6 Mayıs 2010 Perşembe

ALİ KAYA RESTORAN - AMASYA

Amasya'da 2. gün. Öğle yemeği için şehri tepeden gören en güzel nokta olan Ali Kaya restorandayız. Manzarayı tarife gerek yok , işte efendim , karşınızda Amasya...

Ali Kaya restoran 2000 yılından beri mevcut yerinde , ancak kuruluşu 1956. Olağanüstü konumu ile 50 yılı aşkın tecrübe birleşince ortaya çok güzel bir mekan çıkıyor.
Salata ile başlıyoruz. Malzemesi bol ve taze. Ancak sosu biraz eksikti , hafif ilavelerle tamamladık.
Buraya geliş amacım yayın balığı yemekti. Bu balık şehrin içinden geçen Yeşilırmak'tan tutuluyor. Aslında göl ve nehir balıklarıyla aram pek iyi değildir , lakin tavsiye üzerine denemeye karar verdik. Ve şefin tavsiyesi üzerine yayın balığını tava olarak aldık. Balık güzel , eti yumuşak ve lezzetli. Kabuğunun biraz daha kıtır ve tadının kuvvetli olması gerekirdi ancak bu da sınıfı geçer.Arkadaşım balıksever olmadığı için köfte tercih etti. Köfte nefis. Kömür ateşinde pişmiş ve isli bir tat almış. İlk tercih olabilecek kadar kuvvetli.
Restorandan çıkarken yan masaya giden Tokat kebabını gördüm. Görüntüsü ve kokusu itibarıyla beni çok etkiledi. Gidenlere duyurulur!!
Tatlı olarak yine tavsiye üzerine künefe aldık. Güzel bir künefe. Amasya'da kesinlikle bundan iyisini bulamazsınız.
Ali Kaya restoranda alkollü içki servisi olduğunu da belirtmekte fayda var. 2 yıl önce bir akşam burada rakı içmiş biri olarak gece halinin de ayrı keyifli olduğunu belirteyim. Fiyatlar hakkında bir şey söyleyemem , hesabı ben ödemedim. Sonuç olarak sadece Amasya'ya tepeden bakmak için bile gidilecek bir mekan , leziz yemekleri ve rakı keyfi de cabası.
Ali Kaya Restoran
Çakallar Mevkii
Amasya
Telefon : 358 - 218 15 05
358 - 218 06 01

5 Mayıs 2010 Çarşamba

AMASEIA MUTFAĞI - AMASYA

Yazıya başlarken kararsızım dostlar. Bu yazıyı Amasya yemeklerine mi ayırmak lazım , yoksa Amasya şehrine mi? Neden diye soranlar biraz sonra aşağıdaki Amasya fotoğraflarını gördüklerinde anlayacaklar. Burası inanılmaz bir yer. Bu kadar güzel ve romantik bir Türk şehri daha olduğunu düşünmüyorum. Her neyse , orta yolu bulalım , her ikisinden de biraz bahsedelim.
Amasya zengin tarihi , güzel coğrafyası ve bitki örtüsünün yanı sıra mutfağı ile de ülkemizin önde gelen şehirlerindendir. Çorbalar , etli yemekler ve hamurişleri açısından son derece geniş bir yemek yelpazesi vardır.
Amaseia Mutfağı , eskiler ismiyle müsemma derler , isminden de anlaşılacağı gibi Amasya yemekleri yapan bir yer. Tarihi bir binada yer alıyor. Bunun yanı sıra ızgara çeşitleri de mevcut.
Toyga çorbası ile başladık. Bildiğimiz yoğurt çorbasının daha kıvamlı ve daha nohutlu hali ve lezzeti müthiş. Bundan güzel bir başlangıç olamaz. Tam not aldı , hatta zaman zaman sadece çorba içmeye gelinebilir , o derece. Amasya Kayseri'ye uzak sayılır ama mantı sofralarda mutlaka bulunur. Mantı da çok başarılı , malzemesi bol , sosu harika.
Baklalı yaprak sarma değişik bir lezzet. İçinde bakla ağırlıklı bir karışım var. Bu civarın asma yaprağı meşhur olduğu için hemen her yerde yaprak sarmaya rastlamak mümkün ve yapraklar gerçekten leziz. Bu sarma da hem değişik , hem lezzetli.
Keşkek yine yöresel bir lezzet. Buğday , nohut ve etin birbirinden ayrılmayacak hale gelene kadar pişirilmesi ile yapılıyor. Ancak bulamaç kıvamına gelmiş Keşkek bizi pek memnun etmedi.
Yemek sonrası yöresel bir tatlı da istedik ancak her ne hikmetse Amaseia Mutfağı'nda tatlı yoktu. Çay ikramı ile bu güzel yemeği noktaladık. Fiyatlar son derece uygun , çorba 3 TL , diğer yemekler 5 TL.
Amaseia Mutfağı
Hatuniye Mahallesi
Hazeranlar Sokak No:3
Amasya
Telefon : 358 - 218 22 23

Yemek sonrası büyülü Amasya şehrinde , nehir kıyısında yürüyüş çok keyifli. Şehir hakkında hiç bir şey bilmeden birazcık yürümeniz bile buranın tarihinin ne kadar eskilere dayandığı hakkında bilgi verecektir.

Meraklısına Gezi Notları

Görmeden Dönmeyin
Amasya Kalesi
Kral Kaya Mezarları
Amasya Müzesi
Etnoğrafya Müzesi
Büyük Ağa Medresesi
Gök Medrese
Karsavul Hamamı
Fethiye Camii
Burmalı Minare Camii
II.Bayezid Külliyesi
Mehmet Paşa Camii

Yemeden Dönmeyin
Yaprak sarma
Bakla dolması
Bamya
Toyga çorbası
Kalburabastı
Börek



Otel odamın penceresinden manzara...

ULUS AİLE ÇAY BAHÇESİ - NİKSAR - TOKAT

Tokat - Niksar yolu 35. km.'de bir tepenin en yüksek noktasında bulunan Ulus Aile Çay Bahçesi , manzarası ve temiz havası ile aklınızı başınızdan alacak cinsten bir yer. Kendi halinde minicik bir yapı olan mekan bir aile tarafından işletilmekte. Bu yörede bilinen bir yer olduğu orada bulunduğum 45 dakika içinde gelen gidenden kolayca anlaşıldı. Dışarıda bulunan masada yerimizi aldık ve çay eşliğinde ızgara etimizi beklerken manzaranın keyfini çıkardık.


Börtü böcek çekmek sıkça yaptığım birşey değil , lakin burada insan bitki örtüsüne kayıtsız kalamıyor.
Girişte yer alan ızgarada etlerimiz pişmekte , kokusu tarifsiz...


Nihayet etimiz pişti ve masaya teşrif etti. Öğrendiğimize göre Niksar yöresinin kuzuları kullanılıyor. Lezzeti muhteşem. Çok iyi pişmiş ve içi suyunu korumuş. Ekmeğimizi önce etin üstüne bastırarak etin suyunu çektiriyoruz ve bu şekilde yemeye başlıyoruz. Bıçak verilmemesi itibarıyla , sadece çatal ve diş gücünüzle eti yemeniz gerekli ama gözünüz korkmasın , et yumuşacık. Yanında verilen ızgara domates ve biber de enfes.
Gelelim salataya. Aslında buraya geliş amacımız et yemek olsa da köy domatesi ve soğanı ile yapılmış salatanın lezzetini daha büyüleyici bulduk. Sadece bu salata bile tek başına ziyafet.
Temiz hava , güzel et , nefis salata , demli çay. Yaşamanın sadece nefes almaktan ibaret olmadığını tekrar hatırlattı bize. Size de tavsiye edeceğim. Havalar ısındı , çıkın dışarı , güneşi hissedin mutlaka , sessiz bir köşe bulun kendinize , böyle ziyafete de gerek yok hani , kendinizce bir lezzet kafidir , yaşadığınızı hissedin ve şükredin.
Ama yolunuz bu tarafa düşerse de Fevzi Usta'yı unutmayın!!
Ulus Aile Çay Bahçesi
Tokat-Niksar Karayolu 35. km.
Tokat
Telefon : 542 - 304 05 00

4 Mayıs 2010 Salı

KÖMÜRHAN KAVURMA - TOKAT

Benim gibi gezen , yiyen ve yazan tayfası için en heyecan verici anlar yeni bir yer , harika bir lezzet keşfettikten sonra bilgisayara ulaşıp yazmaya başlayana kadar olan zaman dilimi olsa gerek. Bu akşam bu heyecanı iliklerime kadar hissettim dostlar. Tokat'tayım. Daha önceden aldığım bir istihbaratı değerlendirerek Tokat'a 10 km. uzaklıkta bulunan Kömürhan Kavurma'da yemek molası verdim. İşin aslı şu ; akşam yemeğinde burası için planımı önceden yapmıştım , bu nedenle öğle yemeğini atladım ve kendimi Kömürhan'a hazırladım.
Yazıyı yazmadan önce internette Kömürhan Kavurma için yaptığım araştırmada ilginç bir durumla karşılaştım. Internette bahsi geçen , hatta kendi web sitesi olan Kömürhan Kavurma Elazığ'da!! Burası şube midir , değil midir , orasını bilmiyorum , ben sadece yediğimi değerlendirmekle mükellefim!
Tokat-Amasya yolu 10. km.'de Akpet istasyonu içinde yer alan Kömürhan Kavurma 24 saat açık bir mekan ve benim yemek yediğim akşam 9 civarında hemen hemen tüm masaların dolu olduğunu şaşkınlık içinde gördüm.
Yemek olarak sadece kavurma bulunduğundan siparişinizde içecek tercihinizi belirtiyorsunuz ve sipariş verdikten 30 saniye sonra kavurma ve domates söğüş masanızda sizi bekliyor. Sabahtan beri bu anın hayaliyle yaşamıştım!!
Domatesin yanında gelen soğan , bu etin yanında gidecek en güzel şey sanırım. Akşamın bu saatinde yaşasın soğan yeme özgürlüğü!!!!!

Ve işte kavurma... Muhteşem. Pamuk gibi yumuşacık bir et. Hani derler ya , ağızda dağılıyor diye , işte öyle. Hafif yağlı , yağı ise başka lezzetli...


Etin tadını tekrar hatırlamak bu olsa gerek. 2 kişi 2'şer porsiyon kavurmayı 2'şer ayran eşliğinde zorlanmadan yedik. Hesap 40 TL. Şimdi kötü haber ; böyle kavurma başka yerde yok , mecbursunuz Tokat'a kadar gelmeye. Ankara için franchising verirler mi acaba ? :)
Kömürhan Kavurma
Söngüt Köyü
Tokat
Telefon : 534 - 743 47 53
Meraklısına gezi notları
Görmeden Dönmeyin
Tokat Kalesi
Saat Kulesi
Yağıbasan Medresesi
Tokat Gök Medresesi
Hıdırlık Köprüsü
Sümbülbaba Zaviyesi
Taşhan Çarşısı
Pontika Antik Kenti
Koza Han
Ballıca Mağarası
Tokat Müzesi
Yemeden dönmeyin
Tokat kebabı
Zile pekmezi
Yaprak dolma

3 Mayıs 2010 Pazartesi

DOĞATA - ANKARA

Atatürk Orman Çiftliği dendiği zaman hemen bazılarının aklına kokoreç gelir. Merkezde , restoranların olduğu bölgedeki yerlerin birçoğu ön taraflarında bulunan ızgaralarında kokoreç , köfte ve sucuk ızgaraları gezenlerin gözleri önüne sererken , dumanları ile de gönüllerini fethetmeye çalışırlar. Bu mekanların en ünlülerinden olan Doğata'dayız. Haftasonu olması itibarıyla oldukça kalabalık. Tezgahta pişmeyi bekleyen Adana'lar ve sucuklar var ama biz kokoreç konusunda kararlıyız.
Kokoreç tezgahının başında duran çalışan usta hareketlerle kokoreçimizi ana parçadan keserek yan tarafta bulunan küçük ızgarada biraz daha pişiriyor ve sonrasında kesme tahtasına alarak küçük parçalara ayırıyor , tuz , kimyon ve pul biber ilavesi ile işlem tamamlanıyor. Bu sırada ızgarada ısınan ekmekler alınıyor ve tüm malzeme bir araya getiriliyor. Kokoreçten ateşin içine düşen yağ parçaları cızırdarken , dumanına maruz kalan kuyruktaki aç ahali sabırsızlık içinde söylene söylene sıranın kendilerine gelmesini bekliyor.
Sıcak ekmek arasında kokoreçin görüntüsü harika.
Ancak keşke lezzeti içinde aynı şeyi söyleyebilseydim. Baharat açısından zayıf ve çok yağlı. Bugüne kadar Ankara'da azımsanmayacak kadar yerde kokoreç yiyen Oburcan daha iyilerini yediği için bu lezzet onu kesmedi.
Ancak kalabalık benimle aynı fikirde değilmiş gibi tercihini ağırlıklı olarak kokoreçten yana kullanıyordu. Karar sizin. Fiyat 8,5 TL.
Doğata
Silahtar Cad. No:3
Tekel Fabrikası yanı
A.O.Ç. - ANKARA
Telefon : 312 - 211 03 80

ACIKTIM BEYAZ ET - ANKARA

Acıktım , Ankara'da paket servisi başlatan restoranlardandır. Atakule'nin karşısında kurulduğu yerde devam etmekle beraber , Hoşdere Caddesi'nde "beyaz et" şubesini açarak büyüme yolunda adım atmıştır. Acıktım Beyaz Et , tavuk çeşitleri ağırlıklı menüsüyle bizlere sağlıklı yemek alternatifleri sunar. Girişte yer alan grill tavuk makinesi içinde nar gibi kızarmış tavukları gördüğünüzde zaten pek şansınız kalmaz , en iyisi girin içeri , keyfinize bakın.
Yemek öncesi acılı ezme geliyor. Ezme güzel.

Sandviçlerin içinde sos olarak kullanldığını düşündüğüm bu karışım , lezzet olarak geçer not almakla birlikte fazlaca kremamsı yapısı , içinde aşırı miktarda mayonez kullanılmış olabileceği hissini uyandırıyor.

Benim tercihim ayıklanmış yarım grill tavuk , yanında nohutlu pilav ve kızarmış patates. Şunu belirtmem lazım ; kullanılan tavuklar markalı. Tavuk eti çok lezzetli , uzun zamandır bu lezzeti almadığımı anlamış durumdayım. Nohutlu pilav benim çok sevdiğim bir yemektir ancak burada pilavın tadı zayıf. Hele hele böyle başarılı bir tavuğun yanında bu pilav olmamış , mutlaka geliştirilmesi gerek!! Burası tavuk restoranı , bir miktar tavuk kaynatılıp suyu pilavda kullanılsa çok daha iyi olur.
Acıktım'da grill tavuk dışında pirzola , biftek , köfte , şiş , külbastı gibi ızgara ve sandviç çeşitleri de mevcut. Fiyatlar 8-10 TL arasında. Tavuk etinin daha sağlıklı bir alternatif olduğu düşünüldüğünde Acıktım Beyaz Et karşı konulması zor bir yer gibi görünmeye başlıyor.

Acıktım Beyaz Et
Hoşdere Caddesi No:210/D
Y.Ayrancı Ankara
Telefon : 312 - 442 25 50

1 Mayıs 2010 Cumartesi

MAZLUMLAR MUHALLEBİCİSİ - ESKİŞEHİR

Mazlumlar muhallebicisi Eskişehir'in en ünlü mekanları arasında yer alır. 1927 yılında bir Makedonya göçmeni tarafından kurulmuş ve kardeşleri ile birlikte bugünlere ulaşmışlardır. Zaman zaman belirttiğim gibi , benim pek sevmediğim "en iyi 10" listesinde "muhallebiciler " kategorisinde yer alması , böyle mütevazi bir işletmenin geldiği nokta hakkında fikir vermesi açısından önemlidir.
Eskişehir'de Haller Gençlik Merkezi içinde yer alan Mazlumlar'a bir akşamüstü uğradım. Kendi üretimleri olan kazandibi , keşkül , muhallebi , tavuk göğsü , ekmek kadayıfı , supangle ve dondurma beğeninize sunuluyor.


Benim tercihim tatlılar listesinin girişinde yer alan su muhallebisi. Tabi gül suyu içinde yüzer halde geleceğini bilmiyordum. Gül suyunu hiç sevmediğimi de belirtmem lazım. Ancak bu kadar gül suyuna rağmen , muhallebinin tadını alabilmem bir fikir veriyor olsa gerek. Eminim sade bir şekilde yendiğinde çok mutlu edecek.Eskişehirli arkadaşlarımdan öğrendiğim kadarıyla Mazlumlar'ın tüm ürünleri denemeye değer , yanında kendi yapımları olan limonatayı da unutmamak lazım. Fiyatlar 3,5 - 4 TL.
Yolu Eskişehir'e düşen herkes bu güzel kenti gezerken , zengin yeme içme dünyasına da ilgi göstermek istiyor. Restoranlar hakkında da sizlere elinden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışan
Oburcan , yemek sonrası tatlı krizleri veya biraz soluklanmak , dinlenmek ve enerji toplamak maksatlı molalarınız için Mazlumlar'ı şiddetle tavsiye ediyor.
Mazlumlar Muhallebicisi
Haller Gençlik Merkezi No:23
Eskişehir
Telefon : 222 - 320 71 18

30 Nisan 2010 Cuma

KÖFTE

Daha önce yazmadığım tarzda bir yazı yazmak istiyorum. Nedendir bilinmez , son zamanlarda bende aşırı bir köfte ilgisi hasıl oldu dostlar.Blog'da daha önceden yayınlanan yazılara bakarsanız köfte konusunda cennet vatanımızın değişik yörelerinden azımsanmayacak sayıda çeşidi tattığımı ve yazdığımı göreceksiniz. Lakin iflah olmaz bir köftesever olan bendeniz , bu sevgimi yazıya dökerek , Türk mutfağının bu eşsiz lezzetine bir nevi "tribute" yazısı yazmak amacıyla yola çıktım.
Köftenin tarihçesine baktığımızda Orta Asya'da yaşamış atalarımıza kadar uzandığını görüyoruz. Bazı Orta Asya yazıtlarında "Kueffettue" denilen ve yoğrulmuş et anlamına gelen bir yiyecekten bahsedildiği görülüyor. Mezopotamya'da ise etin bozulmasını engellemek için tuz ile karıştırma işlemi uygulanıyor ve ortaya çıkan bu yeni yiyeceğe "Kuffette" yani ezik et deniyor. Aynı kaynaklarda etin tahıllar ve otlarla karıştırıldıktan sonra haşlanarak veya sac üzerinde pişirilerek tüketildiğinden bahsediliyor.
Köfte'nin dünyaya bu topraklardan yayılmasının en önemli göstergesi ise birçok dilde köfte için kullanılan ayrı bir kelime olmaması , "etli karışım" veya "et topu" olarak ifade edilmesi.
Köftenin tadının baharatlarla zenginleştirilmesi ise Pakistan , İran ve Anadolu'da , bilhassa sultanların düğünlerinde ve dini törenlerde gerçekleşmiş. Kaynaklarda etin zencefil , zerdeçal , tarhun , kişniş , ekmek ve çeşitli tohumlarla karıştırıldığı belirtiliyor. Bu karışımlara "kufati" deniyor. Aynı dönemlerde Macaristan'da bulunan Batı Hun İmparatorluğu'nun milli yemeği olarak etli bir karşımdan sözediliyor.
Selçuklular zamanında Anadolu'da ezilmiş ete soğan , bulgur ve otların karıştırılarak ekmek kabuğu sarıldığı ve misafirlere ikram edildiği biliniyor. Osmanlı İmparatorluğu zamanına gelindiğinde köfte artık başlı başına bir yiyecek haline geliyor ve sadece köfte satan yerler açılmaya başlıyor. Yöresel bazda köftelerin çeşitlenmesi de yine aynı döneme rastlıyor.
Gelelim köfte çeşitlerimize ; kısa bir liste vermek gerekirse ; içli köfte , İnegöl köfte , İzmir köfte , mercimek köftesi , sulu köfte , Akçaabat köftesi , Sivas köfte , kadınbudu köfte , çiğköfte , patates köfte , Adana köfte , dalyan köfte , ekşili köfte , Sultanahmet köfte , Tekirdağ köfte , Akhisar köfte. Ülkemizde 300'e yakın köfte çeşidinin olduğunu da belirtmek gerek!! Burada sayamadığımız diğer çeşitlerden özür diliyoruz.
Köfte tarifleri konusunda aşağıdaki link sizi memnun edecektir.

Gelelim köftelerimizin resimlerine ;






Şunu diyebilirsiniz ; ya Oburcan , durup dururken bu nefis köfteleri aklımıza getirdin , bizim diyet ne olacak? Cevabım basit ; insan bazen içinden gelen sesi dinlemeli , bazıları bunun yerine "şeytan diyor ki" ifadesini de kullanır. Ben içimdeki şeytana uyarım , sonrasında cezama razıyım. 7 gün rejim , hoş gelmiş , başım üstüne. Veya siz içinizden gelen sese kulak verin , 7 gün rejimi boşverin ;)

28 Nisan 2010 Çarşamba

DEĞİRMEN - ANKARA

Adına Oltu kebabı , Cağ kebabı veya yatık döner dense de hepimiz ne olduğunu ve tadının ne lezzetli oldunu biliriz. Değirmen de Oltu kebabının Ankara'daki güzel örneklerinin sunulduğu yerlerdendir. Konumu itibarıyla öğle saatlerinde başkentin siyaset ve spor camiasının ünlülerini ağırlar.
Menüde Oltu kebap ve pide bulunur , sipariş vermenize bile gerek kalmaz. Masanız anında dolar ve Oltu şişleri gelmeye başlar.
Bulgur pilavı ile başlanır. Lezzetine diyecek yok ancak daha ilk tabakta doymayın sakın.
Piyaz'ı burada tam olarak bağdaştıramıyorum , belki de ondandır , çok iz bırakmadı.
Közlenmiş biberler hafif acı , dikkatli olmakta fayda var.
Turşu kaliteli , Çubuk turşusu olsa gerek.
Ve nihayet Oltu'lar taze sıcak lavaş eşliğinde gelmeye başladı. Oltu kebabı yapılan etin hafif baharatı ve terbiyesi onu çok özel bir hale getiriyor. Lavaş içinde tarifsiz bir lezzet. Burada usül siz tamam diyene kadar şişlerin devam etmesi , genelde 2 şiş yeterli oluyor.
Ankara'da benim bildiğim 4-5 tane restoran Oltu kebabını gerçekten lezzetli yapıyor ve Değirmen'de bu yerler arasında. En iyisi değil ama ilk 5 içinde. 1 şiş Oltu 9 TL , piyaz ve bulgur 4 TL.
Bu vesile ile sizlere yakın zamanda Oltu'nun anavatanına yapacağım yolculuğun müjdesini verebilirim. Takip ediniz , çok yakında...
Değirmen
Söğütözü Caddesi No:17
Söğütözü Ankara
Telefon : 312 - 285 06 06

ShareThis

Related Posts with Thumbnails