytinbağı isminden de anlaşılacağı gibi Tirilye'nin etrafı tamamen zeytin bağları ile kaplı. Üstüne hafif zeytinyağı gezdirerek lezzetine lezzet katıyoruz.
Deniz börülcesi böyle bir sofrada şart. Börülce çok kaliteli. Az pişmiş , bol sarımsaklı , harika.
Midye dolma da çok başarılı.
Girit mutfağının başlıca özelliği çok değişik otları kullanmasıdır. Karşınızda turp otu(Rumca ismi : vruvez , teşekkürler anne!!) Daha öncesinden lezzetini biliyorum ve bu çok güzel. Yine de börülce kadar olamaz. İstediğimiz bir diğer ot olan şevket-i bostan'ın (askolibrus) olmamasını dert etmiyoruz :)
Güveçte tereyağlı karidesin görüntüsü zaten herşeyi anlatıyor. Fazla söze gerek bırakmıyor. Oburcan kardeşiniz gereken ilgiyi alakayı fazlasıyla gösteriyor ve tam puan veriyor.
Adettendir , böyle bir sofra kalamar tavasız olmaz. Kalamar'ın lezzeti ve kızartması inanılmaz , mest edici. Sosu da aynı derecede başarılı. 
Balık olarak Tekir istedik. İlla ki tava olacak. Önce şunu belirtelim ; bu restoranın ustası kızartma nasıl yapılır çok iyi biliyor. Kalamar da çok iyiydi , Tekir de. Helal olsun. Yediğim en güzel tava balıklardan bir tanesi.
Bitmesini hiç istemediğim bir yemek oldu ama maalesef sonuna geldik. Son tabağımız tatlı , fırında helva. Alerjim nedeniyle sadece 1 kaşık yiyebildim ancak helvayı da çok beğendim.
Bir yemekte bu kadar çeşit yerken , her birini bu kadar beğendiğimi uzun zamandır hatırlamıyorum. Hani "ortamın da etkisi vardır Oburcan" diyenler olabilir , ama inanın değil. Her biri ayrı güzellikteydi. Üstüne ortam , rakı ve sohbet eklenince daha da güzelleşti. 








Bu otelde kalmayı çok isterdik ama zamanımız olmadığı için gelecek sefere diyoruz. İçini gezdik , son derece güzel dekore edilmiş. Arka güvertede bulunan restoranda bir keyif kahvesi içmeden duramadık. Tavsiye ederim , en azından bunu yapın!

Masada kıvranarak kebabımızı bekliyoruz. İşte o an. Tekrar ediyorum , Türkiye'nin en iyi İskender'i budur!!! Eti , tereyağı , yoğurdu , sosu... Hepsi nefis.
Yemek bitince üstümüze çöken tatlı ağırlığı çay ikramı ile dağıtmaya çalışıyoruz. Son sözlere gelelim ; her ne kadar çok iddialı bir laf ettiysem de işin bir de şu tarafı var: tamam İskender çok güzeldi ancak yine de eskiden aldığım o insanı titreten , aklını başından alan , kendinden geçiren , dilini damağını uyuşturan lezzeti alamadım. Mevcutlar içinde en iyisi , laf yok. Ancak eski lezzetin zamana yenik düştüğü de aşikar. 1 porsiyon İskender 18 TL.
İskender'in yanında geleneksel olarak üzüm şırası içilir. Şıra kendi üretimleri ve denemeniz şiddetle tavsiye edilir.










Buranın 2 spesiyalinden bir tanesi köftesi. Köfte harika. Son zamanlarda yediğim en iyi köfte diyebilirim. Kırkpınar Lokantası , Edirne yakınında kendi çiftliğinde beslediği hayvanların etlerini kullanıyor. Eti gerçekten özel. Ancak sadece et değil , ince doğranmış soğanı , tam karar ekmeği ve az baharatıyla köfte reçetesi de gayet iyi. Tüm bunların üzerine ızgarada kararında pişirilmiş olması eklenince ortaya bu güzel lezzet çıkmış. Burada 1 uyarım var ; köfte , suyunu muhafaza etmesi için biraz az pişiriliyor , içi pembe kalıyor. Bence harika ancak eşimin hoşuna gitmedi. Restoran yetkilileriyle konuştuğumda bayanların bu konuda daha hassas olduğunu bildiklerini , bayanlar için hazırlanan köftelerin biraz daha fazla pişirildiğini belirttiler , ki bence de doğrusu bu. Bence en iyisi en baştan tercihinizi buna göre belirtmeniz. Fakat sonuçta bu nefis köfteyi tatmanız şart!!!

Tatlı olarak peynir helvası aldık. Görüntü ve lezzet olarak höşmerim benzeri.



