21 Şubat 2009 Cumartesi

Menemenci Selahattin - Çakallı - Samsun



Ankara-Samsun karayolunda Samsun'a 40 km. kala virajlar arasında yol alırken Çakallı mevkiinde 2-3 km.lik bir düzlükle karşılaşırsınız. Bilenler burayı menemencileri dolayısıyla bilir. Gerçi tabelalarda "melemen" yazdığını da görürsünüz ama aldırmayın. Bu menemencilerden en ünlüsü Samsun'a giderken sol tarafta Selahattin ve Oğulları'dır. Son derece salaş bir yol lokantası olan Selahattin'de menü sadece menemenden oluşur. Yanında arzu edene domates söğüş servis edilir. Menemen çeşitleri şunlardır ; sade , kaşar peynirli , sucuklu , pastırmalı ve kavurmalı. Dün bu lezzetin nereden geldiğini merak edip mutfağa girdim ve şu sonuçlara ulaştım ; gördüğüm kadarıyla menemen tarifleri genelde 2 gruba ayrılır , soğanlı ve soğansız olanlar. Bence artık bu tartışma bitmiştir. Reçete son derece basit , soğan yok!! Eski model bir sahanda hatırı sayılır bir parça tereyağı eritilir. Üstüne domates ve biber kesilir ve bu malzemeler eriyene kadar pişirilir. Üstüne yumurta vs. diğer malzemeler katıldığı zaman işte o müthiş lezzet ortaya çıkar. Yanında yassı ekmeği , 1 bardak çay ve 1 şişe su ile hesabınız 5 TL. Sucuklu,pastırmalı ve kavurmalı olursa 6 TL. Oldukça hesaplı... Genelde çatala gerek kalmadan ekmeği bandıra bandıra menemen biter. Son olarak 2 uyarı ; müşteri portföyü kalabalık bürokratik gruplardan kamyonculara kadar geniş bir yelpaze olduğu için bayanlara yan tarafta ayrı bir bölüm olan aile salonunu kullanmaları tavsiye edilir. Ve Çakallı mevkiinde mutlaka radar vardır , hız limitlerine mutlaka uyun , radar cezası keyfinizi kaçırırsa bu lezzetin tadına varamazsınız. Benden söylemesi...



3 yorum:

sihirlirloklava dedi ki...

şimdi olsa yerdim...yolda molalarda yenince de başka bir lezzetli oluyor...

avşa adası dedi ki...

5 liraya iyiymiş valla. menemen yemek isteyince lades e gidiyorum bende...

Unknown dedi ki...

ilk zamanlardaki halinizle şimdiki arasında hem temizlik, hem ilgi alaka, hem de hem de müşterinin istek ve beklentilerini anlamaya/yerine getirmeye yönelik uçurum var maalesef....afedersiniz ama ortalığı......... götürüyor.çay istiyoruz,bardağın kenarları vr dışı bir önceki müşteriden kaldığı belli artıklarla kaplı.menemeni bölmek için ilave bir kap istiyorsunuz; önünüze gelen kap eskimiş, kirlenmiş, yamulmuş, rengi kaçmış plastik veya mika bir tabak ve hayvanın önüne atar gibi atıp gidiliyor.sıkıntınızı ifade etmeye kalktığınızda bakışlarıyla, gözleriyle ve lisanı halleriyle dövmekten beter ediyorlar ve "bu da nereden geldi böyle, gitse de kurtulsak" modunda bir durumla muhatap oluyorsunuz maalesef. ve bu anlattıklarım 02/05/2011 de yani henüz yeni olan bir durumdan bahsediyorum....ben samsunluyum ve bursada oturuyorum, istanbuldan çok özel ve çok önemli misafirleri anlata anlata bitiremediğim menemenciye götürüp güya özel bir misafirperverlk sunduk!!!!!!!!nerden götrdük bu selahattin efendi ve oğullarına , götürmez olaydım...evet oraların menemeni ve kara fırın ekmeğinin kendine has bir damak tadı var, ancak artık bu damak tadını bundan böyle diğerlerinde gidereceğim. bahsettiğim selahattin efendi ve oğullarına da bir not; bu çeşme her zaman böyle akmaz, oraya gelenlerin insan olduğunu, temiz bir mekan, ilgi alaka , güleryüz beklediklerini bence unutmayın, aksi halde müşteri sizi kafasından da piyasadan da siler, bugünlerinizi çook arasunuz...haaa on bir not; servise bakan elemanların üst baş ve el/tırnak temizliğini de bi gözden geçirin isterseniz.... yavuz özdemir 0 532 323 23 40

ShareThis

Related Posts with Thumbnails