20 Eylül 2010 Pazartesi

AGRİLİA - ALAÇATI - İZMİR

1. Alaçatı tatilimizde uğrayamadığımız Agrilia'dayız dostlar. 2. tatil duyurusunu yaptığımda Başak ve Alev'in ısrarları sonucu listemin en başına yazmıştım. Rezervasyonsuz gitmememiz , eğer yaptırırsak mutlaka gitmemiz gerektiği yazılmıştı. Bu konuda hassas olmaları doluluk oranı yüksek bir işletme için önemli!
Agrilia Alaçatı'nın eski isimlerinden biriymiş. Yeni yerinde yüksek duvarlar içinde güzel bir bahçedeyiz. Tüm masalar dolu. Menüyü inceliyoruz ancak ne yememiz gerektiğini biliyoruz!!
Her zamanki gibi önce zeytinyağı. Yanında taze ekmekle birlikte güzel bir başlangıç. Alaçatı'nın en iyi zeytinyağlarından biri burada şüphesiz!
Buğday salatası ile başladık. Buğday ve roka birbirine çok yakışmış.Salatanın sosu da zengin. Çok güzel bir salata.
Asma yaprağına sarılmış sardalya Semih'in (http://www.loplopculer.com/ ) favorilerindendir. Onun Bozcaada anılarını dinlemek keyifliydi. Referansı kuvvetli olunca deneyelim dedik ve pişman olmadık. Ama bunu dolmayla karıştırmayalım , her asma yaprağına sarılan dolma olmuyor , bulgur şart :)

Ana yemek olarak yine öneriler doğrultusunda granyoz alıyoruz. Granyoz daha önce yediğim bir balık değil , tadını biliyorum. Üstünde börülce ve sosuyla oldukça lezzetli bir yemek. Balık biraz fazla pişmiş gibi ama tabağın genel notu yüksek. Yine de granyoz yerine tadı daha karakteristik bir balıkla daha iyi olabilir mi acaba diye düşünmeden edemiyorum? Barbun mesela?
Karidesli tagliatelle için biraz duralım. Bugüne kadar yediklerimin en iyilerinden biri. 2008 yılında yaptığım unutulmaz Güney İtalya seyahatinden hafızamda kalan kırıntıları harekete geçirdi. O kadar iyiydi. İçinde sarımsak , beyaz şarap ve sanırım bu özel lezzete ulaşmasını sağlayan deniz suyu var. Mükemmel!
Yemeklerin lezzetiyle iştahımız daha da açıldı ve tatlılarla devam ediyoruz. İlk tatlımız Chocolate Truffle Cake. Üstünde çikolata sosu ve dondurmasıyla enfes bir tatlı. Bir çikolatasever ve truffle aşığı olan benim için en harika tatlılardan biri.
İncir karası Agrilia'ya özel lezzetlerden bir tanesi. İncirlerin içinde taze badem var. Biberli ve portakallı çikolata ile kaplanmış. Bu işlemi hayal ediniz lütfen. İncir , sıvı çikolata içine daldırılıyor ve soğutuluyor. Az rastlanır ve çok lezzetli bir tatlı bu. 2 tatlıdan hangisini daha çok beğendiğime karar veremedim.
Agrilia'nın fesleğenli limonatası da son derece başarılıydı.
Agrilia insanı daha önce gelmediğine pişman eden bir yer. Menüdeki herşey üzerinde emek harcandığı açıkça ortada. Kahvaltısının da çok meşhur olduğunu belirtmem lazım ama biz bu defa gidemedik. Seneye muhakkak! Salatalar , balıklar , kuru dinlendirilmiş etler , makarna çeşitleri , tatlılar. Menü size birçok değişik lezzeti deneme şansı veriyor. Fiyat konusuna girmek istemiyorum , sadece yemeğinizin tadını çıkarın. Çok merak edenler için belirteyim , kendi kategorisinde yüksek değil.
Bu harika yemeğin ardından bana burayı "şiddetle" tavsiye eden dostlara ve Agrilia'ya teşekkür ediyorum.
Gecenin bu saatinde canı çeken dostlar da kusura bakmasın lütfen :)

Agrilia
3041 Sokak No: 3
Alaçatı  Çeşme  İzmir
Telefon : 232 - 716 85 94

ALAÇAT KIREVİ - ALAÇATI - İZMİR

Alaçatı'nın meşhur kahvaltısı için şimdiki durağımız bir butik otel , Alaçat Kırevi. 2006'dan bu yana faaliyet gösteren Alaçat Kırevi  , otel kısmı kadar kahvaltısı ile de popüler.
Bir sabah yollara düştük ve Kırevi'nin kapısını çaldık.   

Taş evin içi de dışı kadar güzel görünüyor. Ahşap ve taş ağırlıklı dekorasyonda bölgenin dekoratif malzemeleri kullanılmış.
Kahvaltı için bahçeye çıkıyoruz. Çimlerin üstünde de masalar var ancak biz verandayı tercih ediyoruz. Karşıdaki bina da Kırevi'ne ait.
Az sonra kahvaltımız masada. Çeşit az. Ancak tüm malzemeler çok lezzetli. Buradan bir kez daha malzeme kalitesinin ne kadar önemli olduğunu vurgulamak isterim. Kısıtlı çeşide rağmen kahvaltıyı çok beğendik. Reçeller ve peynir çeşitleri harika. Şeftali reçelini belirtmeden geçemeyeceğim. Yapanın ellerine sağlık.
Zeytinlerin üstündeki taze kekik yaprakları hem lezzete katkı yapıyor , hem de görüntüye.
Zeytinyağı ve kekik yaprakları birlikte çok mutlular :)
Lor ve karadut reçelini özlemişiz. Her ikisi de lezzetli.
1 kişilik kahvaltıya ek olarak otlu yumurta istedik. Değişik otlarla yapılmış , az pişmiş yumurta güzel oldu. Burada benim için en kritik nokta sarılarının sıvı halde kalması. Gittiğim heryerde tembih ediyorum.
Son tabağımızın ismini yanlış hatırlamıyorsam keçi ayağı idi. Eğer yanlış hatırlıyorsam çok komik olacak , bilenler düzeltsin lütfen :) Bildiğimiz hamur , bazı yörelerde pişi de derler. Çok lüzumlu değil , tadına baktık , o kadar.
Alaçatı'da çok daha zengin kahvaltılar gördük ancak Kırevi malzeme kalitesiyle çeşit açığını kapatıyor. Ancak fiyatlar biraz yüksek , bu kahvaltı için hesap 35 TL.

Alaçat Kırevi
Yeni Mecidiye Mahallesi
3012. Sokak No:2
Alaçatı  Çeşme  İzmir
Telefon : 232 - 716 69 61

19 Eylül 2010 Pazar

TSAKİR KEFİ - SARDUNAKİ OTEL - ALAÇATI - İZMİR

Bir akşam yemeği için keyifli bir yer olduğu hakkında istihbarat aldığımız Sardunaki Otel'deyiz. Sardunaki bir butik otel ve oda+kahvaltı konseptiyle çalışıyor. Akşamları bahçede sirtaki geceleri varmış ancak son zamanlarda belediye canlı müziği yasakladığı için bu gecelerin sonu gelmiş. Biz de sirtaki dersi ümidiyle gitmiştik ancak belediyenin azizliğine uğradık.   
Bahçe geniş , aralıklarla dizilmiş masalar birbirini rahatsız etmeyecek uzaklıkta. Fiks menü olduğu söylendi. Sipariş vermiyoruz , belirlenen sırayla yemeklerimiz gelmeye başlıyor. Mezelerin azar azar geleceği , eğer istersek aynısından alabileceğimiz belirtildi.
İlk sırada Girit ezmesi. Peyniri güzel , iyi bir başlangıç oldu.
Yoğurtlu semizotu benim sevdiğim , zaman zaman evde de yaptığımız , ancak dışarıda yemek istemeyeceğim bir meze. Fazla kolay ve basit. Bir fiks menüde yer vermek olmaz!!!
Semizotu ile ilgili söylediğim herşey yoğurtlu havuç için de geçerli. Buna benzer tabakların fazlasını vasat kebapçılar ikram olarak getiriyor!!
Kaya koruğu  ile basit ve ucuz meze çizgisi devam ediyor. Bu arada artık pirelenmeye başlıyorum. Gidişat iyi değil!
Salatanın soğanı aşırı olmakla birlikte kuru kekik ve peynirli olması tadını zenginleştirmiş. Ama yine de taze kekiği tercih ederdim.
Ara sıcağın gelmesiyle meze kısmının kapandığını anladık. Mezelerin hayalkırıklığının devam etmemesini dilerken kızarmış kabak çiçeği dolmamızdan ilk lokmamızı kestik. İçi peynirle dolu , kızartmayla beraber peynir erimiş. Çok beğendik , 1'er tane daha istedik.
 Ana yemek olarak çipura ızgara geldi. Balık taze ve iyi pişmiş. Yanında roka ve kırmızı soğanla lezzetli.
Tatlı olarak adını ilk defa duyduğumuz "Eleni" geldi. Elma rendesi ve pekmez yufkaya sarılarak kızartılmış , üstüne pudra şekeri serpilmiş. Tatlıyı da beğendik. Değişikti.
Türk kahvesi ikramı ile yemeğimize son noktayı koyduk. Kahvenin köpüğü takdir edilecek cinstendi.


Sardunaki'deki yemeğimiz böylece sona erdi. Canlı müzik ve sirtaki olsa eğlenceli olacağı belli , olmayınca sessiz sakin bir gece geçirdik. Müzik Yunan muziğiydi ve başarılıydı.
Bu fiks menü içkisiz kişibaşı 40 TL , içkili 60 TL. Biz içkili tercih ettik ve güzel bir kırmızı şarap içtik. Hesap 120 TL olarak beklenirken 150 TL geldi!!! 30 TL içki farkı!!!  70'lik şişeyi bitirmiş olabiliriz ama içkide bir limit olacağı baştan söylenmedi. 2 menü arasındaki kişibaşı 20 TL içki farkı 1 kadeh mi , 2 kadeh mi , kişibaşı 15 TL ekstra nasıl oluyor , merak ediyorum. Benim yaptığım hiçbir hesaba uymuyor.
Sonuçta şunu anladım ; hatamız akşam yemeğine otele gitmek oldu. Akşam yemeğine restorana gitmek gerekirmiş. 60 TL bile bu yemek için çok fazla. 3 çeşit otlu mezeyle bu fiyatın talep edilmesi işletmecilik açısından facia.

Sardunaki Otel
Yenimecidiye Mah.
Metin Oktay Cad. No:14
Alaçatı  Çeşme  İzmir
Telefon : 232 - 716 02 06

BEATRICE RISTORANTE - ALAÇATI - İZMİR

Beatrice Di Lallo'yu ( lütfen "beatris" değil , "beatriçe" olarak okuyunuz ) ilk defa Ayhan Sicimoğlu'nun İz TV'de yayınlanan Renkler programında görmüştüm. Birlikte alışveriş yapıp ardından yemek pişirmişlerdi. Bir yabancı için mükemmel sayılabilecek Türkçe'si , özellikle baharat bilgisi dikkatimi çekmişti.
Türkiye'de Mezzaluna'larda şef olarak çalışmış , İstanbul'da Taksim Ghetto içinde kendi yerini açmış , son olarak trendleri takip ederek Alaçatı'da yazlık şubesini açmış.
Beatrice hakkında olumlu referansları ağırlıklı olarak internetten aldım. Birçok sitede , bloglarda , "en iyi 10" listelerinde :) , oldukça fazla sayıda yazılar yazılmış , hepsinde de övgüler , övgüler. Bir Milliyet yazarının servisin ağırlığından şikayet ettiği yazı dışında olumsuz pek bir yazı da bulamadım açıkçası. Yakın çevremden 2 arkadaşım gitmiş , biri olumlu şeyler söylerken diğeri servisin çok kötü , yemeklerin de vasat olduğunu söyledi. Yine de olumlu görüşlerin ezici çoğunluğunu dikkate alarak gitmeye karar verdik. Hem tecrübeli bir İtalyan şefin İtalyan restoranına gitmenin riski çok fazla olmasa gerek değil mi?
Beatrice , Alaçatı'da bir ara sokakta ancak Kemalpaşa Caddesi üstünde tabelası mevcut , bulması kolay; zaten meydanın dibinde. Burası bir evin arka bahçesi , yani yazlık bir mekan , sadece açıkhava. Kışları İstanbul'da faaliyete devam ediyor. Rezervasyonsuz yer bulmak zor olduğu için gündüzden yerimizi ayırtmıştık , gittiğimizde tüm masalar doluydu. Güzel ve sessiz bir arka bahçede ağaçlar altında masalardayız. Garsonlar İtalyanca konuşuyor , bu iyiye işaret. Ancak 2 garson ve Beatrice hanım yaklaşık 30 kişinin servisinde yetersiz kalıyor , olağanüstü hızlı çalışmalarına rağmen servis aksıyor , bu belli!!!
Siparişimizi vermek için yaklaşık 20 dakika bekledik ama sonunda başardık!! Az sonra masaya ekmek ve aşağıdaki tabak geldi. Eser miktarda belirsiz bir peynir , 2 dilim ızgara kabak ve 3 minik parça kırmızı biber. Ben az ama öz zeytinyağını tercih ederdim.
Başlangıç olarak Insalata Caprese istedik. Benim çok sevdiğim bir salatadır ve açıkçası burada çok iyi bir örneğini bekliyordum. Mozarella peyniri , domates ve pesto sos birleşiminden kötü sonuç çıkamaz. Ama bu mozarella hayal kırıklığı yarattı. Diyebilirsiniz ki burası Türkiye , iyi mozarella bulmak zor ama buna katılmıyorum. İyisi bulunuyor , yoksa da menüden çıkarırsınız. Caprese'ye yazık olmuş!
4 peynirli pizza her zaman ve her yerde ilk tercihimdir. Beatrice'de pizza gayet güzel. Pizza hamuru tam İtalyan işi , incecik ve hafif çıtır. Odun ateşinde piştiği de belli. Bu pizza keyfimizi yerine getirdi.
İtalyan restoranına gelince makarna yemeden olmaz. Menü de çok sevdiğim Vongole olmasına rağmen içindeki deniz ürünü çeşidini biraz daha arttırmak adına Tagliolini alla Marinara'da karar kıldık. Yeri gelmişken belirtelim : Beatrice'de tüm "pasta" çeşitleri kendi üretimleri , spagetti hariç , onda da İtalya'nın en ünlü spagetti markası De Cecco kullanılıyor. Yani bizim tagliolini de ev yapımı. Tabağın dibinde biriken sosu her tarafa yaymak için karıştırmak gerekiyor. Pasta hamurunu , deniz ürünlerinin çeşit ve miktarını beğendik ancak toplamda bakarsak deniz tadını çok alamadık. Tagliolini alla Marinara vasatı aşamadı.

Beatrice'de tatlı olarak denenmesi gereken çeşitler olmasına rağmen yukarıda gördüğünüz 3 tabak için 2 saate yakın beklemiş olmamız , tatlı da istersek sabahlama ihtimalini ortaya çıkardığı için vazgeçtik. Ancak denemek isteyenler için belirtelim , Panna Cotta ve Tiramisu ümit veriyor.
İnternette yapacağınız araştırmalarda görceksiniz ki Beatrice Di Lallo "slow food" hareketinin temsilcilerinden ancak bunu "slow service" ile karıştırmamak lazım. Ben kendi adıma şunu söyleyebilirim : tatilde , biraz daha aç halde ve çok sakin olmasaydım farklı davranabilirdim. Gideceklere tavsiyem çok aç olarak ve kısıtlı zamanda gitmemeniz. İtalyan lezzetini pizzada yakaladık , gerisi heryerde bulunabilecek lezzetlerden öteye geçmedi. 2 bardak kırmızı şarap dahil hesap 105 TL.

Beatrice Ristorante
Kemalpaşa Caddesi
Barbaros Sokak No:4
Alaçatı  Çeşme  İzmir
Telefon : 232 - 716 67 59

17 Eylül 2010 Cuma

FURUN CAFE - ÇEŞME - İZMİR

Alaçatı'da kahvaltı dendiği vakit ilk akla gelen yerlerin başında Furun vardır. Alaçatı'da bir ara sokakta unlu mamuller ile başlamışlar , bu yıl Çeşme Marina'daki yeni yerlerinde menüyü genişletmişler.
Biz konumundan dolayı Çeşme Marina'yı tercih ettik. Manzarası mükemmel.
  Bahçenin dekorasyonu da insanın hoşuna gitmeyecek gibi değil.
Dediğim gibi , menü genişlemiş ve gelişmiş. Furun'un çıkışı unlu mamuller olsa da Marina'da Türk ve dünya mutfaklarından örnekler sunuluyor. 

Kahvaltı tabağı istedik. Burada kafa karıştırıcı bir durum var. Az sonra anlatacağım. Kahvaltıyı beklerken çay geldi , bu güzel. Ardından simit , açma , kepekli ve dereotlu ekmek. Özellikle dereotlu ekmek çok başarılı.
Kahvaltı tabağı masada. Bu görmüş olduğunuz 1 kişilik kahvaltı. 2 kişi için isteseydik ne olurdu diye sorduğumda garsonumuz 2 kişiye de aynı tabağın geldiğini belirtti. Aradaki fark 2. kişinin çayına para almaları. Malzemeler konusu da ilginç. Yine garsonumuzun ifadesini söylüyorum : reçeller dahil tüm malzemeler Rize'den geliyormuş. Zaten tabağın ortasındaki peynirler içinde civil peyniri miktarı aşırı. Oradan belli ediyor. Peynirler lezzetli. Bal harika , kestane balının tadı biraz acı olur , ben çiçek ballarına tercih ederim. Reçeller de bol ama vasat. Şeftali , kayısı , çilek ve vişne reçelleri. Yanında tahin pekmez ikilisi. Tahin alerjime rağmen fırsatı kaçırmıyorum. Zaten ayda yılda bir yiyorum , neyse ki sorunsuz atlattık :)
Eşim kahvaltı tabağından farklı birşey istedi ve kaşarlı tost aldı. Tost iyi pişirilmiş , dışı çıtır. İç malzemesi yeterli ama yine de burası için iyi bir tercih olduğunu düşünmüyorum.  
Ege kıyısında Rize malzemeleri ile kahvaltı etmek ilginç bir durum tabi. Bu muhtemelen Furun'un sahiplerinin Rize kökenlerinden geliyor. Ama seneye tekrar gelir miyim ? Sanmıyorum. Benzer durumu Rize'de düşünelim. Yöresel Rize kahvaltısı için gittiğimizde karşımızda Ege kahvaltısı bulsak ne olur? Bence olmaz.
Kahvaltı vasattı , fiyatı 20 TL. Ama Furun , konumu ile avantajlı. Çay içmeye gidilir diyeceğim ama dikkat ,   1 bardak ince belli cam bardakta çay 4(dört) TL!!

Furun
Çeşme Marina
No:2 D:5/G
Çeşme  İzmir
Telefon : 232 - 712 85 20

1005. Sokak No:9
Alaçatı  İzmir

15 Eylül 2010 Çarşamba

KANDELA - ALAÇATI - İZMİR

 Bu akşam Alaçatı'nın yeni mekanlarından birindeyiz. Kandela 1 ay önce açılmış bir restoran ve butik otel. 

Alaçatı'nın en sevdiğim yanlarından bir tanesi de havası. Ne gündüz , ne gece nemden eser olmadığı gibi hava sıcaklığı da tam karar. Güzel yaz akşamlarından bir tanesi daha. Kandela'nın geniş bahçesindeyiz. Dekorasyon Alaçatı'nın her yerindeki gibi ahşap , beyaz hakimiyeti insanın içini açıyor. Bahçenin ortasında duran sandal çok hoş bir dekor olmuş. Buranın dekorasyonu için bayağı kafa yorulmuş , bu belli.
Bahçe geniş , çimler üstünde , ağaçlar arasında yemeğinizi yemek keyifli.
Dediğim gibi ,  dekorasyonda ince detaylar var. Masamızın üstündeki ışık güzel bir aksesuar.
Bu tuzluğu anlatmadan duramayacağım. Balık konservesi görünümünde. Ancak esprisi üstünde. Açma halkasının kenarı paslanmış. Pasına kadar ince ince işlenmiş. Çok beğendik.
Yemek öncesi ıslak soğuk havlular geldi. Burada da bir nokta var. Havlular lavanta kokuyor çünkü lavanta kolonyası kullanılmış. Lavantanın mis kokusu ile ferahlıyoruz. Artık yemeğe hazırız!!
Adet olduğu üzere zeytinyağı ve ekmekle başlıyoruz. Zeytinyağının içinde peynir , kırmızı biber ve kekik var. Hepsi güzel. Ancak yanında gelen ekmek daha güzel. Cevizli ekmek Kandela üretimi ve şahane. Dikkat etmek lazım , yemekten önce 1 dilimi geçmeseniz iyi olur!! 
Ahtapot ızgara roka yatağında geliyor. Üstünde görülen peynir bizim isteğimiz üzerine eklendi. Çok hafif ve ferah bir başlangıç tabağı. Lezzeti de çok iyi.
Kandela'da pizzalar özel. Odun fırınında pişen ince hamurlu pizza tam olması gerektiği gibi. Üstünde peynir ve biberiye ile tadından memnunuz ancak menüdeki en sade pizza bu. Daha çok peynirli ve malzemeli pizzalar da var. Normalde bu kadar rokalı gelmiyor , ancak bir önceki tabakta çıtır rokalara göstermiş olduğumuz aşırı ilgiden etkilenen garsonumuz pizzamızı rokaya boğmuş :) Ben bir işletmede personelin bu tip spontane hareketlerden hoşlanırım. Sağolsun!
Diğer ama yemek tercihimiz midyeli spagetti. Sosu hafif ama kendisini hissettiriyor. Midyelerin katkısıyla zengin bir tadı var. Beğendik.
Tatlı olarak tercihimiz tiramisu. Bence Kandela'nın en özel lezzetlerinden biri , hatta belki birincisi. Mascarpone peynirinin kremamsı lezzeti , savoiardi'lere yedirilmiş sert kahve ile birlikte muhteşem. Bu gece sadece 1 tane yiyebiliyorum ama gelecek sefer günün herhangi bir saatinde gelip Kandela'da tiramisu yiyebilirim. Şunu da belirtmek lazım ; tiramisu için biraz beklemeniz gerecek çünkü gündüzden yapılmış , dolapta hazır durumda sizi bekleyen bir tatlı değil bu. İsteğiniz üzerine taze taze yapılıyor , biraz bekletilerek servis ediliyor. Ama buna fazlasıyla değer!
Kandela , Akdeniz mutfağından güzel örnekler sunuyor. Benim aklım Paella'da kaldı açıkçası ama ilk gelişte herşeyi silip süpürmeyelim , tekrar tekrar gelip tadını çıkarmak lazım. Ev yapımı makarnalarını da deneyin derim. Yaz aylarında Cumartesi akşamları açık büfe mangal olduğunun müjdesini de verelim.  Fiyatlar hesaplı. Hesap 74 TL.

Kandela
Fahrettin Altay Caddesi No:55
Alaçatı  İzmir
Telefon : 232 - 716 83 11

ShareThis

Related Posts with Thumbnails