13 Mart 2010 Cumartesi

LİVA - ANKARA

Liva beni Ankara'da en şaşırtan yerdir diyebilirim. Bundan yaklaşık 10 yıl kadar önce ben Aşağı Ayrancı'da otururken Güvenlik Caddesi'nde kendi halinde ama lezzeti dillere destan ürünler satan bir pastaneyken oradan bugünlere gelmesi hem şaşırtıcı ama daha fazlası örnek alınası bir durumdur. Bugün Ankara'da kaç tane Liva olduğunu sayamamakla birlikte(merak edenler internet sitesine bakıp sayabilir) , bir pastaneden çıkıp hatırı sayılır bistro'ya dönmesi de önemlidir. Liva'yı yazmayı uzun zamandır istiyordum ancak fotoğraflayacak o kadar çeşit var ki , hepsini tek tek buraya almanın mümkün olmadığını görünce elimdekilerle anlatmaya karar verdim.
Gün Liva'larda erken başlar , değişik kahvaltı seçenekleri içinden sevdiğiniz bir tanesine karar verebilirsiniz. Mesela bakır sahanda tereyağlı sucuklu yumurta.
Açık büfelerden hoşlanmayanlar için değişik kahvaltı tabakları da mevcut.
Gözleme de yukarıda görülen Anadolu kahvaltı tabağına dahil.
Günün kalan saatlerinde gözleme çeşitlerinden burgerlere , pizza çeşitlerinden steak'lere kadar uçsuz bucaksız menü içinde gönlünüzün çektiğini keyifle yiyebilirsiniz.
Mesela Texas usulü Quesadilla , her ne kadar ismi uzak geliyorsa da lezzet olarak sizi mutlu edebilir. İçi sebze ve peynir dolu , yanında krema , jalapeno ve guacamole ile zengin bir lezzeti var.
Salata çeşitleri de çok Liva'da. Mesela Taco salad. Taco içinde salatası ve harika pişmiş etleriyle birlikte doyurucu ve leziz.
Liva'ların esas işi olan pastalardan hiç bahsetmediğimi biliyorum , çünkü özellikle yapmadım bunu. O kadar zengin bir alanı pek anlatamam gibi geldi , en iyisi o kadar çeşidi gidip kendi gözlerinizle görün. İlla ki özel bir gün için beklemenize gerek yok , herhangi bir gün , herhangi bir saatte kendinizi ödüllendirmek için de yapabilirsiniz.

CASİTA - ANKARA

Son zamanlarda Ankara'nın gözde yerlerinden birine geldik dostlar , Casita'dayız. Filistin Sokak'ta 2 ay önce açılan Casita ferah dekoru ve geniş bahçesiyle yavaş yavaş ilk işaretlerini gösteren ilkbahar ve yazın favori mekanlarından olacağı muhakkak. Casita'nın açılmasıyla Ankara'da faaliyet gösteren blog yazarları da bir anda aktifleşti , makinesini alan gelmiş , her yer blogçu :)
Casita , bazılarının iddia ettiği gibi İspanyolca değil , İtalyanca bir kelime. İtalyanca'da casa ev , casita ise küçük ev anlamına gelir , bilmeyenler öğrenebilir ;)
Havanın güzel olmasının avantajını kullanarak , bu güneşli Cumartesi öğle sonrasında bahçeye oturduk.
Önce masaya ekmek , zeytinyağı ve turşu geldi. Ekmekler çok taze değildi , dikkat. Hele ki böyle kaliteli zeytinyağı ve turşunun yanına yakışmamış.
Başlangıç olarak tavuklu Sezar salata aldık. Her Sezar salata siparişimde hafif bir gerginlik yaşıyorum , acaba Sezar sosun ne olduğunu biliyorlar mı diye , çünkü herkes kafasına göre sezar sosu yapıyor , az mayonezle parmesan peynirini karıştıran Sezar diyor. Ama bu Sezar sosu oldukça iyi. İşin aslı ben sosun tadını zayıf buldum ancak eşim çok beğendi , bu nedenle salatanın çoğunu o yedi. Salata malzemeleri çok tazeydi , tavuklarda hafif ızgara edilmiş ve çok lezzetliydi. Ancak tabaktaki salata miktarı yetersizdi.
Çökertme kebabı Ege bölgesinden bir lezzetimiz ve gayet başarılı. Eti çok lezzetli , altında yer alan kibrit patateslerle uyumlu.
Casita'da mantı çeşitleri çok ve hepsi iddialı. En iyisi 3'lü deneme tabağı olan Trio'dan almaktı. Trio'da fesleğenli , patlıcanlı ve Feraye , fırınlanmış mantı , çeşitleri bir arada geliyor. Benim en beğendiğim fesleğenli oldu. Krema sosu ve fesleğen çok lezzizdi. Patlıcanlı çok iz bırakmadı bende , daha geliştirilebilir. İçine taze nane konabilir veya üstüne peynir serpilerek lezzeti kuvvetlendirilebilir. Daha önce Feraye mantısını yaptığını iddia eden yerlerde bu mantıdan yemiştim ama onlar bu Feraye'ye uzaklarmış meğer. Bu Feraye güzel , süper bir lezzeti yok ancak değişik bir mantı , denemeye değer.
Yemeğimizi çay ikramı ile bitirdik. Casita yeri , dekorasyonu ve lezzetleriyle ümit vaad eden bir mekan. Ancak fiyatlarına göre gelen yemek miktarı az. Fiyat olarak Filistin sokakta bulunan rakipleri Big Chefs , Eat'n Joy , House Cafe ve Kitchenette seviyesinde ancak tabaklar oldukça küçük , bence en büyük risk bu.
Casita
Filistin Sokak No:41
GOP Ankara
Telefon : 312 - 446 21 00

ŞANLI EDESSA - ANKARA

Şanlı Edessa'da Ankara'nın klasiklerindendir. Emek 8. Cadde'deki yerine hatırladığım kadarıyla 15 yıldır giderim de , daha gerisini bilmiyorum. Ancak dün gittiğimde gördüm ki uzun zamandır Edessa'ya uğramamışım. Bu sürede bayağı değişmiş ve gelişmiş.
Menü geldiğinde bu değişimi anlıyorsunuz , menü aylık bir dergi formatında ve kalınlığında. Tüm tabaklar büyük ve detaylı resimlerle gösterilmiş. Ne yiyeceğinize karar vermiş olarak gitmiyorsanız menüyü incelemek bile oldukça zaman alabilir. Ben de bu zamanı sonuna kadar kullandım ama sonunda yemekler arasında kararsız kalmak büyük ihtimal.
Siparişin ardından masaya taze ve sıcak ekmek yanında gelen tabaklarla hızımızı kesmeye çalıştık.


Ben önce tabakaltı lahmacun aldım. Kenarları hafif yanmış olmakla beraber güzel bir lahmacundu.
Kolesterol açısından zengin olan arkadaşımın tercihi Osmanlı tava'nın tavuk versiyonuydu. Herşeyden önce görüntüsü çok zengin. Masaya gelince masayı dolduruyor. Domates , biber ve arpacık soğanlarıyla sac üstünde pişen tavuk çok lezzetli. Yanında gelen üstü erimiş peynirli üçgen pide parçaları da harika. Çok leziz ve doyurucu bir tabak.
Benim tercihim iç pilav üstünde hindi tandır oldu. Bu tabak ta çok zengin. İç pilav tam sevdiğim şekilde kestaneli , kuş üzümlü ve hafif tatlı. Üstünde hindi parçaları da tandırda çok iyi pişmiş.
Hindi tandırın yanında bir bonus tabak daha geliyor , bamya. Bazı yörelerde bamyayı suyu bol şekilde yaparlar ve çorba şeklinde içerler. Bu çorbaya yakın , hafif ekşili. Sadece bamya için bile bu yemek yenir!
Bu güzel yemek tatlısız olmaz , Edessa'da künefe yemeden kalkılmaz. 1 porsiyon künefe istedik ve paylaştık. Edessa'ya gidenler künefeyi de unutmasın lütfen. Üstü hafif çıtır pişmiş , arasında kalın bir peynir katmanıyla Ankara'nın en iyi künefelerinden diyebilirim.
Çay ikramıyla yemeğimizi tamamladık ama şimdi önümüzde işin zor kısmı var , tekrar ofise gidip çalışmak!! Dediğim gibi gitmeyeli Şanlı Edessa kendini çok geliştirmiş , menü çok zenginleşmiş. Meksika fasulyeli acılı tavuktan T-Bone Steak'e kadar birçok yeni lezzet eklenmiş. Benim size tavsiyem gitmeden önce aşağıdaki linkten web sitesine gidin ve menüyü detaylı olarak inceleyin. Kebaplar 15-20 TL , lahmacun 3 TL , tatlılar 6-9 TL. Gidin ve memnun kalın.
Şanlı Edessa
8. Cadde No:62/a
Emek Ankara
Telefon : 312 - 222 83 83
Atatürk Bulvarı No:241/A
Kuğulupark İçi
Kavaklıdere Ankara
Telefon : 312 - 468 78 50

11 Mart 2010 Perşembe

PAPAĞAN ÇİĞBÖREK - ESKİŞEHİR

Eskişehir'e günübirlik gitmişken siz sevgili Oburcan'lara eli boş gelmek olmaz dedim ve meşhur Papağan Çiğbörek Salonunu ziyaret ettim. Papağan , şehrin tam merkezinde Köprübaşı tarafında 1975'ten beri faaliyet gösteren , bu tip mekanların artık olmazsa olmazı ünlü resimleriyle dolu , küçük ve şirin bir yer. Çiğbörek ise Tatar mutfağından gelen leziz bir yemeğimiz. Papağan , Eskişehir'de çiğbörek konusunda ilk 3 içinde yer alır.
Siparişinizi vermenizin ardından 10 dakika içinde çiğböreğiniz tabağınızda. 5 adet leziz çiğbörek. Tek sorun , özellikle içinin , çok sıcak olması ve bu kokuya dayanmak ve beklemek zorunda kalmanız.
Kıymalı ve peynirli çiğbörekler mevcut. Dilerseniz aynı tabakta 2 çeşidinden de alabilirsiniz. Fiyat 5 TL. Bu paraya bu lezzet son derece tatmin edici.

Papağan Çiğbörek
Köprübaşı
Yalbı Sokak No:5
Eskişehir
Telefon : 222 - 231 43 62

10 Mart 2010 Çarşamba

BURGERSTORY - ANKARA

Burgerstory Ankara'da alışveriş merkezi furyasının son halkası olarak 12 Şubat'ta açılan Kentpark'ın içinde yer alıyor. Kentpark'tan başlayalım. Açılması biraz uzun sürdü , nihayet açıldı ama yenilik ve farklılık anlamında pek bir şey getirdiği söylenemez. Hatta beklentilerimin oldukça gerisinde kalmış diyebilirim. Zemin katta yabancı ve büyük yerli markalar var , girişaltı ve girişüstü daha yerel markalara verilmiş. O kadar büyük yapılmış ki bazı yerlerde gereksiz boşluklar kalmış. Sonuçta Panora,Ankamall,Cepa ve diğerlerinden farklı ve cazip bir yönü olmayan bir AVM daha. Başarılar...
Burgerstory konum olarak çok avantajlı , zemin katta , bir yanında Starbucks , diğer yanında Robert's Coffee var. Dekorasyonu güzel ve tanıdık geliyor. Big Chefs ile başlayan furya devam ediyor. Num Num , Eat'n Joy hepsi aynı tarz. Burgerstory'ye de gelince insan kendisini diğer yerlerde zannediyor. Tamam güzel ve rahat bir tarz ama bu kadarı yetmedi mi? Anlaşılan Gamze Cizreli olaya el atıp , daha güzelini yapana kadar bu tip yerler görmeye devam edeceğiz.
Menü güzel tasarlanmış. İsminden de anlaşılacağı üzere burger ağırlıklı , salatalar da mevcut.
Bu ilk ziyaret için benim tercihim BBQ Burger oldu. Görüntü güzel. Köftesi olması gerektiği gibi , fazla katkılı ve baharatlı değil , etin tadını alıyorsunuz. İçi hafif pembe renkli , kararında pişmiş. Ancak ekmek vasat , böyle bir yerde , hele hele bu fiyatlarla(bu konuya az sonra geleceğiz) daha lezzetli ve kaliteli bir ekmek şart. BBQ Burger'in içinde olduğu söylenen ve çok sevdiğim BBQ sosun tadını da alamadım , kendisine de pek rastlamadım. Yine de sonuçta etin kuvvetli tadı beni memnun etti. Yanında servis edilen patates kızartmalar çok yağ çekmiş , pek dokunamadım.
Diğer tercihimiz Rokfor soslu burger oldu. Diğeriyle sos haricinde aynı. Rokfor sosun tadı kuvvetli. Belli ki içinde hatırı sayılır miktarda rokfor peyniri var , bu güzel. Bu burger sosu itibarıyla daha başarılı.
Oldukça geniş olan menüde sadece 2 burger deneyebildik ancak fırsat buldukça yenilerini deneme kararı aldık. Burgerstory bize o ışığı verdi. Fiyatlara gelince , burgerler 15-20 TL civarında. Bu bir burger için önemli bir fiyat ve bence kalitenin daha gelişmesi gerektiğini gösteriyor. 2 kişi , 2 burger , 2 kola , 40 TL. Aklımda kalanlar , lezzetli et , vasat ekmek. Bakalım bir daha ki sefer ne olacak? Yakında , burada...

Burger Story
Kentpark AVM
Eskişehir Yolu 7. km
Zemin Kat Z-49A
Ankara
Telefon : 312 - 444 74 77

9 Mart 2010 Salı

ELMACIPAZARI GÜLLÜOĞLU BAKLAVA - ANKARA

Baklava eşsiz Türk mutfağının en güzel tatlılarındandır. Yurtdışına gidenler Yunanlıların baklavayı , ismini değiştirme zahmetine bile katlanmadan sahiplendiğini görüp ezikliklerine için için gülerler ama birçok yerde de baklava denince Yunan tatlısı çağrışımı yapar , bu da tehlikelidir. Sadece baklava ile kalsa iyi , birçok yemeğimizi alıp kendilerinin gibi satar uyanıklar , meze , dolma , cacık , imam bayıldı , bunlar isimleri değişmeyenler , bir de değişenler vardır , dönere gyros , şiş kebaba souvlaki derler. Neyse konumuz bu değil , konuya dönelim.

Biz burada işin aslını bildiğimiz için gerine gerine baklavamızdan bahsedebiliriz. Baklava denince de asıl mekanı Gaziantep'tir. İncecik açılmış hamuru , mis gibi kokan tereyağı ve şerbetiyle mutluluk kaynağıdır. Bir arkadaşım uzun zaman önce baklavanın nasıl yenmesi gerektiği konusunu şöyle açıklamıştı ; aşağıdaki resimde görülen ufak dikdörtgen baklavalardan 1 tane alınır , çatalla azıcık oynayınca zaten üst katmanı ayrılır , alttan fıstıkları veya cevizleri görünür. O fıstıklı kısmı alıp , fıstıklar damağınıza gelecek şekilde baş parmağınızla yukarı doğru bastırarak damağınıza yapıştıracaksınız. Sonra biraz bekleyerek şerbetin ağzınıza yavaş yavaş yayılmasını ve eğer baklava yeterince taze ve yumuşaksa damağınızda eriyişini hissedeceksiniz. Bilmem biraz olsun fikir verebildim mi?
Görüyorum ki Güllüoğlu konusu biraz karışık bir konu. İnternette Güllüoğlu ismiyle araştırma yaparsanız pek çok Güllüoğlu olduğunu ve hepsinin Gaziantep'li olduğunu görürsünüz.
Ankara'da Turan Güneş Bulvarı üzerinde açılan Güllüoğlu , Elmacıpazarı Güllüoğlu. Hangisinin "öz" Güllüoğlu olduğu konusunda bilgisi olan varsa ve yazarsa sevinirim. Ben gördüğümü yazdım. Geniş , ferah ve şık bir mağaza olmuş. Girişte sizi baklava çeşitleri ve hafiften bir tereyağı kokusu karşılıyor.


Baklavalar çeşit çeşit. Fıstıklı , cevizli ile başlıyor , bülbül yuvası , havuç dilimi ve kuru baklavaya kadar uzanan geniş bir yelpazesi var. 3 kişi gittik ve küçük bir karışık tabak istedik. Gayet leziz. Baklavaların hergün uçakla Gaziantep'ten geldiği üstüne basarak vurgulandı. Hepsi çok güzel , şerbeti tam karar kullanılmış , yerken zorlamıyor.

Gaziantep'te de baklava yemiş birisi olarak bu baklavanın Gaziantep baklavası olduğuna tanıklık edebilirim!! Fiyat konusunda Elmacıpazarı Güllüoğlu rakiplerinden biraz daha yukarıda. Israrla belirtilen hergün uçakla gelme ve malzeme kalitesinden dolayı bu fiyatların normal olduğu söyleniyor. Kilo fiyatları 35 -40 TL arasında. Fiyata rağmen yediğim baklavadan memnunum , tavsiye ederim.

Elmacıpazarı Güllüoğlu

Turan Güneş Bulvarı No:72/B

Yıldız Ankara

Telefon : 312 - 441 44 22

7 Mart 2010 Pazar

PİZZA AKROBASİSİ VE RAMADA OTEL'DE TATSIZ GECE - ANKARA

Pizza akrobasisi ülkemizde bilinmeyen bir alan ancak dünyada bu konuda ciddi yarışmalar ve organizasyonlar yapılıyor. İlgilenenler Google'da pizza acrobatics yazarak linkleri takip edebilir. Bunun için üşenenlere benden bir hizmet daha !! Aşağıdaki linke bakarak fikir sahibi olabilirsiniz.


http://noolmusic.com/google_videos/acrobatic_pizza_con_andrea_ripepi.php


Pasqualino Barbasso bu alanda 2 defa dünya şampiyonu olmuş , doğal olarak İtalyan :) , hem de Sicilya'lı!! Ankara'da İtalyan Kültür Merkezi'nin organizasyonuyla 3 gece gösteri yaptı.

Ramada Otel'de yapılan organizasyon büyük ilgi gördü ancak Cumartesi gecesi giden bizler kötü organizasyon nedeniyle keyifli bir gece yaşayamadık.

Önce gösteriye bakalım ; pizza hamuru belli bir büyüklüğe kadar açıldıktan sonra gösteri başlıyor. Merkezkaç kuvvetin etkisiyle çevrilen hamur gitgide inceliyor. İşte maharet burada devreye giriyor. Önce tek hamurla başlayan Pasqualino basketbol topuyla oynar gibi değişik figürler sergiledi. Hamura havada parendeler attırdıktan sonra bacakarası , reverse , omuz etrafında çevirme , kelebek , kurbağalama(tamam biraz abarttım :) hatta yere yatarak şovuna devam etti. Tek hamurun kesmediği anlaşılınca önce 2 sonra 3 hamura çıktı ve herkesi hayrete düşüren gösteriler yaptı. Labutlarla yapılan havaya atma hareketini dönen hamurlarla yaptı.

Birinin bu çocuğa yerçekimi denen şeyin ne olduğunu anlatma zamanı gelmiştir arkadaşlar!!
Gösterinin son bölümünde yaklaşık 1 metre çapında hamuru havada çevirdi.

Buraya kadar herşey güzeldi.Gösteriyi herkes ilgi ve beğeniyle izledi. Bu arada çeşit çeşit pizzalar servis edilmeye başladı. Pizzalar klasik İtalyan tarzı , ince hamur. Malzemeler peynir ağırlıklı , yanında ufak tefek karamelize soğan , kapari ve sucuğa rastlandı.

İlk pizzaların servisinden sonra uzun süre 2. tabaklar gelmedi. Bu arada gösteri bitti ve herkes beklemeye devam etti. Çünkü davetiyelerde ve ilanlarda sınırsız pizza servisi duyurulmuştu. Sınırsızı bıraktık , 2. tabak pizzalar bile gelmeyince salonda tansiyon yükseldi ve otel yetkilileri ile tartışmalar başladı. Bu arada Pasqualino sahnede gösteri yaparken bir çocuk nedeniyle salondakiler arasında kavga çıktı ve Pasqualino sahneden indi , içeride gösterisine devam etti. Sahnede kavga devam. Kavganın bitmemesi , salondan dışarı çıkarılamaması ve pizzaların hala gelmemesi insanları daha da gerdi. En sonunda bir miktar daha pizza servis edildi ama salonun yarısından fazlası zaten gitmişti. Konuştuğum otel yetkilileri "hazırlıksız yakalandık" şeklinde inandırıcılıktan uzak ve komik açıklamalarla bizleri teselli etmeye çalıştı ancak başarılı olamayınca muhtemel üst kattaki restorandan kalan tatlılar devreye sokuldu. "Ekmek bulamazlarsa pasta yesinler" der gibi , "pizza yok alın size pasta" tadında bir cevap oldu.
Gelen tatlı kazandibinin uzak akrabası olan bir tatlıydı ve pizza ile çok uyumluydu :)
Bu arada otel yönetimi kendince çok akıllı bir iş yaptı ve aksaklıkların başında daha kimse uyanmadan masalara eleman ve POS cihazı göndererek hesapları topladı. Yoksa kimse para falan ödemezdi!!
İnanın bu yazıyı yazarken bile canım sıkıldı , uzatmayayım , olan bizim Cumartesi gecemize oldu. Keyifle geçmesini arzu ettiğimiz gece zehir oldu. Otelden kaçarcasına uzaklaştık , Starbucks'ta birer kahve ile sinirlerimizi yatıştırmaya çalıştık.
Adresi ve telefonu yazmayayım , siz siz olun , Ramada Otel yazısı görürseniz hızla uzaklaşın.

4 Mart 2010 Perşembe

TAPS - ANKARA

Evvel zaman içinde Almanya'dan dönen arkadaşlarımız anlatır , biz de hayranlıkla dinlerdik,Almanya'da ne barlar var kardeşim,birayı gözünün önünde üretiyorlar.Cem Yılmaz'ın "elin Japon'u evinde video yapıyor,gelip burada dağ taş geziyor" esprisi gibi, elin Alman'ı evinde bile bira yapıyor türü efsanevi cümleler kurulurdu. Derken İstanbul'da kendi birasını üreten ilk barımız açıldı ve sonra yayıldı. Bu akşam arkadaşlarımızla birlikte Çayyolu Park Caddesi'nde bulunan Taps'tayız.
Önce kötüden başlayalım. Sigara içmeyen biri olarak sigara yasağını sonuna kadar savunuyorum. Sigaraseverler dumanlarını bizlerle paylaşmak isteyecek kadar ince düşünceli olabilirler ama biz onların dumanını istemiyoruz. Gördüğüm kadarıyla dışarı doğru yapılan ve üstü sonradan kapatılan çıkmalarda artık herkes rahatça sigara içebiliyor. Şu kadarını söyleyeyim ; yaklaşık 3 saat süren yemeğin ardından eve geldiğimde hayata küsecek kadar sigara kokuyordum!!! Kimse bu ülkede sigara yasağı var demesin!!
Taps'ın ortamı güzel ancak sigara dumanı heryere hakim. Kaliteli müzikler çalıyorlar. Masalar rahat,garsonlar kibar,hizmet hızlı.
Ben garsonumuzun tavsiyesine uydum ve mantar soslu bonfile aldım. Görünümü zengin , mantar sosu güzel ancak ana madde bonfile sert. Bir daha geldiğimde yermiyim ? Hayır.
Izgara tavuk gerçekten güzel. Tavuk iyi pişmiş ve lezzetli. Garnitürü de aynı şekilde.
Kebabi tabağının altında bazlama var. Üstte tavuk,köfte,et ve sos. Bu da güzel bir yemek. Tüm malzemeler lezzetli.
Fish and chips çok iyiydi. Hem doyurucu,hem de lezzetli.Garnitürü de zengin.
Tavuk şnitzel de yanında patates salatası ve üstünde baharatlı tereyağı ile birlikte güzel lezzetlerdendi.
Tüm bu yiyeceklerin yanında Taps biraları içtik tabi. Kendi üretimleri olması nedeniyle çok çeşit var,bir yerden başlamak lazım. Taps hem özel üretim biraları,hem de lezzetli yemekleri ile güzel bir mekan. Fiyatlar ; et yemekleri 25-30 TL , biralar 7-9 TL. Değişik başlangıçlar,pizzalar,makarnalar ve tatlı çeşitleri de mevcut.
Taps
Park Cad.
Alımcı Park Sitesi No:4/1
Çayyolu Ankara
Telefon : 312 - 240 23 90-91

AKROBATİK PİZZA DÜNYA ŞAMPİYONU ANKARA'DA


3 Mart 2010 Çarşamba

SAGARİS BALIKÇISI - ANKARA

Gördüğüm ve bildiğim kadarıyla Çayyolu halkı akşam yemeklerinde o civarda olmak ister. Evden uzaklaşmamak ve dönüşte olası bir alkol konrolünde riske girmemek adına benim de tercihim bu yönde oluyor. Bu nedenle muhitimizde olan mekanlara özel ilgi gösteriyoruz.
Sagaris'i uzun zamandır arkadaşlarımdan duyuyordum , biraz daha sakin olur düşüncesiyle haftaiçi bir akşam tercih ettik. Sagaris Erdemkent'i geçer geçmez sağ tarafta 2 katlı bir binada yer alıyor. Bahçesi var , eminim yaz akşamlarında keyifli de olacak.
Girişte sizi soğuk meze dolabı karşılıyor. Görüntü güzel , boş raflara bakıp neden diye sormayın çünkü o sırada servis var ve arka tarafta servis ediliyor.
Masada üzerinde zeytinyağı gezdirilmiş ve taze biberiye serpilmiş güzel bir beyaz peynir ve zeytinyağı vardı. Yanında kızarmış ekmekle açlığımızı bastırdık.
Salata güzel ve zengin görünüyor. Aynı ölçüde lezzetli de.
Kırmızı biber ezmesi özellikle tavsiye edildi ve edildiği kadar da varmış. Hafif acılı ama çok lezzetliydi. Bunu mutlaka deneyin derim. Midye dolmayı görünce dayanamam ama bunlar beni hayal kırıklığına uğrattı. İçi fazla kuru , lezzeti de zayıftı.
Ahtapot salatayı beğendik. Defne yaprağıyla ve üzerinde gezdirilen kaliteli zeytinyağıyla çok zengin bir lezzeti olmuş.
Tereyağlı karides çok güzeldi. Bazı yerlerde kullanılan karidesleri şu kadarcık tabakta bulmak için çaba sarfetmek gerekiyor. Ama bunun karidesleri kendini gösteriyordu açıkçası.
Kalamar tava da iyiydi. Yağ çektirilmeden kızartılmış ve rengi açık , lezzeti yerinde , sosu güzeldi.
Hamsi ızgara her yerde yapılan ve sevilen bir tür değildir,genelde hamsi tava yapılır. Ama ızgarası da güzel oluyor.
Balık olarak 2 porsiyon tekir istedik. Fotoğrafta 2 porsiyonu görüyorsunuz. Tekir'de mısır unuyla , iyi kızartılmış.
Son olarak tatlı aldık. Fırında helva geldi. Aslında ben bu tip helvayı çok sevmem ancak bu gerçekten başarılıydı. Yanında çay ile afiyetle yendi.
Tüm bu gördükleriniz 35'lik rakı eşliğinde 180 TL. Balığın porsiyonu 20 TL , 35'lik rakı 35 TL , kalamar ve karides 20 TL. Fiyat beklediğimizin biraz üstündeydi diyebilirim. Sonuçta 2 porsiyon balık var , hamsiyi de sayarsak 3. Fazla içki içilmedi. Ancak burada belirtmeden geçemeyeceğim bir durum oldu. Izgara hamsi şiş ve tatlı sipariş verilmeden masaya geldiği için ben ikram olarak algılamıştım ancak hesapta yer alıyorlardı. Benim ilk defa gittiğim bie yer ancak arkadaşım sürekli müşterilerinden.Çok yapılan bir işletmecilik yanlışı. Gerçi çıkışta mekanın sahibi olduğunu öğrendiğim Neslihan Hanım sağolsun ilgilendi ve bize hak verdi ancak geç olmuştu. Çok önemli bir durum değildi ancak fark yaratan işletmelerin bu tip ufak detaylarda o farkı yarattığını vurgulamak istiyorum.
Sagaris Restaurant
Beyler Caddesi No: 130
Çayyolu - ANKARA
Telefon : 312 - 238 24 44

ShareThis

Related Posts with Thumbnails