22 Temmuz 2010 Perşembe

SEASIDE - ALAÇATI - İZMİR

Çeşme'nin bizim gibi su kuşları için en büyük anlamı tabi ki denizidir(yemek konusunu saymıyorum , o her zaman her yerde mevcut). Bu nedenle iskelesi olan , denizi güzel , şezlong vs. eksiği bulunmayan bir yer aradık. İlk durağımız Seaside. Seaside gündüz ve gece yaşayan bir mekan. Gündüz denize girilebilen bir beach club , gece ise yemekten sonra eğlence mekanı. Sık sık konserler düzenlendiğini belirtelim , ki sanırım son yılların en önemli konseri yarın akşam olacak , The Cranberries!!! Evet dostlar. Mecburiyetten geçen hafta gittiğim tatilimi 1 hafta erteleyememenin ve Dolores'i kaçırmanın üzüntüsünü yaşıyorum!!! Yine de yarın öğleden sonra kaçasım yok değil!! Belli olmaz...
Seaside'ın yeri biraz uzak. Port Alaçatı'yı geçtikten sonra tabelaları takip ederseniz 5 dakika sonra ulaşıyorsunuz. Arabasız ulaşım imkansız. Seaside sizi sakin bir koyda tek başına  bekliyor. Koyda ve Seaside'ın içinde herhangi bir ağaç ve türevinin olmaması çorak görünmesine neden oluyor. Sahilde klasik şemsiyeler ve şezlonglar. Erken giderseniz sayıları 10 tane olan üstü kapalı kulübelerden birini kapabilirsiniz.
 Biz bir tanesini kaptık. Her yer yastık olduğu için çok rahat. Üstünün kapalı olması nedeniyle güneşin sıcağı içeriyi etkilemiyor. İçeride serin serin oturuyorsunuz.
Gelelim denize. Kumlu ve sığ bir deniz. 1 tane iskele var. Ancak su buz gibi. Anlayamadığım bir şekilde bu koyda deniz suyu sıcaklığı Çeşme'nin diğer yerlerinin 2-3 derece altında. Girmek dert , 5 dakikadan sonra eller , ayaklar soğuktan sızlamaya başlıyor!! Benden söylemesi.
Seaside'ın restoranının geniş bir menüsü var. Pizzalar , makarnalar , burgerler , wrap'ler , tatlılar , alkollü ve alkolsüz içecekler olarak seçenek bol. Biz yemek yemedik ancak gördüğüm kadarıyla hepsi başarılı.
Gündüz kadar gece mekanı olan Seaside'da konser ve partileri de kaçırmamak lazım. Gidenlerden dinleyebiliriz.
The Cranberries konserine gidenler Dolores'e benden selam söylesin lütfen :)

Seaside
Piyade Kumluğu Liman Mevkii
Alaçatı - İzmir
Telefon : 232 - 716 98 99
              232 - 716 88 18

21 Temmuz 2010 Çarşamba

TEPE KAHVE - ÇETİN'İN YERİ - URLU KÖYÜ - İZMİR

 Çeşme tatili önce yaptığım araştırmalarda kahvaltı için hep aynı adres karşıma çıktı. Hatta Türkiye'nin en iyi 10 kahvaltısı arasında 5 yıldızlı otellerle yanyana gördüğümü bile hatırlıyorum. İzmir-Çeşme otoyolunda Zeytinli tabelasından çıktıktan ve ileride sağa döndükten yaklaşık 5 km. sonra sol tarafta yer alıyor. Çeşme'ye 30 km. Kahvaltı için 30 gidiş , 30 dönüş , toplamda 60 km. yol yapmak Oburcan motivasyonu gerektiriyor!!
Tipik bir yolüstü tesis. Fazlasıyla salaş ama dert değil , yeter ki lezzeti bizi memnun etsin. 
Arabamızı ön tarafa park ettikten sonra masamıza oturduk.
 Masamız kısa sürede doldu.
 Havuç reçeli enfes. Tabi bunda içinde portakal kabuğu parçalarının mevcudiyeti faktörünü de hesaba katalım. Yine mi portakal kabuğu demeyin , önce bu reçeli deneyin!!!
 Zeytinyağı ve salça , kahvaltı için ilginç bir ikili. Ben salçayı daha çok sevdim ama toplamda çok fazla renk kattığını söyleyemem.
 Beyaz peynir ve İzmir tulumu ortalamanın üstündeydi.
 Lor ve biberli zeytinyağını beğendik. Güzel bir ikili olmuş.
 Daha önce de yazmıştım , bu bölgenin zeytinlerinden beklediğim tadı alamadım. Bunlar da vasat.
 Bal ve kaymak lezzetli. Ekmeğe sürme suretiyle tamamen bitirildi.
 Buraların klasiği lor ve karadut reçeli. Her ikisi de lezzetli. Bakalım Semih bu tabağa ne diyecek? Hala kendi loru döver  mi acaba? :)
 Ekmek Balıklıova kara ekmeği. Hafif kızarmış ve harika. Sürülebilir herşeyi sürdük ve ekmeği de bitirdik.
 Sahanda peynirli yumurta tereyağı ile yapılmış , çok beğendik. Yumurtası iyiymiş , anlaşıldı.
 Dostlar domates resimde gördüğünüz gibi kan kırmızı. Böyle güzel domatese sık rastlanmaz. Yanındaki biber ve salatalıklar da taptaze , yeni toplanmış olduğu her halinden belli.
İnternet yazılarında mekanın en özel lezzetleri arasında kahvaltıda sunulan kızartmalardan bahsedilmişti ancak kızartmayı sadece haftasonları çıkardıklarını söylediler. Ne yazık!! Haftasonu mantığıı anlamak zor çünkü burası zaten tatilci ağırlıklı bir bölge ve haftaiçi gitmemize rağmen kahvaltı için kalabalık bir topluluk oradaydı.
Yine de bizden yükselen ah'ları  vah'ları dikkate aldılar sağolsunlar ve az sonra masamıza öğle yemeği için hazırlanan zeytinyağlı dolma getirdiler. İnce bir hareket , tebrikler. Dolmanın lezzeti iyi olmakla beraber içinde sadece pirinç olması biraz garip!!

Tepe Kahve , lezzet olarak bizi üzmese de Türkiye'nin en iyi 10 kahvaltısı içine girecek bir yer olamaz. Bu da daha önce yazdığım o meşhur en iyi 10 listelerine şüpheli bakışımı pekiştirdi. Tekrar gelir miyim ? Alaçatı'dan gelmem , yolum düşerse gelebilirim. Karar sizin.
Not: Yan masadan işletmenin devir olduğu yönünde yorumlar işittim , bilginize...

Tepe Kahve - Çetin'in Yeri
Barbaros Urlu Köyü Mevkii
İzmir
Telefon : 232 - 772 81 91

20 Temmuz 2010 Salı

TUVAL - ALAÇATI - İZMİR

 Alaçatı'da akşam vakti. Bütün gün yüzdük , gezdik. Bu tatil gününü güzel bir akşam yemeğiyle noktalamak amacıyla Kemalpaşa Caddesi üstünde yer alan Tuval'e geldik. Tuval , caddenin en kalabalık bölümünde yer alıyor. Rezervasyonlu veya biraz erken giderseniz kendine ait küçük cepte yer bulma şansınız olabilir. Caddenin kalabalığından , gelen geçenin meraklı gözlerinden biraz daha uzak kalabilirsiniz. Biz de kuytuda yer bulabilen şanslılardanız.
Dar sokaklarda , taş binalar arasında yer alan Tuval'in ambiyansı gayet güzel. Müzik seçimleri mükemmel. Garsonlar hızlı , her ne kadar gecenin ilerleyen saatlerinde sokağın kalabalığı servisi zorlaştırsa da , aksaklık olmadı.
 Baharat destekli zeytinyağı ve domates tabağı kepekli ekmekle birlikte anında masada. Buralar zeytinyağı memleketi. Üzmemesi lazım , üzmedi de. 

Karışık Ege mezeleri ile başladık. 4 çeşit meze içeriyor. Tüm mezeleri aynı tabağa koymak yerine 4 ayrı tabak içinde servis edildi. Bu şekil çok daha iyi oldu. Önce patlıcan salata. Peşinen söyleyebilirim , 4 mezenin en başarılısı. Olağanüstü bir lezzet. Patlıcanlar iyi közlenmiş , tadı isli. Kaliteli zeytinyağı ve peynirle birlikte harika bir meze olmuş. Gelecek sefere 4 çeşidin 2 tanesi bu tabak olabilir.
Fava , benim çok sevdiğim bir mezedir. Sevdiğim usül  hafif tatlı yapılmış. Kıvamı ve tadı enfes. Tam bir Ege mezesi. Üstünde gezdirilen zeytinyağı , dereotu ve kırmızı soğan ile eksiksiz bir sunumu var.
Yoğurtlu semizotu sunum olarak başarılı fakat lezzet olarak ilk 2'nin gölgesinde kaldı. Karışık meze tabağının 4 mezesi için zayıf. Bence semizotu yerine Ege bölgesine özgü otlardan biri daha iyi olacaktır.
Zeytinyağlı enginar da lezzet olarak tatmin edici ancak 4 meze içinde zayıf kalmış. Enginarın çok daha değişik sunumları mümkün. Bu fazla bilindik.
Alaçatı'da ilk gecemizin içeceği rakı.
Salata için tercihimiz Tuval salata oldu. Lezzetine diyecek söz yok. Taze ve çeşitli malzemelerle lezzetli bir sos ve üstünde peynir çeşitleri. Ancak benim hatam oldu ; tercihim daha otlu , daha Ege işi bir salata olabilirdi. Bu salata daha café işi.
1. ana yemeğimiz dil balığı ve karides şiş. Dil balığı güzel pişmiş , kurumamış. Yanında karides , biber ve taze soğan  ızgara edilmiş. Üstünde börülce ve sosuyla zengin bir lezzeti var. Aklınızı başınızdan alacak değil ama keyif veriyor.
2. ana yemeğimiz buraların meşhur sütlü levreği. Levrek lezzetli , sütlü sosu da tahminimin çok ötesinde yakışmış. Yanında patates püresi ve üstünde börülce de bu tabağı iyi tamamlamış.
Saatler ilerledikçe trafiği artan hatta bazen İstanbul'u hatırlatırcasına durma noktasına gelen yaya trafiğine uzak kalmanın avantajını hissettik. Yol kenarında oturanlar sıkıntılı. Tuval lezzet olarak bizi uçurmasa da güzel bir esintiydi diyebilirim. Aklımda harika patlıcan salatası kaldı. Bu civarda fiyatlar birbirine yakın. Mezeler 10-25 TL , ana yemekler 30-40 TL. Biz 125 TL ödedik. Ayrıca menüde değişik et çeşitlerinin bulunduğunu ve geniş bir şarap menüsüne sahip olduğunu da yeri gelmişken belirtelim. İnternette araştıranlar Tuval'in dövülmemiş bonfilesinin meşhur olduğunu okuyacaklar. Biz balık kararıyla geldiğimiz için deneyemedik. Deneyenlerin yorumlarını beklerim.

Tuval
Kemalpaşa Caddesi No:83
Alaçatı  Çeşme  İzmir
Telefon : 232 - 716 98 08

19 Temmuz 2010 Pazartesi

KUMRUCU ŞEVKİ - ILICA - İZMİR

Çeşme'ye kadar gelip , Ilıca'dan ülkemize yayılan bir lezzet olan Kumru yemeden dönmek olmaz değil mi? Biz de kendimizi bu lezzetten mahrum etmeyelim dedik. Zaten bu blogu az çok takip eden herkes anladı ki şimdiye kadar mahrum ettiğimiz bir durum olmadı. Ben her zaman  "aklımda kalacağına midemde kalsın" ilkesini şiar edindiğim için zorunlu haller dışında birşey kaçırmam :)
Kumru hakkında kısa bilgi verecek olursak , ekmeği özel , öyle her ekmekten olmuyor. Nohut mayalı  ekmekten yapılıyor , üstü susamlı. Ekmeğin şekli kumruya benzediği için bu adı almış. İçinde salam ve sucuk var , sosis yok!! Üstüne domates ve kaşar peyniri. Hepsi bu. Orijinal tarifte ketçap , mayonez yok ama masalarda mevcut. İsteyen ekleyebilir. Yine de ben aslına sadık kalınması taraftarıyım çünkü ilaveler olmadan da fazlasıyla lezzetli.
Kumrucu Şevki'nin Çeşme ve Ilıca'da şubeleri var. Biz Ilıca sahilindeyiz. Deniz havası bir yandan , akşamüstü serinliği diğer yandan , keyfimize diyecek yok çok şükür. Acıkmış olmanın getirdiği motivasyonla Şevki'de siparişimizi verdik. Kumru deyip geçmemek lazımmış , çeşitleri varmış. Biz en dolusu olan Yengen siparişi verdik. Masaya ilk olarak turşu geldi , Çubuk turşusunun yanından buralara gelmiş biri olarak turşuyu beğendim.
İşte Kumru. Ekmeklerin içi de ızgarada ısıtıldığı için elinizi yakacak kadar sıcak. Peynir yarı erimiş halde. Az daha erise beni de eritecek. En heyecanlı noktadayım. Ekmek çıtır çıtır. İşte Kumru buymuş. Lezzetli malzemelerin çok dengeli bir karışımı. İçine konulan her malzeme kendi başına lezzetli olmakla beraber , biraraya gelince hiçbiri diğerinin tadını bastırmıyor. Hepsi ahenk içinde dilinizin üstünde dans ediyor. Enfes.  





Alt tarafı ızgarada kızartılan peynirler , kızaran taraf üste gelecek şekilde , altüst edilerek en üste yerleştiriliyor.

Bugüne kadar Ankara'da Kumru yemiştim o başkaymış , bu bambaşka. Kumru hem lezzetli , hem de ekonomik bir yiyecek. Fiyatları 5-6 TL. Ilıca'da Kumrucu Şevki'de Kumru yemek güzel ama sorun bunu Ankara'da bulabilmek. Arayacağız ama ne kadar benzerini buluruz bilemem.

Kumrucu Şevki
İnkılap Caddesi  Karadede blok
No:97/G 
Çeşme  İzmir
Telefon : 232 - 712 64 93

Ilıca Sahil
Telefon : 232 - 723 23 92

Alaçatı
Telefon : 232 - 716 60 16

İzmir Karşıyaka Bostanlı
Telefon : 232 - 330 86 00

Teraspark AVM  Denizli
Telefon : 258 - 373 81 83-84

18 Temmuz 2010 Pazar

İMREN HELVA VE TATLI EVİ - ALAÇATI - İZMİR

Alaçatı'da kahvaltı için seçtiğimiz ilk yer İmren.  Gitmeden önce yaptığım araştırmaların ilk sıralarında hep İmren ismini görmüştüm. Sadece kahvaltı değil , günün her saatine uygun yiyecek birşeyler bulunabilir.
Kısaca İmren'den bahsetmek gerekirse 1941 yılında Selanik göçmeni bir aile tarafından Alaçatı'da açılmış. Alaçatı'nın bu kadar popüler olmadığı dönemlerde sessiz sedasız faaliyetini sürdüren işletme , turizmin kelimenin tam anlamıyla patlamasının ardından olduğu yerde saymamış ve gelişen koşullara uyum sağlamış. Şimdi dekorasyon , menü çeşitliliği ve şubeleşme açısından rakipsiz bir durumda.
Kemalpaşa Caddesi'nde bulunan İmren'e geldik. Klasik Ege kahvaltısı alacağız. Personelin karşılaması gayet güzel. Masamıza oturduk. Dekorasyona bayıldık. Bölgenin karakteristik taş bina mimarisine uygun şekilde dekore edilmiş.

İçeride kalan zeytin ağacının korunması nedeniyle bravo. Zeytin ağacı aynı zamanda çok iyi bir dekor olmuş..
Personel sipariş aşamasında 1 kişilik kahvaltının bile 2 kişiyi fazlasıyla doyuracağını belirttiler. Ayrıca kahvaltı ile sınırsız çay verildiği için içecek olarak bir sıkıntı olmayacağı söylendi. Aynen dedikleri gibi çıktı. Kahvaltı 2 kişiyi doyuruyor. Seramik demlikte gelen çay bitmeden , soğumuştur denilerek değiştiriliyor. Servis gerçekten iyi. Tebrikler.
Yine de bu sıcak yaz sabahında eşim kahvaltıya ev yapımı bir limonata ile başlamak istedi. Limonlar buraların limonu. İçinde taze nane yaprakları ile limonata hem ferahlatıcı , hem de çok lezzetli. Ben ise sabahları çay içmeden afyonum patlamadığı için 1 demlik çayı yanıma alıyorum...
Tereyağı bal ve kaymak ile Ege kahvaltımız başlıyor. Bal güzel , kaymak ise muhteşem. Bugüne kadar yediğim en güzel kaymak diyebilirim!!Sadece bu kaymak için bile İmren'de kahvaltı yapılır!!
Taze ekmek çeşitleri ve simit(gevrek). Bundan sonra yazacağım yerlerde de görülecektir. Her yerde ekmeklerin bu çeşitliliği şaşırtıcı. Genelde kullanılan ekmeğin de klasik beyaz ekmek yerine buğday ve çavdar ekmeği olması çok hoş.
Ege kahvaltısının en can alıcı noktası ev yapımı reçeller. Resimde altta gördüğünüz reçel Antep fıstığı reçeli ve lezzetini kelimelerle anlatamayacağım. Tatlılığı ideal ama o tatlı tadının yanında hafif bir ekşiliği de var ki ikisi birlikte bambaşka bir şey olmuş , harika. İlk defa yedim ama geri dönerken mutlaka 1-2 kavanoz götürmeye karar verdim , götürdüm de :)  Alaçatı'dan alınabilecek en iyi hediyelerden bir tanesi bu.
Zeytin konusu biraz ilginç. Bu bölge de zeytin bölgelerimizden biri olmasına rağmen ne İmren'de , ne de diğer yerlerde zeytinleri beğenmedim. Hepsinin lezzetinde bir hafiflik vardı. İmren'de siyah zeytinler yeşile göre biraz daha başarılıydı diyebilirim.
Masamızın Antep fıstığı reçeliyle birlikte diğer yıldızı da lor üstünde karadut reçeli. Tatlı tuzlu karışımlarını çok seven , kahvaltıda peynir ve bal karışımlarını sık sık kullanan bendeniz , lorun üstünde enfes karadut reçeline de kayıtsız kalamadım. Doğal olarak 2 kişiye yetmedi , 1 tabak daha istedik.
Peynir konusu da bu civarın kuvvetli olduğu konulardan. En başta İzmir tulumu geliyor tabi. Bununla birlikte kaşar peynirleri de genel anlamda başarılıydı.
Domates ve salatalığın en tazelerini yedik. Bunlar sanki tarladan az önce toplanmış gibi tazeydi. Üstüne az zeytinyağı ve tuz ilavesiyle harika oldu.
Bu tabak ta kahvaltının hoşluklarından bir tanesiydi. Kurutulmuş domates arasında peynir.
Tüm bu kahvaltı yetmezmiş gibi bir de üstüne peynirli menemen istedik. Taptaze domates , biber ve yumurta ile yapılan menemen de gayet güzeldi.
Böylece kahvaltımızı tamamladık. Tüm bu yediklerimiz , menemen hariç , 1 kişilik kahvaltıydı ve sınırsız çayla birlikte fiyatı 20 TL. Menemen ve limonata ile birlikte 30 TL ödedik. Kahvaltı için İmren iyi bir tercih. Aklınızda bulunsun.

Tabi İmren sadece kahvaltı mekanı değil. Dediğim gibi günün her saatinde yiyecek birşeyle bulabilirsiniz. Bir akşamüstü Kemalpaşa Caddesi'nde dolaşırken hem yorgunluğumuzu  atmak hem de birşeyler atıştırmak için İmren'de mola verdik. Çayın yanında sakızlı kurabiye yemeden olmaz. Lorlu kurabiyeyi de görünce karışık olsun dedik. Resimde görülen 1 porsiyon. İçinde 3 adet sakızlı , 2 adet lorlu kurabiye var. Her ikisi de harika ama içinde portakal kabuğu rendesi olması nedeniyle ben lorlu kurabiyeyi daha çok beğendim. Eşim ise sakızlıyı. Ama Alaçatı'ya gelmişken ikisini de mutlaka denemeniz gerekir!!!
Akşam oldu. Yemek sonrası çarşıda gezinti , alışveriş vs. , artık otele döneceğiz. Ama bitmedi , sakızlı dondurma ve sakızlı muhallebi var. Sakızın bu kadar çok alanda ne işi var diye düşünecek olursanız anlatayım. Çeşme'nin hemen karşısı Sakız adası. İsmiyle müsemma :)  sakızın merkezi ve cenneti. Hatta size şöyle bir bilgi verebilirim (Ayhan Sicimoğlu sağolsun) , adanın sadece güneyinde yetişiyor.Aynı ağaçları kuzeye dikiyorlar , ağaç yaşıyor ancak sakız üretmiyor. O derece de ilginç bir madde. İşte o sakızın Türkiye'de yetiştiği tek yer Alaçatı. Olay bu.
Sakızlı dondurmada sakızın o karakteristik tadını alıyorsunuz. Dondurmaya da çok yakışmış.
Sakızlı muhallebi de çok güzel. Sakız muhallebiye de hem çok yakışmış ve tadını zenginleştirmiş.

İşte İmren böyle dostlar. Sabahtan başlayan İmren turumuzu gece saat 12 civarında noktaladık , bugünlük tabi!! Ama ister Alaçatı'da olun , ister Çeşme'de mutlaka bir İmren göreceksiniz. Görünce aman kaçırmayın.

İmren Helva ve Tatlı Evi
Kemalpaşa Caddesi No:65
Alaçatı  Çeşme  İzmir
Telefon : 232 - 716 83 56

ShareThis

Related Posts with Thumbnails