19 Ağustos 2009 Çarşamba

ADAM AND EVE HOTEL - BELEK - ANTALYA

Antalya tatilimizin 2. durağındayız dostlar , Adam and Eve Hotel.Burası bildiğiniz otellerden değil ,benden söylemesi.Öyle 5 yıldızlı , 7 yıldızlı gibi etiketi de yok çünkü yıldızı yok,zaten yıldıza ihtiyacı da yok.Klasiklerden hoşlananları içeri almayalım,gerisi gelsin.



İsminden de anlaşılacağı gibi Adem ve Havva oteli Antalya'nın turizm merkezi Belek'te yer alıyor.Design otel olarak tanımlanıyor.İlk açıldığında tam pansiyon olarak başlamıştı ama malesef artık o da sinir olduğum herşey dahil sistemine dönmüş.Ne yapalım,her güzelin bir kusuru olacak tabi.Otele yaklaştığınızda burada değişik bir şeyler olduğunu anlıyorsunuz çünkü iç ve dış tasarımı çok özel.

Girişte sizi karşılayan "Angel" lar sizi yormadan işlemlerinizi yapıyor.Otelde konaklamanız sırasında her ne olursa olsun,1 telefon , Angel yanınızda ve size yardımcı.

Tüm odalarda özel ışıklandırma sistemi mevcut,bu sayede akşamları odanızın rengini değiştirebiliyorsunuz.Bu da aşağıdaki muhteşem görüntüyü ortaya çıkarıyor.

Her odanın balkonu var ve balkonun dışında panjurlar var.Gündüz genelde sıcak dolayısıyla panjurlar kapalı.


Konakladığımız gece özel bir geceydi,bir konser vardı.Otelin yan tarafında yemek ve konser hazırlığını görüyorsunuz.


Burası otelin en can alıcı yerlerinden biri.Atrium.Burada büyük bir bar ve etrafında yataklar mevcut.Günün her saatinde barda takılabilir veya yataklara uzanarak rahat zaman geçirebilirsiniz.Gece ise eğlence burada.Özel ışık gösterileriyle bambaşka bir ambiyansa bürünüyor.Adem ve Havva'nın elma olayı buranın temel dekor elemanı.Etraftaki ağaçlarda bulunan elmalar geceleri aydınlatılıyor.



Otelin heryerinde beyazdan başka renk yok.Yerler,duvarlar,tavanlar,herşey beyaz.Odanızda ise duvarlarda aynalar var,kalan herşey beyaz.Ancak aydınlatma burada da özel.Uzaktan kumanda sayesinde odanın rengini kırmız,yeşil,mavi,mor veya sırayla birbirine geçişli yapabiliyorsunuz.



Havuz ise bambaşka. 2 büyük yüzme havuzu mevcut.Gündüzleri havuz etrafında çeşitli aktiviteler yapılıyor.Bizim şansımıza o gün dansçı kızların gösterisi vardı.


İsterseniz şezlongunuzu havuzun içine alarak serin serin güneşlenebilirsiniz.





Havuzla arası iyi olmayanlar için çok güzel bir deniz seçeneğiniz var.Hemen belirtelim , denizi mavi bayraklı.Ağustos ayında deniz suyu oldukça ılık.Denizin dibi kum ve çok sığ.20-30 metre gitseniz bile su hala boyunuzu geçmiyor.






Aslında her zamanki gibi yemek fotoğrafları da çektim ancak onları yayınlamak içimden gelmedi.Buraya gelince yemek yemeyi o kadar düşünmüyor insan.Zaten herşey dahil sistem,heryerde gereğinden fazla yemek alternatifi var.Bence mühim olan bu özel ortamı yaşamak,dinlenmek ve tabi eğlenmek.

Sabah,öğlen ve akşam ana restoranda açık büfe olmakla birlikte akşam yemeklerinde güniçinde rezervasyon yaptırmanız gereken bazı özel restoranlar da mevcut. Ocakbaşı,İtalyan,Uzakdoğu gibi. Ayrıca ben kullanmasam da otelde son derece iddialı bir SPA merkezi de var.

Gelelim geceye. Kaldığımız gece Ferhat Göçer konseri vardı.Muhteşem bir gece oldu.Herkesin böyle bir geceye denk gelmesini dilerim.

Fiyat konusuna girmek doğru olmaz çünkü sezonsal olarak çok değişiyor.Ancak şunu söyleyebilirim,ne zaman gelirseniz gelin,emin olun buna değer.Fazla da geç kalmayın derim.


Adam&Eve Hotels

Iskele Mevkii

Belek 07500 Antalya

Call Center +90 (242) 444 0 596

Tel +90 (242) 710 1400

Fax +90 (242) 710 1414


17 Ağustos 2009 Pazartesi

AKKA HOTEL ANTEDON - BELDİBİ - ANTALYA

Malum yaz mevsimi.Herkes tatil için biryerlere kaçma eğiliminde. Oburcan kardeşinizin de tatili geldi ve küçük ama yoğun bir Antalya programı yaptı kendisine.1 hafta içinde 3 değişik mekanla tatilde bile hizmete devam etmekte.
Efendim turumuza Beldibi'nde bulunan Antedon Otel'le başlıyoruz.Akka oteller zincirinin bir üyesi Antedon.Çam ağaçları içinde çok güzel bir konumu var,Kemer'e 15 km.
Girişte sizi ferah bir lobi karşılıyor.


Manzara gerçekten harika.Bir taraf denize, diğer taraf dağa bakıyor.
Otel içinde büyük ve kıvrımlı bir yüzme havuzu mevcut ve etrafı tamamen çam ağaçlarıyla çevrili.

Gelelim ana konumuz yemeklere.Antedon turistik tesislerimizin neredeyse tamamı gibi herşey dahil sistemle çalışıyor.Ana restoranda sabah,öğle ve akşam yemekleri alınabileceği gibi akşam yemeklerinde 4-5 adet a la carte restoran da mevcut.Ben bu restoranlara gidemedim ama konum olarak balık restoranı olan Gulet'i çok beğendim.Gidecekler hemen rezervasyon yaptırabilir.
Ana yemek salonunun girişinde sizi şık bir ayna karşılıyor.

Hemen girişte yer alan bu meyve adası hem zengin,hem de iştah açıcı.

Çikolata şelalesi insanda direk tatlıdan başlama isteği uyandırıyor.Yaında yer alan meyveleri sıvı çikolataya batırarak kendi tatlınızı yapabilirsiniz.

Gelelim açık büfeye,önce fotoğraflara bakalım,yoruma sonra geçeriz.













Şahsen ben herşey dahil sistemini pek sevmem.Öncelikle insan kendisini yemek yemeye zorunlu hissediyor.Karnı acıkmadan diğer yemek zamanı geliyor,istemeden de olsa yeniden yiyor.Ayrıca ister istemez yemeklerin kalitesi düşüyor.Yarım pansiyon veya tam pansiyonlarda durum daha değişik.Ama şunu söylemem lazım,Antedon'un açık büfesi gerçekten hem çeşit hem de lezzet olarak oldukça başarılıydı.Soğuklar,salatalar,sıcak yemekler,ızgaralar,balıklar,tatlılar...Hepsi lezzetli ve çok çeşitliydi.
Fiyatlar konusunda birşey yazmak doğru olmaz çünkü otel fiyatları mevsimsel olarak çok değişiyor.Ama benim gibi yüksek sezonda giderseniz hatırı sayılır bir miktar harcamak durumunda kalırsınız.
Gecenin sonunda olmazsa olmaz animasyon gösterisi tabi...Gündüz animasyonlarından nefret etmekle birlikte gece animasyonları nadiren değişik olabiliyor.Ama genelde rutinin dışına çıkamıyorlar.Gündüz su topu,plaj voleybolu,boccia,dart vs. Akşam ise çeşitli müzikallerin uyarlamaları(en çok Grease!!!). Son yıllarda da Shaolin rahiplerinin gösterileri moda oldu.Bu arkadaşların Tibet'ten geldikleri doğru olabilir ama Shaolin rahibi oldukları konusunda şüphelerim var.Tibet'te eli ayağı tutan gençleri toplayıp,biraz eğiterek Türkiye'ye yollamışlar gibi geliyor bana.Umarım ben yanılırım...

Akka Hotel Antedon
Beldibi - Kemer - Antalya
Telefon : 222 - 824 99 99

3 Ağustos 2009 Pazartesi

KAPTAN'IN YERİ - ANKARA

Ankara'nın güzel balık mekanlarından birindeyiz dostlar , Kaptan'ın Yeri. Çayyolu'nda oturanlar akşam yemeği için dışarı çıkınca çok uzağa gitmeyi sevmezler. Bunun en önemli sebepleri ; hafif te olsa alınan alkolden sonra uzun yol yaparak kontrole yakalanma riski , çok yol yapmayı istememe ve Çayyolu'nda zaten mevcut bir sürü kaliteli mekanın yeterli olması. Burası da tam öyle işte. Hazır evimize 5 dakika mesafede güzelim balıkçı varken o kadar yol yapmak niye , ne gerek var yani...
Kaptan'ın yeri Yaşamkent villalarında yer alır. Dekorasyonu iddialı ve akılda kalıcı değil. Ön tarafta bulunan küçük bahçede 7-8 masa yaz ayları için yeterli. Restoranın ön kısmı geniş , park yeri sorunu da yok.
4 kişi geldik , 2 kişi aç , 2 kişi öylesine takılıyor.
Amasra salatası ile başladık. Lezzet fena değil ama 4 kişiye gelen salata miktarı komik!!

Ardından Ege otları başlığı altında deniz börülcesi geldi , tavsiye ederim , lezzetli.

İyi bir midye tavaya asla hayır diyemem ve sınır tanımam :) Ama bu o kategoride değil. 1 porsiyon yetti de arttı bile. Olmamış.

Vasat midye tavadan sonra kalamar tava çok lezzetli geldi. Çok iyi ve kararında pişirilmiş. Sosu için aynı şeyi söyleyemem , sosu geliştirilebilir. Ama kalamarı kaçırmayın derim.

Midye tava gibi , hatta daha bile fazlası , midye dolmada hiç sınır tanımam. Ve bu midye dolma çok başarılı. Ama bu akşam dikkatli gidiyorum , yiyecek çok.

Kaptan'ın Yeri'ndeyiz. Doğal olarak bulduğumuz her çeşit deniz mahsulüne daldık. Tereyağda karides kaçırılmaz. Hafif acılı , resimden de anlaşılacağı gibi tereyağı halen oynaşmakta. Bunu da ıskalamayın , pişman olmayın.

Ve nihayet , son tabağımız. Bu akşam dil balığını tava yaptırdık. Bir kere porsiyonu büyük , balık miktarı doyurucu. Çok iyi pişirilmiş. Yanında garnitürü ile çok uyumlu. Balık bizi memnun etti.
Keyifli bir akşam oldu. Aç geldik ve doyduk. Ama en önemlisi keyifli yedik. Tüm bu yediklerimize 1 küçük rakı ilave ettik , balık 3 porsiyondu. Yemek sonrası meyve , çay ve Türk kahvesi ikramlarına gereken ilgiyi de göstererek bu geceyi bitirdik. Hesap 135 TL. Kişi başı 34 TL gibi bir rakam , makul . Çayyolu'nda 2 şubesi var , Kavaklıdere tarafındaysanız yine de şanslısınız , Tunalı Hilmi Caddesi'nde de 1 şube mevcut , Papsi'nin yanında. Bilenler bilmeyenlere tarif etsin.
Kaptan'ın Yeri
Merkez : Konutkent II Çarşısı No:21 Çayyolu
Telefon : 312 - 241 10 10 - 312.240 53 87
Şube : Tunalı Hilmi Cad. Büklüm Sokak No:52/A
Telefon : 312 - 428 38 48 - 312 - 428 48 58
Şube : Yaşamkent Villaları Çayyolu
Telefon : 312 - 241 15 26 - 312 - 241 15 27

28 Temmuz 2009 Salı

SADIK USTA - ANKARA

Başkentli kebapseverler buraya!!!

Adana kebabı sevmeyen azdır. Ama bu kebabı Adana'da yemediyseniz tadını tam olarak biliyor sayılmazsınız. Çünkü etinin tadından , et ve yağ oranından ve de kıymasından ( zırh kıyması olacak) kaynaklanan farklılıkların tabağınıza yansıması büyük olur. Her ne kadar , Adana'lı dostların affına sığınarak , Adana'da yediğim kebaplar bana pek hitap etmese de , fazlasıyla yağlı bulurum , yine de halkımızın çoğunluğu tarafından beğenilmesi ve tercih edilmesi nedeniyle iyi Adanacı Sadık Usta'dan bahsetmemek olmazdı.
Sadık Usta'nın mekanı Esat Bağlar Caddesi'nde. Küçük , salaş bir mekan. Ufak bir bahçesi var. Bahçede oturduk. Siparişimizi verdik. Hemen bakır kapta soğuk ayranımız geldi. Sıcak havada iyi gitti.

Masamız bir anda doldu ancak haftaiçi , işgünü ve öğlen yemeğindeyiz. Dolayısıyla öğleden sonra görüşeceğim insanların iyiliği açısından soğandan uzak durdum!!
Bak bu güzeldi , közlenmiş acı biber. Ama acısı iddialı , yiyen dikkat etsin , sonra ağlamak yok...
Yine bir soğan türevi , bu hafif pişmiş ama yine de risk almamak açısından uzak durduk. Ama narekşili ve baharatlı suyu lezzetli.
Bakın bu salata bayağı Adana tarzı olmuş. Üstündeki peynir iyi gitmiş ama en önemli ayrıntı içindeki taze nane yaprakları. Çok lezzetli.
Nihayet kebabımız geldi. 1 porsiyon için oldukça çok bir miktar. Gerçekten de lezzeti Adana'da yediğimiz kebapla hemen hemen aynı ama dedim ya , ben o tarzı pek sevmem. Yine de şunu söylemem gerek , arkadaşım bayıla bayıla yedi. Buraya gelecek birçok kişinin de çok seveceğine eminim. Ustaya haksızlık etmeyelim.
Oldukça doyurucu bir yemekti. Ben çok keyif alamasam da arkadaşım fazlasıyla mutlu. Hesabı istedik , 2 kişi , 2 ayran , ortaya resimdeki salatalar , 2 porsiyon Adana , 40 TL. Olmadı usta , bu fiyat yüksek. Kebaba evet ama fiyata hayır. Dikkatli olun , 1 porsiyon Adana için bu fiyata razıysanız afiyet olsun.
Sadık Usta
Bağlar Caddesi No:176/E
Büyükesat Ankara
Telefon : 312 - 436 50 52

27 Temmuz 2009 Pazartesi

KOKOREÇÇİ HACI - ANKARA

Kokoreç Ankara'nın gece hayatında çok önemli bir yer tutar. Gecenin bir vakti , bar çıkışında , damarlarda hafif alkol varsa , bünye illa ki kokoreç ister. Bunun için belli başlı yerler vardır. Seyyarları saymıyorum çünkü onlar hemen her köşebaşında mevcut. Ama Kıtır olsun , Profesör olsun ( ki bu 2 yer kayıtlarda mevcut) veya Atatürk Orman Çiftliği'ne gidilir , kokoreç yenir. Bu anlatacağım mekan öyle geceyarısı gidilecek cinsten değil , en azından benim gittiğim yer değil. Ancak geçen Cumartesi Gençlik Caddesi'nde Profesör'ün yanına şubesini açarak gece alemine ve alemcilerine merhaba dedi.
Kokoreççi Hacı hakkında referans canımız ciğerimiz , yüce insan Güven abimizden geldi. Kendisi Ankara'nın sayılı Oburcan'larından olup , damak tadına sonuna kadar kefil olduğum bir şahsiyettir. Hacı'nın kokorecini anlata anlata bitiremedi muhterem. Bu durumda ziyaretimiz kaçınılmaz oldu.
Mekan tarifinden başlamam lazım çünkü yeri biraz zor bulunan cinsten. İtfaiye meydanında ( günlük hayatta Hergele meydanı derler , aslı Hergelen meydanı'dır) bir ara sokaktadır Hacı. Uludağ kebapçısının yanındaki otoparka aracınızı parkedip otopark çıkışından sola , ilk aradan tekrar sola , sonra ilk aradan tekrar sola girerseniz Hacı'nın sokağına girmiş oluyorsunuz. Ama o civarda kime sorsanız tarif eder. Ben bugüne kadar ismini hiç duymamakla birlikte kendileri pek meşhurmuş. Hatta lokantada yer alan yazıda kokoreci 1960'larda Ankara'ya İzmir'den kendilerinin getirdiğini iddia edecek kadar da iddialılar. Neyse , buraları geçelim , günahları boyunlarına. Biz işimize bakalım.
Girişte sizi kokoreç tezgahı karşılıyor , hemen karşı tarafında fırın var. Pişirme usulleri biraz değişik , kokoreci fırında pişiriyorlar , daha sonra resimde görülen tezgahta sadece ısıtıyorlarmış.
Manzara güzel , kokular nefis. Mekan çok küçük ve salaş. Taburelere oturduk , yarım ekmek arası siparişimizi verdik , yanında ayran.
Manzara güzel , baharatı bol , kokusu enfes. Ancak sihir buraya kadarmış. Lezzeti bizi hayalkırıklığına uğrattı. Kusura bakma Hacı usta , kusura bakma Güven Abi ama o kadar tezahüratı hakedecek kokoreç bu olamaz. Baharat olmasa neredeyse tadı yok diyeceğim. Ve fazlasıyla yağlı , kayış gibi...
Ama yanılma payını da gözönüne alarak , kokoreçsevere burasını tanıtmak şart. Belki seven birileri olabilir.
Buraya ulaşım gerçekten zor ancak Gençlik Caddesi'nde açılan şube denemek isteyenlere iyi bir alternatif. Takdir sizlerin.
Kokoreççi Hacı
İtfaiye Meydanı
Temmuz Sokak No:20
Ulus Ankara
Telefon : 312 - 311 98 17
Gençlik Caddesi No:101/D
Anıttepe Ankara
Telefon : 312 - 231 39 78

ZIKKIM WAFFLE - ANKARA

Hafızam beni yanıltmıyorsa Zıkkım önce Kennedy Caddesi'nde açılmıştı. Ama orası hala açık mı emin değilim. Oran'da Panora Alışveriş Merkezi'nin açılmasıyla en üst katında yeniden karşımıza çıktı. Waffle'ın üstüne konan renk renk çikolataları , envai çeşit malzemeleri ile food court'un girişinde aklınızı başınızdan alır. Zaten aç olan karnınız iyice zil çalmaya başlar. Bir de üstüne arka tarafta akan çikolata ırmaklarını görünce daha öteye geçemeden orada kalakalırsınız.
Waffle'lar tek ve çift katlı olarak 2 çeşit yapılır. Ama benden tavsiye eğer 1 kişiyseniz tek katlıdan şaşmayın. Diğeri fazla gelebilir. 2 dakikada hazırlanan waffle'ınızın üstüne çikolatalar , fındık , antep fıstığı , hindistan cevizi , portakal kabuğu , şekerler , damla çikolata taneleri ve daha birçok malzeme ekleyerek gönlünüzce bir waffle oluşturabilirsiniz. Üstüne de çilek , muz , kivi gibi meyveler...

Bu manzaranın fiyatı 9 TL. Aslında biraz pahalı ama yedikten sonra bunu düşünmeyeceksiniz , bana inanın. Waffle'dan başka alternatifiniz çikolata fondü ama takdir edersiniz ki her ikisini de aynı gün yemek benim için çok sağlıklı olmaz. Bu sebeple fondüyü başka zamana bıraktık. Şimdilik waffle'ın keyfine daldık.

Unutmadan , Zıkkım 2009 başında Panora'nın giriş katında Zıkkım Lounge'u açtı. Güzel bir ortamda oturup kaliteli yemek isteyenlere tavsiye edilir , ziyaret edilecekler listemizde burası da mevcut elbette. Yakında...

Zıkkım Professional Waffle

Panora Alışveriş ve Yaşam Merkezi

Yemek Katı

Oran Ankara

Telefon : 312 - 490 75 70

http://www.zikkim.com.tr/

23 Temmuz 2009 Perşembe

MARTI BALIK EVİ - ANKARA

Sıcak bir Ankara öğleninde eski bir iş arkadaşımla birlikte Çukurambar'daki Martı Balık Evi'ndeyiz. Temmuz'un sonuna geldiğimiz bu günlerde tatil iyiden iyiye etkisini gösterdi , her yer bomboş. Biz çalışanlar her zaman yer bulunmayan mekanlarda şimdi masa beğenmekte zorlanıyoruz. Cam kenarı mı olsun , yok canım gelen geçen rahatsız eder , en iyisi şu köşe...
Çukurambar son zamanların gözde mekanı , piyasadaki en büyük markalar mutlaka burada şube açıyor.
Martı çok güzel bir mekan. Önünde kendisine ait otoparkı ve vale servisi var. İç taraf çok geniş ve ferah. Bahçe kademeli , şemsiyeler sayesinde en sıcak öğlen saatlerinde bile yemek yenebiliyor. Masalar beyaz örtülerle kaplı ve tertemiz. Garson son derece ilgili ve bilgili , eksik yok yani.
Siparişin ardından masamıza ekmek ve zeytinyağı geldi.

Zeytinyağı çok kaliteli belli , içinde yeşil zeytinler de lezzetli.
Soğuk başlangıç olarak Girit peyniri söyledik. Yine kaliteli zeytinyağı ve fesleğen yaprakları eşliğinde geldi. Bu peynir Girit'ten mi geldi bilemem ama kaliteli bir Ezine tadında , sınıfı geçer. Fesleğen çok yakışmış!!

Diğer soğuk başlangıcımız levrek marin. Bu da çok lezzetli...

Salata olarak Amasra salatası geldi. Amasra'dan tüm yurda yayılan bu salata lezzetli. Fakat Amasra'da yerseniz aynı zamanda tasarım harikası olarak karşınıza çıkar. Burada tasarım kısmı eksik kalmış. Yine de malzemeler taze , güzel salata.

Ana yemek olarak deniz çuprası söyledik.Anlaşılan oldukça büyük , 2 kişiye 1 çupra yetti. Deniz balığı gerçekten farklı. Izgarada piştiğini de tadından anlayabiliyoruz. Çok lezzetli.
Yemeğimiz bitti. Bu sıcak havada tatlıya girmeden çayımızı içtik. Hesabı istedik. Bu arada kendi aramızda hesap tahmini yaptık. Ben 50 TL dedim , arkadaş 60 TL. Bakalım... Aman o da ne , hesap 78 TL. Rakı ne zaman gelmişti diye düşündüm bir an ama hatırlayamadım. Meğer içmemişiz!!! 2 kişiye 78 TL fazlasıyla abartılı geldi. Ödedik , kalktık ve hızla uzaklaştık. Sonuçta Martı , ortam ve lezzet olarak sınıfı geçse de fiyat olarak sınıfta kaldı. Bu fiyata çıkmadan bu kalitede balık yenebilecek yerler mevcut. Onlar da başka zaman artık. Fiyatı sindirmem lazım. Bana müsade...
Martı Balık Evi
48. Cadde 465 Sokak No:3/A Çukurambar
Telefon : 312 - 287 65 05

ShareThis

Related Posts with Thumbnails